Benceme konu olan eşeğin başına gelen maddi manevi zorluklar ve eşeğin çektiği acıları içerir. Ayrıca sen "eşek olursan semer vuran çok olur" sözünü de hatırlatan bir Bence... Keyifli okumalar.
Odun taşıyan eşek

Zayıf bir eşek vardı ve yük çekmekten anası ağlardı. Bu eşek bazen odun çeker, bazen su taşırdı. Gece, gündüz hep sıkıntılıydı, çok ağır yükler taşıdı ve yara yüzünden tüyü kalmadı. Eti ve derisi de kalmadı, teri yükler altında kan gibi akıyor onu görenler iskelet gidiyor diyordu. Dudağı sarkmış, çenesi düşmüştü ve akasına sinek konsa yoruluyordu. Gözü bir avuç saman görünceye dek teni kıyım kıyım doğranır ve sırtından palan alınsa geri kalan sanki bir köpekti. Bir gün sahibi onu himaye eder gözetir iyilik eder. Sırtından palanını alır ve otlamaya salar eşek otlayarak ilerler.
Eşek ve öküz

Otlakta yürüyen öküzleri görür, gözleri ateşli, göğüsleri gergin ve dolgun, otlağı sömürüp yerlerdi. Kılları kopsa kanları damlardı boynuzları ay gibi bazısınınsa halka halka yay gibi. Böğürdüler mi dağlar çın çın öterdi. Miskin eşek gezip dolaşırken sığırları görünce şaştı kaldı içleri rahat yürüyorlar bazen de dinleniyorlardı. Ne yular dertleri vardı ne palan üzüntüsü, yük altında hasta ve şikayetçi de değiller.
Bir garip durum

Eşek bu hali garip buldu çok şaşırdı ve kendi durumunu gözünün önüne getirdi. Dedi ki "Biz bunlarla aynı yaratılışdayız, elde ayakta şekilde aynıyız, bunların başına taç giydirilmesi neden? Bize bu ihtiyaç ve yoksulluk neden? Gerçi bizi arpa özlemi ok ve yay haline getirdi. Bunların boynuzunu kim ay etti? Düşündü ki "Eşeklerin en akıllısı falancadan başkası bu müşkilimi halledemez. Gerçekten de kavrayışlı bir eşek var hem üst sınıfta hem zekiydi, yük altında yağları eritip çok çağlar görmüş geçirmişti. Nuh’un gemisine girerken şeytana kuyruğuyla yol vermişti
Eşeğin akıllısı

Bizim miskin eşek o ulu eşeğin yanına vardı yüz sürdü dedi ki ey yüce kişi sen eşekler içinde en olgun eşeksin, akıllısın ehilsin senin bulacağın çözümlerle kötülük ortadan kalkarsa deccal eşeğine sağır, kör diyecekler. Sen eşeklere yol gösterici menzillerine götürücüsün, soyun sopun hatiplere konu oldu. Ediblere de nefesin hoş gelir kuşku yok sen eşeksin bilgesin büyüksün, bir sorun var kerem eyle bunu hallet. Bugün otlakta öküzler gördüm göğüslerini gererek yürüyorlardı. Her biri semiz, kuvvetli içleri dışları yağlı etli nedenini açıkla sultanlık tacı niçin bunlara layık görüldü?
Üstün eşek

Gökyüzünde bizim yıldızımız yok mu? Yeryüzünde boynuzumuz olmadı. Eşek nasıl sığırdan aşağı olur? Çünkü insanlar şu örneği veriyor. Eşek hakir ve anlayışsız olsa da yük taşıdığı için azizdir madem yük taşımakta biz onlardan üstünüz. Peki neden biz boynuza layık olmadık? Pir eşek dedi ki ey bela bağına tutsak olmuş eşek bu işin aslını astarını dinle aklında noksanlık yoksa nedenini anla. Yaratan Allah öküzü yaratınca öküzleri rızk nedeni kıldı öküzler gece gündüz buğday işler buğday otlar buğday dişlerler. Aziz buğdaya bu öküzler besep olduğu için Allah bunlara o yüceliği verdi. Devlet tacı başlarına kondu iç ve dışları yağ ile et ile doldu bizim büyük işimiz odundur. Gerçek buyruksa boynuz bir yana kulak ve kuyruk bile bize çoktur cılız, hasta, dertli eşek pir eşeğin yanından dertleri artmış olarak ayrıldı. Kendi kendine bu işin aslı kolaylaştı dedi kitaptaki bölüm açıklandı gideyim ben de buğday işleyeyim o işte yazlayıp kışlayayım daha ne kadar odunla dayak yiyeceğim Öküzler gibi buğdayla uğraşıp yücelikler bulayım dedi.
Yeşermiş ekinler.

Giderken yeşermiş bir ekin tarlası gördü sanki o ekine kin tutardı. Aşkla tarlaya gidip işlemeye başladı bazen ayağıyla çiğniyor bazen dişiyle yiyordu yeşermiş arpayı gören aç eşek derdine ilaç buldu. Arpayı istekle kavradığı her keresinde toprağını da eşek yüküyle götürdü. Ekini öylesine iştahla yedi ki tarla çıplak kaldı görenler ne acayip ekilmemiş tarla derdi yiye yiye karnı doydu müziğe başladı. Yere yattı yuvarlandı ağnandı söyleyip çağırmaya ağır yüklerini anarak anırmaya başladı, içindeki neşesi taşınca uşşak makamını tutturdu. Gitgide sesini yükseltti Muhayyer makamda anırmayı sürdürdü cihanın yüz karası sesini öyle yükseltti ki nağme düzmek bir yana ahengi bozdu. Eşek seslerin en çirkinini çıkarınca tarlanın sahibi sesini duydu. Eline sopayı aldığı gibi yola çıktı tarlasının halini görünce inledi gördü ki tarla ekinden temizlenmiş yeşil tarla kara toprak olmuş. Küfretmekle yüreği soğumadı eşeği döverek kendisini yatıştıramadı.
Kulaksız eşek

Bıçağını çekip başka yerlerini bıraktı kulağını ve kuyruğunu kesti. Eşek gözyaşı içinde kan dökerek canı acıyarak kaçmaya başladı yolda karşısına pir eşek çıktı ve ne olduğunu sordu, eşek feryat figan inleyerek dedi ki ey pir, batıl isteyerek haktan ayrıldım boynuz umdum kulaktan ayrıldım. Ne yük kaldıracak halim var ne de taşımama biraz yardım eden var arpaya muhtaç bir eşekken başıma taç konmasını beklerdim helalinden rızk isterken bütün servetimi haramilere kaptırdım. Eğer o domuzlar için buyruk çıkmazsa gitti bizim kulak ile kuyruğumuz. #kawasaki
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar