2018 yılının ilk iş gününde bir yılı daha bitirmiş olmanın verdiği bir mutluluk ile işlerimizin başındayız. 2017 yılında hızına ayak uydurmakta zorlandığımız ZAMAN.
Koskoca bir yılı daha iyisi ile, kötüsü ile geride bıraktık. Tamı tamına 12 ay yani 365 gün.

Bu koskoca 1 yılın içerisine acı, tatlı hatıralarımızı yükledik. Kimine göre bu süre göz açıp kapayıncaya kadar geçip gitti.

Kimimiz yapmak istediklerimize yaparken, kimimizde isteklerinin yakınından bile geçemedi. Bir kısmımızın hayatı tamamen değişti. Hayallerine kavuştu ve kendisi ile gurur duydu. Bir kısmımız ise ne yazık ki yerinde saydı. Belki de bir arpa boyu yol bile alamadı. Kendisi için hiçbir şey yapamadı. Tüm bunlarda belki hayata küsmenize neden oldu. Ne sebepten olursa olsun hepimiz aynı zaman saklasa da bir yılı daha geride bıraktık.
Tüm bu hor gördüğümüz, değerini bile farkına varamadığımız zaman.

Bilim dünyasının saygın isimlerinden İngiliz fizikçi, matematikçi, astronom, mucit, filozof Isaac Newton’un dediği gibi; evrende hiçbir şey bulunmasa dahi akıp giden bir olgu mu?
Günümüz koşullarında değişimin olduğu yerde hayat bulan, değişimin olmadığı yerde varlığından söz edilemeyen bir algı mıdır yoksa.
Peki sizce zamanın yönü ne tarafta. Geçmiş, gelecek ve şimdiki zaman arasındaki gelip gidiyor.
Hepimiz geçmişimizi hatırlıyoruz, ancak ne yazık ki geleceğimizin ne olduğunu bize neler getireceğini bilmiyoruz.

Ve belki de bunu bilmemek önünüzü göremiyor olmak kafalarda belli bir karışıklığa sebep veriyor da olabilir. O yüzden belki de iyice düşünmek, enine boyuna tartmak gerekiyor belki de.
İlerleyen yıllarda bilim dünyası bu konuda neler yapabilecek ya da bu konu hakkında ne yorumlarda bulunacak bunu hep beraber yaşayıp da göreceğiz.

Ama o zaman gelene kadar, geçmişten geleceğe doğru zaman hızla akıp gidiyor bir şekilde. Ya da biz böyle kabul etmek istediğimiz için bize öyle geliyor.
Bu hızlı zaman akışı içeresinde olan kayıplarımız olduğu kadar kazançlarımızın da olduğu gerçeğini de unutmamak lazım.

Şöyle bir kendimiz ile yüzleştiğimizde, gördüğümüz artılarımız ve eksilerimiz var ne yazık ki. Bunların hepsinden de bizler sorumluyuz. Zorlu süreçlerimizin olduğu kadar keyifli günlerimizin de olduğunu unutmamız gerekiyor. Farkındalıklarımız ile hepsine birer anlam kazandırmış olduk.
Hayat bize ne kazandırmış ya da kazandırmamış olsun iki temel kazancımız hep bizimle geldi ve gelmeye de devam edecek. Bunun cevabını da en iyi dünyaca ünlü neyzenimiz ve aynı zamanda besteci, yapımcı olan Mercan Dede vermiştir.
‘’Unutmayalım ki hayatımızda her ne durumda olursak olalım, her zaman ama her zaman hazine değerinde iki şeyimiz hep olacak.
1- Her şeye rağmen ŞÜKÜR edecek çok şeyimiz olduğu gerçeği; çünkü bizden çok ama çok zor durumda olan çok insan var.
2- Kalbimiz attığı sürece UMUDUMUZ'un olduğu gerçeği; çünkü yaşıyoruz.
Bir An evet vakti saati geldiğinde o ANDA, her şeyin en İYİSİ ve en GÜZELİ gelmek üzere.’’
Umarım 2018 yılı sizler ve sonrada kendim için her şeyin en iyisini, en güzelini, en özelini, en hayırlısını diliyorum. Ama en önemlisi sağlıklı ve barış içinde bir ülke diliyorum.

Yaşadığımız ve soluduğumuz her anımız için şükürler olsun. Dostça ve sağlıcakla kalın...
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar