Kadınları Cinsellikten Soğutan Bizleriz ve Bunu Düzeltmek Bizim Elimizde!

Genel olarak toplumda kadınların cinsel yaşamlarının mutsuz olma sebebinin erkekler olduğu anlaşılıyor. Yapılan araştırmalardan çıkan sonuçlar bizim toplumumuzda erkeklerin büyük kısmının, çiftlerin cinsel yaşamlarındaki mutsuzluğa sebep olduklarını gösteriyor. Aynı araştırmalar, erkeklerin mevcut ilişkilerindeki cinsel yaşamın renkli olmadığı bu nedenle cinsel anlamda partnerlerini aldatmaya eğilim gösterdiğini gösteriyor ve erkeklerin cinsel yaşamlarındaki mutsuzluğun sebebinin kendilerinde görmediklerini gösteriyor. KS üyelerinin de cinsel yaşamlarının güzel gitmediğini zaman zaman görüyor, okuyoruz.

İçimizdeki "adam"ı açığa çıkarabiliriz

Kadınları Cinsellikten Soğutan Bizleriz ve Bunu Düzeltmek Bizim Elimizde!

Peki biz erkekler gerçekten bahsedildiği kadar kötü müyüz? Aslında değiliz, bir çoğumuzun içinde büyük yetenekler varken biz bunları ne yazık ki açığa çıkarmak için çabalamıyor, daha çok sonuç odaklı hareket ediyoruz. Bizim sonuç odaklı hareket ediyor olmamız ise kadınların canını sıkıyor, düşüncelerini değiştiriyor, kadınların zihninde amaçlarımızın farklı olduğu düşüncesini oluşturuyor. Hal böyle olunca, mevcut cinsel yaşamda kadın karşısındaki erkeğin, sadece kendi istekleri doğrultusunda hareket ettiğini düşündüğünden, odaklanamıyor, alması gereken zevki alamıyor, karşısındaki erkeğin, ona bu olayı yapmak zorunda olduğunun hissini verdiği için de zamanla soğuyor.

Her erkek aynı klişesi

Kadınları Cinsellikten Soğutan Bizleriz ve Bunu Düzeltmek Bizim Elimizde!

Genelde kadınların söyledikleri ve kalıp haline gelen bir konu ise ilişkinin başlarında, erkeklerin cinselliği asla konu etmeyip, ilerleyen kısa süre içerisinde, bir azman gibi konuyu oraya getirme, işi bir an önce o aşamaya getirip amaçlarına ulaşmak olduğu bilinmekte. Kadınlar bu durum ile karşılaştıklarında, "her erkek aynı" fikrini hemen açığa çıkarıyor ve bence haklılar da. İstisnalar dışında kadınların cinselliğin her türlüsü için, öncelikleri olduğu bilinmekte. Güven, duygusal bir bağ, iletişim ve gerçek hisler... Bunları kadın bir erkek için kendi zihninde tamamladığı zaman, zaten kendiliğinden oluşacak olan cinsellikten kaçmayacaklarını rahatlıkla dile getirebiliyorlar. Hatta toplumumuzda "tabu" haline gelen bekaretlerinin bile, bu duyguları tamamlayan bir adam uğruna önemli olmadığı düşüncesinde olan kadın sayısı da oldukça fazla.

Nefes alması yetmiyor

Kadınları Cinsellikten Soğutan Bizleriz ve Bunu Düzeltmek Bizim Elimizde!

Biz erkeklerin genelinde ise cinselliği yaşamak için güven, duygusal bağ, iletişim ve gerçek hisler denen duygular bütünü önemli olmuyor. "Nefes alsın yeter", "Bir gün nasıl olsa yaşayacaksın", "Zaten evleneceğiz", "Merak etme çok ileri gitmeyeceğim" gibi koca koca bıkılmamış yalanlar ile kadınları ikna etme çabası içerisine giriyoruz. Kadınların bazıları, bu yalanlara aslında tamamen duyguları ile baktıkları için kapılıyorlar ve sonrasında pişman olacakları adımlar atıyorlar. Ardından oluşan ayrılık sonrası da ne yazık ki kadınları haklı çıkarıyor. Yani, "her erkek aynı"...

Atma Recep, din kardeşiyiz

Kadınları Cinsellikten Soğutan Bizleriz ve Bunu Düzeltmek Bizim Elimizde!

Kadınların cinsellikten uzaklaşmaları, soğumalarının sebepleri arasında olan bir diğer konu ise biz erkeklerin kendilerine ait cinsel bilgileri tabiri caiz ise övünçle anlatmamız. "Penisim 20 cm", "40 dakikadan önce boşalmam", "daha önce falanca kadar kişiyle ilişkim oldu"... Kadınların bize kendilerine ait bu özel detaylı bilgileri söylediklerinde hissettiklerimiz ile bizim kadınlara söylediklerimiz arasında fark var. Kadınlar, bizi özel hissettikleri zaman kendi özel bilgilerini bizimle paylaşırken, biz kadınları cezbedeceğini sanarak paylaşıyoruz. Ben bir çok kadının "Penisim 20 cm", "40 dakikadan önce boşalmam" diyen erkeğe inanmadığını, hatta asla "ahhh be, keşke şu an şuracıkta beni yatağa atsa da kendimden geçsem" dediğini sanmıyorum. Aksine, nefret dahi edebiliyor olabilirler. Dolayısı ile, bizim erkekliğin övünç kaynağı sandığımız penis boyu, ilişki süresi ve geçmişteki listemiz kadınları cezbedecek bir konu asla olamaz.

Masum yalanlar daha sonra büyümeye başlar

Kadınları Cinsellikten Soğutan Bizleriz ve Bunu Düzeltmek Bizim Elimizde!

Bir kadını aslında en masum şekilde cinselliğe davet eden bir diğer erkek bahanesi ise "ama sevgilim, ağrım oluyor" yalanıdır. Biz erkekler, cinselliğe yavaş yavaş girdiğimiz sıralarda yine olayı bir level öteye taşımak adına çeşitli stratejiler uygularız. Bunlardan karşı tarafa en masum görüneni ise, yaşadığımız uzun süreli ereksiyon sebebiyle yaşadığımız ağrıları dile getirmemizdir. Kadını en başta hoşuna gider, "benimle konuşurken etkileniyor" der kadın, sonra da kendisi sebep oldu diye ortak olma ihtiyacı hisseder, çünkü çok masumcadır ve duyguları da kabarmıştır kadının... Ama ne yazık ki bu aslında küçük bir hiledir. Bunun aslında bir hile olduğunu öğrenen kadın daha sonra yine hayal kırıklığı yaşar. Çünkü ip bir kere çözüldüğü zaman, devamı çok daha hızlı gelmeye başlar.

Sevişelim mi?

Kadınları Cinsellikten Soğutan Bizleriz ve Bunu Düzeltmek Bizim Elimizde!

Her buluşmada, her konuşmada, her fırsatta cinselliği konu eden erkekler de kadınlar tarafından hoş karşılanmıyor. Kadınlar bu durumlarda, buluşmanın, konuşmanın amacının cinsellik olduğu düşüncesine kapılıyor. Kadın, "Bir gün yok ki cinsellik konuşmadan ya da yaşamadan geçirmedik" demeye başladığı zaman, kadında olay kopuyor. Çünkü bu kez gerçekleri anlıyor. Gerçeklerin, sadece cinsel tatmin olduğunu, duygusal mutluluk, birlikte vakit geçirmek, gezmek, eğlenmek olmadığını anlıyor ve bu konu üzerine türlü tartışmalar çıkıyor.

Hanım köylü değil...

Kadınları Cinsellikten Soğutan Bizleriz ve Bunu Düzeltmek Bizim Elimizde!

Kadın odaklı olan, bunu başaran bir erkek ise bir kadının gönlünde taht kurabilecek kadar güçlü olabiliyor. Kadın odaklı derken, "hanım köylü" demiyorum. Yeri geldiğinde elini masaya vuracak, bir şey olduğunda sadece bakması ya da bir sözü yetecek kadar sağlam bir karakterden bahsediyorum. Çünkü kadınlar, karşılarında eğilip bükülen, her şeye "evet" diyen erkeklerden de bir süre sonra bıkıyorlar. Kadın odaklı; yani, kadınını mutlu edebilecek tüm şifreleri çözmüş, onun mutluluğu ile mutlu olabilen, ona yaşattığı mutluluklar ile karşılık alabilen, amacının sadece cinsellik değil, duygular, eğlence, tutku, bağlılık da olduğu bir erkek, kadın için dışarıya dönük tüm algıların kapanmasına sebep olacaktır. Kadın yaşadığı her şeyden mutluluk duyacak, erkeğinin her zaman kendisinin yanında olacağını bilecek, onunla yaşayacağı cinselliğin tarifsiz olacağını bilecek, başını omzuna koyduğunda tüm sıkıntıları unutacağını bilecektir.

Gelecek yine bizim elimizde

Kadınları Cinsellikten Soğutan Bizleriz ve Bunu Düzeltmek Bizim Elimizde!

Yani demem o ki, bir kadını gerçekten hayatında isteyen bir erkek çabalamalıdır. Bu demek değil ki, sadece erkek çabalamalı. Toprağa bir ekin ekmediğiniz zaman nasıl bir mahsül vermiyorsa, bir kadın için çabalamadığımız zaman da mutlu olamaz, hayatımızda hep bir şeyler eksik olur. Biz çabaladıkça kadın daha fazla çabalayacaktır. Çünkü kadınlar bizlerden daha detaylı düşünürler. Kadınların çoğu der ki, beni mutlu eden adamı, ben hiç olamayacağı kadar mutlu ederim. Bu söz kalıp gibidir. Deyiş ya da atasözü olmasa da, bunu demeyecek kadın yok denecek kadar azdır. Bir kadın mutlu olduğunda erkeğini mutlu edecekse, biz o kadını mutlu edelim ki, mutlu olalım... Bu bize ne kazandırır onu da söyleyeyim; toplumda kaybettiğimiz erkeklik karakterimizi... Böyle erkekler çoğaldığı zaman, "her erkek aynı" klişesi ortadan kalkar ve bu kez "her erkek aynı" demek yerine, "bir kadının mutluluk sebebi, onu seven erkeğidir" demeye başlarlar...

Kadınlarınıza değer verin, onlara bağlı kalın, üzerlerinde planlar yapmayın.

Kadınları Cinsellikten Soğutan Bizleriz ve Bunu Düzeltmek Bizim Elimizde!
Cevapla