Her zaman olduğu, bu soruda da tek bir cevap yok. Mutluluğun formülü olduğunu düşündüğüm şeyleri yazacağım:
Sevgi
Bir çocuk sevmeyi öğrendiğinde baktığı her şeyde bir mutluluk sebebi görür. Bu yüzdendir sevgi dolu insanların genelde mutlu olması. Önce Rabbi'ni sevmeyi öğretirsek de çocuklar hem mutluluğu hem de şükrü öğrenir.
İçsel huzur
Mutluluğun bendeki tanımıdır, içsel huzur. Mutluluğu arayan önce içsel huzuru yakalamalı. Bunu da olaylara karşı daha olumlu, iyimser yaklaşarak elde edebiliriz.
Merhamet
Doğayı, hayvanları ve insanları sevmeyi öğrettiğimizde çocukların merhamet duygusu da gelişir. Çocuklar ne kadar çok şeyi severse o kadar merhametli büyür. Bu noktada en önemli şeylerden birisi de merhamet oluyor. Böylece ruh hali nasıl olursa olsun, çevresine zarar vermeyen bir'eyler yetiştirmiş oluyoruz.
Anlayış
Anlamayı öğretmek ve anlaşılmanın insanda bıraktığı hissi çocuklara tattırmak inanılmaz bir duygu. Hepimiz anlaşıldığımız kadar varız çünkü bu dünyada. Anlamayı bilen biri, kendini anlamış demektir. Kendini çözen bir insanın mutsuz olması da neredeyse imkansızdır.
Saygı
Herkese, her şeye saygı gösterebilmek tüm insanlığın ihtiyacı olan şeylerden birisi. Çocuklarımıza bunu aşılarsak karşısında kim olursa olsun olayı tatlıya bağlar, mutlu bir sonuca varır. Çünkü saygının olduğu yerde negatif duygulardan bahsedilemez.
Dürüstlük
Doğruluk ve dürüstlük mutluluğun ayrılmaz kankalarından. İkisini bir arada görmemek mutluluğun geçici olacağını gösterir. Belki kısa vadede dürüstlük size kaybettirebilir ya da üzebilir. Ama dürüst olan insanlar, uzun vadede hep mutlu olur.
Erdem
Bireyin bilinçli olmasına bağladığım bir kavram. Toplum için, aile için, kendi için yaptığı her davranışın bir sonucu olduğunu bilen ve canlılara arar vermekten kaçınan çocukların sahip olduğu belki de en güzel yetenektir, erdem.
Şükür
Mutluluğu ve içsel huzuru yakalayan kişilere has bir kavramdır, şükür. Şükretmeyi bilen birinin mutsuz olması neredeyse imkansızdır. Çünkü hasta bile olsa şükredecek, mutlu olacak bir yan bulur şükür sahipleri. Tabi bahsettiğim 'oley hasta oldum' gibi bir şey değil.
Benim için mutluluğun formülü bunlar. Umarım çok sıkmamışımdır. Ebeveynlere ve adaylarına yardımcı olabildiysem ne mutlu ๑
Benim cocuğum yok. emekli olunca komsumun cocuguna baktım büyükanneler de yoktu. annesi ozel bir klinığin yöneticisi ifi çocuğu hastaneye göturüp getiriyordu. hemsireler bakiyormus. ancak yürümeyınce benden rica ettiler... ona bakmaya basladigimda tam bir ayliktı. önceleri dokunmaya korkuyordum. ama cok tatlı, güzel bir kızdı. ilk gördüğümde tanrım aynı babaannemin gözleri dedim. mavi, cakır gibi. icim ısindi sanki. onu cok iyi yetistirdigimi düsünüyorum.6,5 yıl baktım. duygulatımla hateket ettim. benim oldaudı ne yapardım diye düsünerek. Sevgi ve güven cok önemli. ninni bilmiyordum. şarkı, türkü söylüyordum. günlük tutiyordum. saat saat ne yedi, icti, ne kafar uyudu v. s.1,5 yasinda 30 kadar sayıyordu.30 diyemiyor 20 10 diyordu. masal anlatmaya basladim. ne cok masal, hikaye biliyormusum meğer. ilkokul ve orta oğretimim iyi okullarda gecti. Benim ona günduz anlattıgim masalları aksam annesine anlatiyormus. anne ertesi gün kitabini getirince anladim. Ona düşünmeyi, fikir üretmeyi ogrettim. ör. sıkıldım deyince nr yapalım bir düsünelim diyordum. parka gidelim mi? yürüyüş yapalim mı? Markete gidelim gibi planlarımiz oluyordu. markete giderken bu gun bir sey alabilirsin. bir başka gün 2 sey gibi anladmalatimiz oluyordu asla itiraz etmiyordu. bir gün 2 sey aldik kasaya geldik. kitapları gördü, anne bunlar cocuklar icin mi dedi rvet deyincr bir kitap aldı. elindekilere baktı evet bironi birakmalisin dedim. elinde cikolata ve supriz yumurta vardı. gitti cikolatayı yerine koydu, kitabı aldı. yanımda bir kadın sesi pes vallahi, hayatımda cikolatadan vazgecen bir çocuğa ilk defa rastlıyorum dedi. Yine bir gün iskambil kagitlerini aldı fal bakalım dedi (babası bazan bakardı da) baktık. sonra oynayalim dedi. tamam dedim. ona hic bir sey icin hayir demezdim. Burada 52 kağit var diye basladım bir yandan düsunuyorum ne oynayacagız. pisti değil herhalde. neyse bir dana bir bana diye sayarak kagitlari yaydım. zaman kazanmak ivin 26 senin 26 benim deyip benimkileri saydım o da kendininkileri saydı. ben hala ne yapayım diye düsunürken bana iste dedi iste. dryince uyandım peki sinek 3 ver dedim kagitlara bakiyor. bu sinek üçlü bak sineğe benziyor diye kagitlari tanittim. oylece oynadik. papazlara baba diyordu... Okey oğrettim. ilk zamanlar bütün taslari renklerine göre diziyor atmiyordu. müsaade isyeyerek bakayim dedim bunlati atman lazim hem benim isime yarayabilir dedim. sonra tası atarken ihtiyacına yarar diye atiyordu. bunlar 3 yasina kadar olanlar. daha cok animız var Burdaki kullanıci adimda onun eseri. anne babadinin adıni öğrettim. aksam onlara söyleyince peki ciciannenin adı ne dediler bir an durdu bana baktı ciciannedörttepe dedi. Dörttepe onlarin soyadı bana anne diyordu kendi annesine ismiyle hitap ediyordu benim yanimda tabi. oncelıği hep bendim ağlayinva bile onlata degil bana gelirdi. olgun insanlatdı bir sey demediler hic. bana bu adresi de o aldi.3 yasinda bilgisayara CD koyup çizgi film izliyordu.5 yasinda önünde piyano vardı bana da ögretmeye calisiyordu. Yine 3 yasinda Apt. kapısinı ben acabilir miyim dedi olmaz demedim. anahtati verdim acmaya calisti beceremiyor tabi yardım ister misin dedim evet anne yardim et dedi. ben actim ama o kendi actim saniyor. ertesi gün annesiyle ikende açmak isteyince, annesi sen acamazsin demıs. anahtati vermeyince ama ciciannem verdi ben actim demis. ben ona hic bir seye hayir drmiyorum ama yerine gore izah ediyorum. basit seylerde yardim ediyorum kendisine zarar vermesin diye cocuga her seye evet demek kadar hayir demekte dogru degil. onu ayarlamak sizin elinizde. Bunlar bir kac ornek onunla köfte yaptik pisirdik. pufing yaptik. bir gun bilmiyorum dedim. paketin arkasıni cevirdi oku oku dedi. na yaparsiniz... Cocuklar cok akıllı onlara ne verirseniz cok guzel aliyorlar. ona her gün okudugum gazeteden bir seyler okuyordum. her günun tarihini ve gününü okuyordum. Atlasi acıp ülkemizi, bayragimizi, baskentimizi. benim memleketimi (Zonguldak ) godyeriyordum. tatile giderken siz şuraya ben buraya gideceğım diye tatil yerlerinide gösteriyordum. Bir gun körfez savası zamani denize sızan ham petrole bulanan kuşu göŕünce gayriihtiyri ayy dedim bu hemen ne oldu anne deyip kuşu gördü cok üzüldü ölür mu drdi hayir birsz ileriye gider yikanır temizlenir dedim. Anne ben büyüyünce kuş doktoru olayım onlara bakarım dedi... Evet kızım şimdi tıp okuyor 2. sınıfta. Hani kus Dr. olacaktın dediğim zaman insan Dr. olacağim sana bakacagim diyor... Cok uzun oldu biliyorum ben en iyisi kücük bir kitap yazayim. anımız cok...
Rica ederim. Benimde çok hoşuma gitti. O yüzden saklıyorum. Her anneye tavsiye niteliğinde.. Bu çocuğu olmayan ANNENİN tavsiyeleri Basma kalıp tavsiyelerden çok daha etkili 👍
Aslında bende bu kafa yapısı ile çocuk büyütmeye çalışıyorum 😊 Örnegin ilk kelimeler kartlarımız var bir sürü bir sürü.. Ama ona sürekli bak bu inek bak bu elma diye öğretmeyi dayatmak yerine o kartları havaya fırlattığında bende onunla beraber kartları havaya atıyorum ve ona eşlik ediyorum. Örneğin bir arkadaşım sirf evi dağılıyor diye aynı kartları çöpe attığını söyledi. Halbuki benim için çocuğumun gelişimi ve mutluluğu evimin dağınık olmasından çok daha önemli. Ben de "Hayır" diyemeyen bir anneyim aslında sadece anne misyonunda değil karakter olarakda insanlara hayır diyebilen biri değilim. Çevremdekiler sürekli her istediğini yapmamı söylüyor ama ben deneyimleyerek, görerek yanlış yapıyor olsa bile bunun yanlış olduğunu yaparak görsün istiyorum. Ben de her isteği yapılarak büyümüş bir çocuğum ve taşkın nede şımarık bir insan olarak evrilmedim. Aksine doyuma ulaşmış bir kadın olduğumu düşünüyorum 😊
En iyisini yapıyorsunuz. Hiç bir zaman evde dolap çekmece balkon kapısı kilitlemeyin, ev dağılacak, koltuklar, yataklar hurdaya çıkacak ama siz çocuğunuzu çzğğr bırakacaksınız... hoplayacak, zıplatacak, koltuktan koltuğa atlayacak
paranız yoksa varsın olmasın.. koltuklar giderde yerde oturursunuz
ama özgüvensiz, beceriksiz, korkak, pısırık, dengesiz, dengesiz yürüyen-hareket eden içine kapanık yetişmeyecek
asla bağırmak, kızmak olmamalı, gerektiği kadar çok ve uzun konuşmak anlatmak olmalı hayatınızda
sakın ama sakın kızmayın, bağırmayın her ne olursa olsun
yalan silahını gücünü keşfettiği an geri dönüşünüz asla olamaz
Sevmek bence bir çocuğu ne kadar çok seversen o kadar çok daha iyi bir çocuk olur diye düşünüyorum o yüzden kesinlikle bir çocuk yetiştirmenin tam olarak daha doğrusu iyi bir şekilde yetiştirmenin en önemli detayı severek yetiştirmek bence
Çocuklara ayrılan zaman onlar ile geçirilen vakitler huzur ve güven bu kar olduğunda o cocouk illa mutludur mutluluğu gözünden belli olur. İşten eve geldiğimde kosturarak bana gelen çocuğumun yüzündeki mutluluğu sevinci görebiliyorum her daim..
Teşekkürler mutlu çocuklar yetiştirelim vicdanlı saygılı ki dünya bir tık daha yaşanabilir olsun. Şunu biliuorum kızım 14 yaşında oğlum 16 aylık onlar bana huzur mutluluk ben onlara huzur mutluluk sabah olsun eve gideyim diye 4 gizle bekliyorum ya da dışarıda iken calsiiyorken. Kısa olumlu yaşamda ne kadar çok iyi anı bırakırsak okadar iyi
Annesi tarafından sık sık dizine yatırılıp sevkatle saçlarının oksanmasi benim saçlarımı annen hiç oksamadi ve mutsuz bir çocuk birey olarak büyüdüm halada mutsuzum
Onunla iyi vakitler geçirmek ve gerçekten onunla bir olabilmek işten geldiğinde yorgunum yerine ona gün boyunca neler yaptığını sormak ve konuşmak gibi
Ben şahsen geç evlendim çocuk yetiştirmeye çok faydası var genç olsaydım nasıl olurdu düşünemiyorum gerçekten peygamber sabrı gerekiyor arasıra ama gene de evlat, evlattir tabi