This War of Mine/Hayatta Kalmak İçin Ne Yapardınız?

En çaresiz kaldığınız an neydi? Aç kalığınız bir an mı, alamadığınız bir ürün olduğu zaman mı, yoksa bambaşka bir zaman mı? Peki ya yaşadığınız en berbat an neydi? Hiç biri önemli değil bu oyunda… Önemli olan tek şey yaşamak, lakin First Person Shooter (FPS) ya da Action tarzı oyunlardaki gibi kurşun ye, dayak ye, sonra kalk ve karşındakini öldürerek yaşa değil… Çok hızlı bir giriş oldu, geriye saralım zamanı ve en baştan başlayalım.


This War of Mine/ Hayatta Kalmak İçin Ne Yapardınız?


Savaş Zamanı Her Şey Yok Olur!


Sene 92 Bosna’da bir iç savaş patlak verir ve çoğu dünya ülkesi Bosna’ya ticari ambargo koyar. Savaşta insanlar ölür, sokağa çıkmak korkutucudur. Tüm bunlar gerçekten yaşanmış şeyler ve bütün bunları hissetmeniz ve kararların nerelere varabileceğini göstermek için simülasyon/hayatta kalma oyunu bizlere sunulmuş. Siz savaş döneminde aynı evde sıkışmış birbirinden farklı bir grup insanın savaşı sağ salim atlatabilmesi için onları kontrol etmeye başlıyorsunuz. Çoğu oyunda olan oyunun tanıtılması diye bir bölüm yok, ya oynayarak öğreneceksiniz ya da internetten videolarını izleyecek, bloglarda gezineceksiniz. Oyun iki ana kısımdan oluşuyor, “Gündüz” ve “Gece”. Gündüzleri sniperların görüş alanından kaçmak için evinizde kalmanız gerekli, tabi bu zamanı da boşa harcamamalısınız, üretim, kapınıza kadar gelen ticaret (daha doğrusu adam kazıklama), evinizi daha güçlü hale getirme, kontrol ettiğiniz kişilerle ilgilenme zamanınız. Tabi zaman ilerledikçe ve evinizi geliştirdikçe daha çok şey açılıyor. Geceleri ise hayatınız tamamen bambaşka hale geliyor, kimi bomboş, kimi ise tehlikelerle dolu bir yağmalama macerasına atılmanız ve etrafı yağmalarken olabilecek en az hasar ile en çok ihtiyaç duyduğunuz eşyaları çalmanız gerekli…



Bazen Emeklemeden Adım Atmayı Öğrenmek Gerekir ;)



Daha önce de belirttim, oyunun tutorial denilen bir bölümü yok. Direkt aksiyona giriyorsunuz ve ne yapacağınızı çözmeniz gerekiyor, yoksa bu savaşta hayatta kalamazsınız. Merak etmeyin, merak etmeyin yazımın sonuna doğru hayatta kalma mücadelesinde işinize yarayacak ipuçları ve küçük bir tanıtım yazısı yerleştireceğim. Neyse reklamları geçersek, sonsuz bir döngüde yer alan bu oyunun amacı ve nelere hitap ettiği ortada, lakin ortada bir mesele var. Tüm bunlara nasıl hitap ediyor, yani sizi gerçekten oyunun içine nasıl çekiyor da, bir anda elemanlarınızdan birisi öldüğünde kendi yakınlarınızdan birisi ölmüş gibi üzülebiliyorsunuz.



Gündüzleri Evde Kalmak, Kalmakta Sorun Yok da, Ne Yapmak Gerek?


Sabah saat 06’da hayat başlıyor burada, ne olursa olsun herkes kalkıyor ve bir şeyler peşinde koşuyor. Dinlenen arkadaşlarımızdan birisi tüm gece yağmacılara karşı nöbet tuttu, diğeri ise başkalarını yağmalama peşindeydi. Bizler ise gündüzleri evimizi daha yaşanılabilir bir yer haline getirme peşindeyiz… Kaynaklarımız sınırlı, elimizde olanlar belli. Elektriğimiz var çok şükür, bunun yanı sıra bir çalışma masamız var ve sandalyemiz var. Bir de evin orasına burasına dağılmış olan molozlar ve kırılıp, yağmalanmamış birkaç dolabımız. Öncelikle molozları temizliyoruz evdeki, küreğimiz olmadığı için ellerimizle yapıyoruz, yavaş yavaş da olsa. Bazen molozların arasından işe yarar bir şeyler çıkıyor, çocuklar gibi seviniyoruz. Ne de olsa kaynaklarımız sınırlı, dışarı çıkmaya ise korkuyoruz, her yerde sniperlar bizi vurmak için bekliyorlar. Çalışma masamızdan üretebildiğimiz eşyalar ilk başta sınırlı, elbette onun da gelişmesi gerekmekte. Bir ocak yapabilirsek, yemeklerimizi çiğ yemekten kurtulup midemize bayram ettirebiliriz. Akşam yağmalamaya gidecek arkadaşa bundan bahsedersem belki biraz daha motive olur ve ona göre eşyalar yağmalar. Birde suyumuz azalıyor sürekli, hemen yağmur suyunu filtreyebileceğimiz bir araç üretmeliyiz, bunun yanı sıra birde demir ocağı yapmamız gerekli. Yoksa balta, bıçak, kazma gibi kendimizi savunabileceğimiz eşyalar üretemeyiz. Bu kadar kısıtlı malzememiz var, acaba önce hangisini üretsek, hepsine de ihtiyacımız var. Hayır, hayır bir öncelik sıralaması yapmamız ve ona göre davranmamız gerekmekte. İşte tam da bu anda sizin kararınız etkili oluyor, hangisini yapacaksınız ve kıymetli! Parçalarınızı nereye harcayacaksınız? Her bir kararınızın geri dönüşü olmadığını bilerek ve yaşayarak mı öğreneceksiniz, yoksa diğer oyunlarda olduğu gibi bir an ölüp sonra kaydettiğiniz en yakın noktadan başlayacağınızı mı düşünüyordunuz? Daha çoook beklersiniz, her defasında farklı şartlar altında oyun yepyeni bir şekilde ilk günden sayıma başlıyor.



Karanlıkta Bir Bıçak Darbesine Gölgenizden Daha Yakın Olursunuz Bazen…


Artık gece vakti geldi, şimdi sıra bizlerde arkadaşlarımız gündüzleri ev için uğraşıyorken bizler yatıyorsak bir sebebi var. Birimiz (bu arada belirteyim, 48. Günde olduğum için adamlarımın donanımları çok güçlü, yağmaya giden de, evi savunan da tek başına bir ordu ile savaşabilir, o yüzden geceleri tek kişiyi nöbete bırakıyorum. İstediğiniz kadar kişiyi nöbete bırakabilirsiniz.) evi korumak için canını siper ederken, ben arkadaşlarımın ihtiyaç duyacağı malzemeleri yağmalamak için sokaklarda olacağım. Öncelikle harita üzerinden gideceğim yerde neler olduğuna bakıyorum, en çok ihtiyaç duyacağımız nesneler neler ona karar veriyorum, çünkü girdiğim yerde çok uzun süre kalmamın iki tehlikesi var, ilki yakalanma riskimi artıracaktır, ikincisi ise şafak vaktine doğru eve dönmeye kalkarsam, sniperlar beni keklik gibi avlayabilirler. Kararlar verildikten sonra karanlıktan faydalanarak yağmalanacak bölgeye gidiyorum. Şşşt sessiz ol, yoksa bu bir ayak sesi mi? Evet bir ayak sesi, demek ki burada birisi olabilir, en iyisi bir kapının deliğinden bakayım içeride kim var ve nasıl hareket ediyor. Ohh ters taraftaki kapıdan çıktı, şimdi içeri süzülüp üst kata çıkayım ve etrafa bakayım bakalım. Her şey önemli, geride kalacak her şey için üzülsem de elimden gelenin en iyisini yapıp olabildiğince çok şey götüreceğim eve. Şu anda en üst kata çıktım ve o ne, ayak sesleri bana yaklaşıyor, saklanacak yerde yok ne yapsam acaba, yanımda bir tek balta var. Ellerimle sıkıca sarılıyorum baltama, kapı açıldı. Karşımdaki de beni gördüğü için şaşırıyor, ilk şaşkınlığı geçtiğinde bana ticaret yapmak istersem ilk kata gidip orada bulunan kardeşi ile konuşmamı söylüyor. Ohh yine iyi, geçen akşam girdiğim evde arkamdan kurşun sıkmışlardı… Evet onlara kendi evlerinden aldığım parçaları sunabilirim, daha değerli ve ihtiyacımız olan bir şey varsa onu almak için her şeyi yapmalıyım ve ayrıca gece sonuna yaklaşıyoruz bir an önce de yola koyulup eve dönmeliyim… İşte tüm bu kararlar da sizin elinize bakıyor, size böyle yardımsever davranan birisine arkadan gidip saldırabilirsiniz lakin dikkat edin bazen pompalı tüfek olsun, silah çıkartıp sizi ölümcül yaralayabiliyor ya da direkt öldürebiliyorlar. Adamınız öldüğünde, oyunu kaybetmiyorsunuz lakin eksik bir kişi ile evde yeni görev dağılımları yapmanız her şeyi tekrar düzenlemeniz gerekiyor.



Güzel Günler Hatırına, Son Bir Kez Gülümse Sevdiğim…


Oyunun ilk günleri basit ve kolay geçiyor, pek saldırıya uğramıyorsunuz. Lakin gün geçtikçe hem malzemeler, eşyalara ve yemeğe ulaşmak zorlaşıyor, hem de çevrede azalan bu maddeler için tam bir terör harekatı başlıyor. Herkes diğerinin elindeki eşyaları kapmak için daha sert oynamaya başlıyor ve bu gün geçtikçe artıyor. Bu zamanlarda iki koruma koyduğumuz bir gece, saldırıya uğradık, aramızdan birisi çok ağır olarak yaralandı. Sabahı görse bile yarını göreceğine inanmıyorum. Sargı bezini kullanıp iyileştirmeyi denesek mi yoksa sargı bezi ileride bize lazım olur mu? Neyse zaten durumu çok kötü, sargı bezini kullanmayalım boşuna,eğer 2. Güne çıkarsa kullanırız sargı bezini. Ertesi gün ölen bu arkadaşınızı gördüğünüzde artık zamanla ona alıştığınız, ona iş yaptırdığınız için kaybetmenin de acısını yaşıyorsunuz hele de kilit bir eleman ise. Çünkü her bir elemanın uzman olduğu bir alan var burada, kimi yemek pişirmede uzman, kimi insanların moralini yüksek tutmada, kimi hızlı koşmada, kimi ise yağmalamada… Liste uzayıp gider. Evinizde yemek yapmayı bilen ikinci bir sığınmacı yoksa ve sizin elinizdeki de öldüyse, kötü bir haberim var, zarardasınız. Yemek yapmayı iyi bilmeyen diğerleri malzemeleri çarçur edebiliyor, malzemeyi kullanıyor lakin yemeği yapamıyor ve aç kalıyorsunuz o gece. Daha iyi savunma yapmadığınız için kendinize mi küfür edersiniz, aşçınızı savunmaya koyduğunuz için mi edersiniz bilmem, lakin o an içinizden gerçekten tüm bu düşünceler geçiyor. Oyunun güzelliği de burada yatıyor, her bir anınız, her bir kararınız aynı gerçek hayatta olduğu gibi ertesi günü, haftayı, hayatınızın tamamını etkiliyor. Simülasyon olduğu için de tüm bunları en son hızda yaşıyorsunuz.



Ben Çok Beğendim Bu Oyunu, Hemen Başlamak İstiyorum…


Gerçekten oyunu beğenip başlamak istiyorsanız aşağıda yazacağım tüyoları göz önünde bulundurabilirsiniz, ya da isterseniz kendi plan ve programınızı yapın ve buraya yorum olarak yazın tartışalım. Ama hepsinden önce reklamlar; beğendiğiniz oyunlara benzer oyunların çıkmasını mı istiyorsunuz, bunun için deneme amaçlı dahi indirdikten sonra beğendiyseniz, paranıza kıyın ve oyunu SATIN alın! Reklamların sonu.


Şimdi sırada küçük tüyolar ve hayatta kalma dersleri var.



  • Öncelikle her bir elemanınızın kartına bakın hangisi ne işi yapmakta iyi, adınız gibi ezbere bilin.

  • İlk gün evdeki toplayabildiğiniz (toplayamadığınız da olacak) tüm nesneleri toparlayın. Sağ tuşa tek defa basarsanız oraya yürüyor, iki defa basarsanız koşuyor elemanınız.

  • Tüm eşyalarınızı toparlayana kadar zaten akşam olur, önceden kimi yağmaya göndereceğinizi, kimi savunmada bırakacağınızı ve kimi yatıracağınızı iyi seçin. Yorgunluktan dolayı koşamamaya başlayınca anlıyorsunuz değerlerini...

  • Sadece gerçekten ihtiyaç duyduğunuz nesneleri üretin, kesinlikle ama kesinlikle işinize yaramayacak kadar fazla nesne üretmeyin. Mesela oyun başında ve hatta sığınmacılarınız 6 kişi olana kadar 2’den fazla yatak sizin zararınıza… Gündüz; Yağmaya giden ve gece nöbet tutan 3 kişiden birisini yatırırsınız. Her gece nöbet tutan bir adamı değiştirip, gündüzde yatan bir adamı değiştirirseniz toplamda 7 kişi olana kadar 2 yatak yetip de artıyor.

  • Yemek gerçekten ciddi bir sorun, ne adamlarınızın açlıktan midesi kazınsın, ne de tam tok olsunlar çoğu zaman “hungry/aç” olarak gezmeleri bir sorun yaratmıyor. Tabi böyle gezdirebilmek için de sürekli evdeki yemek stoğunuzu tazelemeniz gerekli.

  • Gece yağmaya götürdüğünüz adam kesinlikle çantasında en fazla eşyayı taşıyabilen adam olsun. Yer avantajı denilen bir şey var.

  • Gideceğiniz yer hakkında her şeyi okuyun, kimler kalıyor, neler var, nasıl bir yer falan… Planınızı gitmeden oluşturun.

  • İlk vardığınız anda tüm binayı görebilmenize rağmen çoğu yer karanlık çünkü oraların gözle görülmesi, karakterinizin görüş alanında olması gerekiyor. Yine de kabataslak olarak bir şeyler tasarlayıp girerseniz binaya ve binanın hem önünden hem de arkasından kaçış bölgesi olduğunu hatırlarsanız iyi bir yağmacı olabilirsiniz.

  • Son olarak hiçbir şekilde işinizi şafak vaktine kadar uzatmayın, bazen şafağa rağmen adamınız dönebilse de bazen dönemiyor ve eksik kalıyorsunuz.





Herkes İyi Oyunlar Dilerim.


This War of Mine/Hayatta Kalmak İçin Ne Yapardınız?
Cevapla