Tanrılardan Hayvanlara Mitolojik Erotizm

Merhaba! Bu bence konusu daha önce yazmadığım, ama yazdıklarımdan daha fazla deneyim sahibi olduğum bir konu üzerine yazı yazacağım. Bu denemeyi yazarken belirtmek isterim ki, toplumun her katmanında yükselen sapkınlıklar ve sapıklıkların sebebini bir cinsiyete veya ırka faturayı kesmeden, gelenekten beslenen töresel icatların koyunlarından hesap sorulması taraftarıyım. Doğada hiçbir canlı olmasın ki, kendi cinsiyetinin bir eşi olmasın. Dişi ve erkek bir karşıtlık değil aksine birbirini tamamlayan varlıklardır. Biri olmazsa diğerinin bir anlamı olmaz, öyleyse varlık ve yaşam anlayışımıza buradan başlamak gerekir: insana, hayvana, canlıya, değer vererek, cinsiyetsiz bir şekilde onu yargılamadan kabul etmek gerekir. Bu bence, sahip olduğunuz yontulmamış barbar zihinleri bir nebze olsun yontmayı amaçlamanın dışında cinselliği bir tabu veya totem olmaktan çıkartıp, onu olabildiğince doğallaştırmayı amaçlamaktadır. Gayet doğal ve tabii olan bir şeyi de meşrulaştırmak, biz ahlaksızların (!) parmaklarına düştü. Keyifli okumalar dilerim!

Melodiyi aç ve okumaya başla!

Cinselliği tanımlamak!

Ahlak fenomenlerin bir yorumlanışı olduğu gibi, cinsellik de bir yorumlanıştır. Kişinin cinselliğe yüklediği mana, aslında yaşamını betimleyen bir olayı tanımlar bize. Öncelikle şunu anlamanızı dilerim, evrende var olan insanların neredeyse tamamına yakını cinsel bir birleşmeden meydana geldi. Bu birleşmelerin elbette kötü deneyimleri bir kenara çıkarırsak, yine büyük bir bölümünde sizler, bizler o mutlu ve erotik anda tohumlanan birer canlılarız. Her iki cinsiyetinde o mutluluğa eriştiği anlarda binlerce spermin arasından geldiniz. Ve binlerce spermin içinden gelen siz, aylarca o küçücük anne karnında büyüdünüz, ve bir şekil aldınız. Bu kadar mucizevi bir olayın toplumda bulduğu karşılık bu olmamalı. İnsanların cinselliğe uluorta yerde konuşulmaz diyerek ayıpladığı bu davranış aslında yaşamın köküne vurulan en büyük hançerdir. Bizim nihai kurtuluşumuzu, bu kendi ahlakını tanıtırken nereden geldiğini ve nereden çıktığını unutan insanlara karşı verdiğimiz mücadele belirleyecektir.

Tanrılardan Hayvanlara Mitolojik Erotizm

Cinsellik ve mitoloji!

Bir kelimenin veya olayın etimolojik veya tarihsel olarak yazgısını öğrenmek istiyorsanız mutlaka mitolojilere bakmalısınız. Mit toplumun bir rüyasıdır. Mitolojiye baktığımızda özellikle Yunan mitolojisinde kadınların çoğunlukla erkek hayvanlarla ilişkiye girdiğini görürüz. Zeus bir hayvana bürünmüştür. Bir kartal, bir büyükbaş hayvan, bazen bir kuğu. Mesela niçin erkekler için dişi hayvanlar değil de kadınlar için erkek hayvanlar? Veya hayvanlarla ilişiği nedir?

Hayvan mitolojide önemlidir. Çünkü bilinen dünyada hayvan önemli bir besin değeriydi. Mitolojide genellikle doğurganlık ve hareket yani eylem ile ilişkilendirilir. Aslında kadınla ilişkiye giren kişi Zeus değil, toplumun ideası, yarattığı rüya. Oradaki kadın sadece bir metafor, toplum kendi yarattığı kadın imgesinden veya şahsın bizzat kendisinden, Tanrıyı somutlaştırarak bir rüya yaratır. Bu rüya toplumun erotik sanatıdır.

Tanrılardan Hayvanlara Mitolojik Erotizm

Cinsellik ve gelenek!

Buradan sonrası, suların biraz daha derinleştiği noktalar. Şahsen geleneğe dair ne varsa kırbaçlamaktan çekinmeyeceğim, onun da hoşuna gidecek.

Cinsellik her coğrafyada farklı delikten çıkar, aynı deliğe düşer. Sese kulağa farklı yerden gelir ama işitmek için gireceği delik aynı deliktir. Hiçbir kavram olmasın ki yozlaşma adına, cinsellik kadar geri kalmışlığın sembolü olmasın. Cinselliği aşağılar! Kendilerinin nereden çıktıklarını unuttular, öyle başkalaştırdılar ki bu kelimeyi, çocukken "göster amcalara oğlum pipini" diyen insan, oğlu büyüdükten sonra ahlakın ne demek olduğu ve cinselliğin uluorta yerde konuşulmaması gerektiğini vaaz verir oldu. Elbiseden ahlak yarattılar ve cinsellikle iç içe sokup, kıyafet sektörünü de yozlaştırdılar. Bir avuç topluluk hayal edin. Doğduklarından itibaren çıplak yaşasınlar. Bu topluluk, sizin gördüğünüz şeyle erekte olabilir mi dersiniz? Sizin erekte olduğunuz şey, aslında toplumun sizin için örttüğü perdelerdir. Toplum neyin nasıl olması gerektiğini belirledi, ve siz de insan doğası gereği cüret edendir, ve siz bu toplumun yarattığı ahlak perdesinden ucundan baktığınızda tahrik oldunuz. Hayvanlar sıkılmadan utanmadan ulu orta yerde yaparken, siz üzerinize giydiğiniz kıyafetlerden cinsellik ve ahlak yarattınız. Evet evet, hepsi o gelenek denen zayıfların türkülerinden türedi.

Kişi nasıl tahrik olur?

Tanrılardan Hayvanlara Mitolojik Erotizm

Bu noktaya kadar cinselliği toplumsal bağlamda değerlendirdik. Şimdi ise sorgulamaların geride kaldığı ve cinselliğin nasıl bir okyanus olduğu konusuna geldik. Kişi nasıl tahrik olur?

Kişinin aslında tahrik olduğu şey karşı taraf değildir, kişi kendinden tahrik oluyordur. Kişi zihninde farkında olmadan veya farkında olarak bedenler yaratır. Bu bedenleri toplumda en yakın olarak gördüğü kişilere karşı cinsel çekim hisseder, ve zanneder ki çekimin sahibi bu kadın/erkek. Oysa çekim hissettiği şey zihninde kurduğu idea. Kişi esmer kadın/erkekleri seviyordur, büyük gözler gibi... Kişinin rüyası, yani miti, somut olarak karşısında gördüğü kişiye karşı bir inanç oluşturur. Ovidius'un şiirlerinde geçen şu mısraları okumama izin verin:

"Neden koşarsın bu yalancı görüntüyü tutmak için Ey Kolay inanan çocuk? Gerçek değil istediğin, çevir başını anlarsın yok olduğunu, sevdiğin, vurulduğun görüntünün. Yansıyan görüntüdür gördüğün, seninle gelir gider, bir gücü yok kendince, uzaklaşır o da seninle."

İlkel dürtülerin sürüklediği arzuların eşiğinde!

Tanrılardan Hayvanlara Mitolojik Erotizm

İnsanlar sık sık söyledikleri şeyler üzerine acaba ne zaman düşünmeye başlayacaklar? Erotizmdeki sertlik aslında ilkel bir sonun ısrarıdır. Burada 2 türlü sertlikten söz edebiliriz. Birinci sertlik en ilkel anlamıyla, taş devri barbarlığı. Kişi cinselliği sadece zevk almak için görür. Partnerine yaklaşır, ve boşalana kadar hızlı bir şekilde işini tamamlar. Bazen birkaç dakika bazen saniyeler içinde gerçekleşir, el ilkel itibariyle sokakta gördüğünüz köpeklerin çiftleşmesi gibidir. İkinci ilkellik ise sertliğin erotizme karşı doktrinidir. Kadın içgüdüsel olarak erkeğe kendini teslim eder. İlkel erotizmde: Erkek gücün ve sertliğin, kadın ise güzelliğin ve bereketin sembolüdür. Sertlik, bir bakıma kadının rüyasıdır.

Tahrik etme sanatı!

Tanrılardan Hayvanlara Mitolojik Erotizm

Bu noktadan sonra bahsedeceğim şeyler şüphesiz ki marangozlar için rutin siz yontulmayı bekleyenler için bir elmas değerindedir. Erkeğin nihai amacı, kadını tahrik etmek üzerine olmalıdır. Kadın erkeğe göre daha geç orgazm olur, eğer erkek işini hemen bitirmeyi amaçlarsa, ilkel bir taş devrinden fırlama bir antik çağ filmine benzeyecektir, bu dramın olmaması için kontrol erkeğin zihninde olmalı. Partnerinizi ne kadar çok tahrik ederseniz, birlikte yaşayacağınız deneyim de o kadar kusursuz olacak. Bu arı ile çiçek ilişkisi gibi. Çiçek bal verecek kadar güzel olmak zorunda evet, ve ondan sonrası Arıya kalmış bir şey. şu an dinlediğin melodi gibi. Yavaş, yavaş, yavaş, artan bir melodi gibi. Her şeyin bir sırası var.

Ön sevişme!

Bizler barbar değiliz! Öncelikle cinsellik istisnalar dışında teklif edilmez. Ansızın başlayan bir yağmur gibidir. Siz o yağmurda ıslanırken tarifsiz bir heyecan içindesinizdir. Hasta olmak, ıslanmanın verdiği heyecan, üzerinizdeki ağırlığa rağmen ruhunuzdaki gevşeme... Sevişme olmadan erotizm olamaz! Eğer sevişme olmadan cinsellik düşünülüyorsa, bu asidi kaçmış bir kolayı içmek gibi, veya 1 litre kolayı nefes almadan bir anda boğazdan içeri tıkmak gibi. Sabretmek zorundasınız. Neden tadını çıkarmak varken her şeyi hızlı yapmak istiyor zihniniz? Dudaklarınız dans edecek partnerinizin teninde. Seyahatlere çıkacaksanız vücudunda.

Başlangıç!

Kadınlar ve erkekler ortak noktalarda tahrik olmada buluşabilirler, ama öncelikle kadınları tanıyacağız. Başlangıçta erotik manada kadını soymak birinci kural olmalı. Fakat bu soyma işlemini, öpüşme başladıktan sonra yapılır. Dudaklar hala bitişikken, ellerinizle soyarsınız, bu noktada kadının saçları, üzerinden fırlayan elbiselerin getirdiği çekimle titreşir. Burada en önemli tiz noktalar: Omuzlar, boyun ve dudaklar. Buralara uygulayacağınız herhangi bir şey, tahrik etmedeki birinci kural. Erkeklerde ise birinci kural sürtünmedir. Sevişmenin geri kalan bölümünde erkeğin iç çamaşırı üzerindeyken karşı taraf ile herhangi bir sürtüşme, dokunmadan sadece akışına bırakarak.

Akan nehirler: İlerleyiş!

Ön sevişmenin ikinci dayanılmaz noktası kadınlar için oral. Saçlarınız eğer uzunsa, kadından bacaklarını birleştirmesini isteyin yatakta uzanırken, bacaklarını hafif kırsın kaldırsın, ve o bacakların arasından avını takip eden bir vahşi gibi olmalısınız. Dişi olan sizi bacaklarının arasında saçlarından bastırırken, sizin nihai amacınız kadını tahrik etmek ve ıslatmak olacak. Bu noktadan sonra benim verebileceğim şeyler maalesef bu kadarla sınırlı. Gerisi tamamen sizin hayal gücünüze kalmış.

Bu süreçte unutmamanız gereken konular, kadınlar için erkeklerin en zevk noktası sevişirken söyleyeceğiniz sözler, sadece ses çıkarın. Erkeklere ise tavsiyem kadınların saçlarına dikkat etmeleri. En kolay tahrik noktasıdır. Kullanmasını bilin.

SON!

Cinsellik ayıplanacak bir şey değildir. Çocuklarınıza küçükken düşünmeden söylediğiniz şeyleri, büyüdüklerinde ayıplayarak onların zihinlerini kirletmeyin. Fakat her şeyde olduğu gibi cinselliğinde maalesef bazı sınır uçları var. Bazen bir şeyi fazla zorladığında, gördüklerin ve yaşadıkların artık ters tepki uyandırır. Bazen bir siniri zorlamak, kişiyi artık ağlamaktan çok güldürmeye başlayacaktır, giderek sinirlerinin yıprandığını gösterir. Bu yüzden kılıcın sadece tek bir tarafının değil, iki tarafının da keskin olduğunu unutmayın. Doğal olarak kabul edin, ancak bundan daha fazla anlam yüklemeyin! Sonunuz olmasın, aksine yeni başlangıçları sürüklemenizi temenni ederim.

Tanrılardan Hayvanlara Mitolojik Erotizm
Cevapla