Türkiye olarak 4 mevsim yaşayan nadir ülkelerden bir tanesiyiz. Bilindiği gibi kutup bölgesinde ve ekvatora yakın olan bölgelerde 4 mevsim ne yazık ki görülmez. Dört mevsimin görüldüğü bölgeler genellikle kutup bölgesi ile ekvator arasında kalan ülkelerdir.


İlkbahar ve özellikle de yaz ayı, benim en sevdiğim mevsimler arasında yer alır. Bu belki de İlkbahar çocuğu olmamdan da kaynaklı olabilir. Kendimi bildim bileli sıcak havaları daha çok sevmişimdir.

Kış ayı geldiği zaman resmen kanım çekiliyor, neden ise göçmen kuşlar gibi sıcak ülkelere gidesim geliyor. Nerede ise hep yaz olsa hiç hayır demem o derece.

Tabi ki bilinen bir gerçekte var ki her mevsimin doğada yaşayan canlılar için ayrı ayrı önemi olduğunu biliyorum.

Delice esen rüzgar, rüzgarla birlikte dans eden yağmur, kulaklarımızda patlayan o yüksek voltajdaki gök gürültüsü, fırtınası, şimşeği, yüzümüzü bıçak gibi kesen havaları da yaşamamız gerekiyor elbette ki.
Tüm bu olayların yanı sıra doğanın ve canlılarında da kendini toparlama süresi, dinlenmesi ve kendilerini yenilemeleri gereken bir süreç bulunuyor.

Hayat dediğimiz çark o kadar güzel bir şekilde işlemeye devam ediyor ki. Her şey belli bir kısır döngü içerisinde zamanında yerli yerinde ve sessizce...
Herkesin sevdiği mevsim farklı farklıdır ama gene de hep içimizdeki çocuk yanımız "hep yaz mevsimi olsa ne iyi olurdu" der durur.

Hiçbir zaman içimizdeki bu yaramaz çocuğa bu konuda mani olamayız. Ben hep yaz mevsimi olsun istediğimden dolayı içimdeki bu yaramaz çocuğun sözlerini bıkmadan usanmadan dinler dururum.
Kimimiz sonbahardaki o muhteşem altın renkli yapraklara, kimimiz çiseleyen yağmura, kimimiz ise hafif puslu havaya, kimimiz lapa lapa yağan karın o muhteşem görüntüsüne hayranızdır ve özlüyoruzdur

Kimileri hayata kalın battaniye altında, elinde kitabı ve kahvesi ile farklı bir pencereden seyreder bilir.
Kimileri de gri bulutlardan dökülen o sicim gibi yağmura, karanlık gökyüzünden patlayan flaşları ile sanki vesikalık fotoğrafımızı çeken şimşeklere aşıktır.

Yaz denince kimin aklına turkuaz rengindeki denizde kulaç atmak gelir, her denizin dibine dalışında tenine dokunan kadife misali tüm vücudunu saran tuzlu suyun tadına hasretlik çeker.

Herkesin tercihleri farklı farklıdır, bu mevsimler konusunda da geçerlidir. Herkesin kendine göre bir mevsimi ve o ayın o kişiye göre yaşanılasılığı daha farklıdır.

Bana göre bu mevsimleri sevmemiz bizim doğduğumuz aylarla alakalı bir durumda olabilir. Mesela ben Nisan doğumluyum ve İlkbaharı daha çok seviyorum. Ne çok sıcak, ne çok soğuk tam ortada bir hava. Ama tabi ki nedeni ne olursa olsun önemli olan sadece mevsimlerin her kapımızı çaldığında onu sevgi ile kucaklıyor olmamız. Şu sıralarda kışın baş gösterip bize göz kırptığı gibi...
Her yerin bembeyaz olduğu, havanın buz kestiği bir hava var. Güneş artık yüzünü nerede ise hiç göstermiyor bile.

Bazen yağmur damlaları, bazen sulu kara bırakıyor hava kendini. Ve işte o anlarda, bir ressam edası ile paletinin en güzel renklerini doğaya bırakıyor. Gökyüzündeki o muhteşem fırça darbeleri ile değme ressamlara taş çıkartıyor kar yağışının güzelliği.
Aslında ülke olarak çok ama çok şanslıyız bu konuda. Yepyeni bir mevsimi kucaklıyoruz şu aralar. Kocaman tebessümler yüzümüzde hiç eksik olmuyor, bu yüzden de Allah'a her daim şükürümüzü eksik etmememiz gerekiyor.

Gelin bir İLK'i yaşayalım hep beraber...

Her mevsime giriş yaptığımız zaman bir kere daha düşünelim. Tüm mevsimleri sevgi ile kucaklayalım. Hiç biri kapı aralığında kalmasın. İçeriye gönlümüzün en derin yerine yerleşsinler. Sayısız renkleri ile, bin bir çeşit kokuları ile tüm duygularımıza hitap etsinler. Ama bunu her zaman FARKINDA olalım. Ve tüm bunları yaşarken, hissederken aheste aheste, sindire sindire hepsinin ayrı ayrı tadına varalım.
Sonbaharda yağan yağmurun altında yürümenin keyfini, kışın o sıcacık sobanın üzerinde pişen kestane kokusunun verdiği hazzı, ilkbaharın AŞK tılsımı taşıyan tomurcuklarını, yazın ise ışıltısını, masmavi gökyüzünün keyfini doyasıya çıkaralım...

Bu yazımı kaleme alırken, bir yandan da içimdeki o yaramaz çocuk ile konuştum. Ve bu konuşmam sayesinde ortaya bu yazı çıktı.

Ve içimdeki çocuk bana söz verdi. Bizlere MERHABA diyen hangi mevsim olursa olsun, o mevsimi seveceğimize dair. Benim içimdeki çocuk her zaman verdiği sözü tutar.
Çok dikkat ederseniz aslında her mevsim kendi içinde bir detay barındırıyor. İçimizdeki çocuğa verebileceğimiz en eşsiz hediye aslında bu. Umarım bu yazımdan sonra hiç biriniz bu detayı unutmazsınız.

İçinizdeki çocuk ile çok güzel mevsimler yaşamanız dileğiyle...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar