BDSM’nin açılımı: B (bondage-kölelik), D (discipline-disiplin), D (domination-otorite), S (submission-teslim), S (sadizm), M (mazoşizm) Kırbaçlanan adamlar, tasma takılan ve gezdirilen köleler, hayvan kılığına sokulanlar, bağlanarak izlenenler… Pamuk ipliği, bıçak sırtı; nasıl derseniz… O türden bir şey bu BDSM. Beyaz yakalı, iyi eğitimli, zeki, paralı biri, hatta ‘patronunuz’ köle; aynı özelliklere sahip başka biri de onun efendisi olabiliyor bu oyunun içinde. Bu okuduklarınız sizde, kırbaçlı, elleri bağlı sıradan erotik görüntü çağrışımları yapmasın; çünkü kendileri ile konuşulan bir efendi ve bir köleye göre; BDSM oyunu bir fantezi değil daha ziyade bir yaşam biçimi. İşte BDSM adı verilen oyunun bağımlıları ile yapılan görüşmeden aktarılan bilgiler ve BDSM oyuncuları ile ilgili psikolog görüşü…
Kökleri dünyada 19. yüzyılın başlarına dayanan BDSM oyunu, cinsel pratikleri içinde barındıran, bilinçli olarak ve kişilerin rızası dahilinde; şiddet, baskı ve hiyerarşi mekanizmasıyla çalışan bir rol ve güç oyunu. Bu oyunun oyuncuları internette bir platformda buluşuyor. Türkiye’ de bir ‘mistress dome’ yani kadın efendinin varlığının ortaya çıkması BDSM’ye olan merakı artırmıştır. Köleniz var mı? Köleniz kadın mı, erkek mi? İşkence yaparak mı seks yapıyorsunuz? Yoksa işkence yapılarak mi seks yapmaktan hoşlanıyorsunuz? Bu oyun sizce ahlaksızlık mı? En büyük fanteziniz?
Bdsm nedi̇r? Köle olarak doğmuş olabi̇li̇rsi̇ni̇z?
Biri tarafından kullanılmak, teslim olmak zihnin derinliklerinde bazı tahrik edici duyguları tetikleyebilir. Ya da tam tersi, başka birine hükmetmek, onun bedenine el koyup onu kullanmak da başka bir haz ve ruh hali oluşturabilir. Kendi blogumda reddominum. blogspot. com adresinde buna dair onlarca yazı yazdım. Kimseye zarar vermedikten sonra, kötülük yapmadıktan sonra insanların kendi tercihleri ve kendi bedenleriyle olan ilişkileri sadece onları ilgilendirir.
Şu da var: Ay kole efendi ilişkisi de neymis ıykk diyenleri ayaklarım altında ezip, sonra da "Efendim beni niye eskisi kadar dövmüyorsunuz" diyen kişileri de gördüm.
Bu arada yazıdaki işkence lafı bence işi bilmemekten kaynaklı bir ifade olmuş. Efendi kölesine işkence yapmaz! Bu çok net! Efendi, kendi kölesini sanki özel bir eşyasıymıs gibi düsünür ve ona zarar vermek istemez. Acı, can yakma, morluklar bırakma işkence değil bir ritueldir. İşkence olsa duramazsın bebegim! Kavramları doğru kullanalım...
Bunların bu ara tavan yapmasının sebebi malumunuz elli tonu serileri. Bütün filmlerini evde de izleyebilirdim ama özellikle kadınların tepkilerini görmek için en arkadan yer aldım hep. İnsanlardaki merak duygusu o kadar fazla ki izleyenlerden çoğu da kadındı. Bazılarında bu duyguları uyandırır ama çoğu kişinin aşırılıktan hoşlanacağını sanmıyorum. Buna ben de dahilim. Bahsettiğim şey ise kadının gerçekten canını yakarak zevk aldığımı düşünmek. Bana göre anlamlı değil.
Bence BDSM oyunu bireyde psikolojik rahatsızlık olduğunu gösterir. Ve cinsel sapkınlık gibi görüyorum. Çok eskiden de vardı böyle fanteziler fakat bu insan doğasına, fizyolojisine uygun mu sizce?
Bdsm bunun genel adi ben mesela fantezi diyorum hosuna giden seyler yapilirsa gayet güzel insan bir zamn sonra normal seksten de sıkılıyor farklilik ariyor
BDSM ve Bondage denince akla hep fiziksel acıdan duyudan cinsel haz geliyor. Aslında fiziksel acıdan duyulan cinsel haz BDSM dünyasının sadece çok küçük bir bölümü. BDSM dünyası içerisinde libidomuzu harekete geçiren o kadar çok objelere bağlı (kelepçe, tasma, ip vs.) ya da bağımsız durum ve etken var ki, bunları anlatmaya kalksak, üniversitelerde psikoloji öğreniminde bir ana bilim dalı oluştururduk. BDSM ve Bondage kültürünün temelinde aslında bir statü olgusu ve bu statünün uyardığı cinsel haz durumu yatar, objeler (yukarıda bahsettiğim gibi) bu durumu sadece katalize eden nesnelerdir. Çok detaya girmeye yok, BDSM ve Bondage her ne kadar merak uyandırsa da sonradan öğrenebileceğiniz ya da uygulamaktan (BDSM alt kimliğini sahip bir insanın aldığı kadar) haz duyabilceğiniz bir şey değildir. Bununla birlikte BDSM ve Bondage kültürüne ait bir bireyin normal bireylerden beklediği tek bir şey vardır, sahip olduğu cinsel dürtülerin normal karşılanması...
3
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Aslında BDSM'in kökleri 18. yüzyıla kadar dayanır. (bkz. Marquis de Sade). BDSM'i yaşam tarzı olarak görüp yaşayanlar da var; aşk hayatlarını renklendirmek isteyip kontrolü birbirlerine bırakanlar da. Türkiye'deki domların büyük çoğunluğu findom ya da it köpek çekmeyi bdsm zannedenler. Bu işin ticarete dökülmesinden hoşlanmasam da, en azından bilinirliğini artırdığı için hoşnutum.
Çekik gözlü kız seviyorum soğudum lan bdsm falan boş kral 👑 benim kadınım değil ne dersem o gelmiş kız eşim köle ol derse vurur ağzına yol verrim o kim ki beni böyle yapcak böyle olan erkekleri nde ya
Nasıl orgazm olabilir ki kadın? Elin ayağın bağlı Canını yakan biri var. bir yerlerin morarana kadar eziyet ediliyor sana bundan zevk almak tuhaf geliyor
Erkeklerin böyle bir egosu var kadınlar dışarda hangi karakterde ise yatakda tam tersi yüzyüze çok pasif bir kiz yatakda seni yönetebiliyor böyle düşün
Hayır bu zevk uyuşturucu gibi düşün yetmiyor bir süre sonra sadece yatakda altlı üstlu seks yapmak acı çekmek isteyen insanlar inan ki daha çok ve bu bir zevk
Ben fantazi kurmam yaşarım bdsm ise soft severim öyle acılı işkenceli değil ama el ayak göz bağlıyor um ve sevdiğim ise kadın orgasm olurken vajinaya tokat atmak en özeli ise arkaya kuru kuru sokmak
bir kisiyle bazen bir bazen iki kez, fakat bir kisiyle en fazla uc kere bunu yasarim. uç den fazla olmamayi sart koşarim. sonra herkses kendi yoluna gider. onlar benim telefon numarami bilir fakat ben onlarin telefon numaralarini istemem, bilmem. gercek isimlerini ne is yaptiklarini dahi sormam, bilmek istemem. bulusulacak mekani karsi tarafin belirlemesini isterim, kendisini daha rahat hissetmesi acisindan. karsi taraf bazen ev bazen otel olarak belirler. mail yoluyla haberlesiriz. beni arayacaklarsada sokaklardaki ankesorlu telefonlardan aramalarini soylerim, yine karsi taraf kendisini rahat hissetmesi acisindan. ilk kez mail adresleri iletildikten sonra tum haberlesme mail yolu uzerinden olur. telefonla haberlesme olmaz o vakitten sonra. en fazla uc kez birlikte olununcada o mail adreslerini iptal etmelerini ya da bir daha kullanmamalarini soylerim. kesinlikle fotograf cekimi olmaz. bu sekilde bu gune kadar 48 kisi oldu. tabiki hepsi kadindi.
En İyi Cevaplar