Hiç Sevilmeseydiniz Nasıl Olurdu?

Hiç sevilmemek nedir? Kaçınız bu sorunun cevabını gerçekten bilebilir? Belki birkaç kişi. Peki hayatının her döneminde bir ilişki yaşamış kişiler, size soruyorum.

Hiç sevilmeseydiniz nasıl olurdu?

Hiç Sevilmeseydiniz Nasıl Olurdu?
Gelin size tek bir ilişki yaşamamış, ne günaydın ne de iyi geceler mesajı alabilmiş bir adamın gözünden bu dünyayı anlatayım. Daha doğrusu anlatmaya çalışayım.

1. Sevgilileri gördüğünde
Hiç Sevilmeseydiniz Nasıl Olurdu?

Hiç sevilmemiş bir adam mutlu bir çift gördüğünde asla kıskanmaz. Asla ters bakmaz. Tebessüm eder ve maşallah der. Çünkü hissedemediği o duyguyu başka çiftlerde görmek, ona hala o duygunun varlığını hissettirir. "Keşke" diye iç geçirir ve yanlarından geçip gider.

2. Gece olduğunda
Hiç Sevilmeseydiniz Nasıl Olurdu?

Gece boşluktur. Tek dostu kısık sesli bir şarkı ve sigarasıdır. Hayalleri beklemektedir yatağında. Yatağa sadece var olmayan bir kızın varlığını ve sevgisini düşünmek için girer. Bu hayallerin verdiği huzur onu uyuştururken, hissetirdiği acı da yatağın içinde giderek küçülmesine sebep olur.

3. Ruh sağlığı
Hiç Sevilmeseydiniz Nasıl Olurdu?

Cinsel dürtü mastürbasyon ile giderilebilir fakat sevgi ihtiyacı aynı şekilde karşılanamaz. Ruh için bir gıdadır değer verildiğini, sevildiğini bilmek. O kadar yalnızdır ki rüyasında bir kıza sarıldığını gördüğü için sabah pozitif uyanır. Sarıldığında derinlerde yeşeren o duyguların verdiği haz kendisi tarafından asla küçümsenmez. Sonra o haz uyanıkken hiç yaşanmadığı için acıya dönüşür. Ruhu boşluktadır. Çünkü mutlu olmak için tek dayanağı rüyalara ve hayallere kalmıştır. Gerçek dünya ile bağlantısı zamanla yiter.

3. Ayrılmış çiftleri gördüğünde
Hiç Sevilmeseydiniz Nasıl Olurdu?

"Onu çok seviyorum ama o bana fazla ilgi göstermiyor."
"Sizce çok mu ilgi gösteriyorum?"
"Beni aldatmış."
Hiç bulamadığı sevginin, başkalarının elinde oyuncak olması çok zoruna gider. Bu vıcık ilişkilerde ki seviyesizlik ve aptallık canını çok sıkar. "Keşke elinizdekinin kıymetini bilseniz" der fakat duyan olmaz. Kızların sadece kendisini becermek isteyen erkeklere meyil etmesini anlayamaz. Sonra terk edildiklerinde üzüldüklerini görmek onu mutlu eder. Hak eden, hak ettiğini bulmuştur. Çünkü hak ettiği değeri, hak etmeyenlere harcamışlardır. Hep doğru erkekten bahseden kızların yaptığı yanlış tercihleri ise artık komik bulur.

4. Cinsel hayatı
Hiç Sevilmeseydiniz Nasıl Olurdu?

Cinsellik ikinci plana düşmüştür. Sevmiyorsa bir yakınlaşma istemez. Rahatlıkla yatağa atacağı biri olsa bile uzak durur. Bir kıza dokunmak, onunla yatmaktan ziyade bir bütün olmak ister. Sevdiği kişinin kollarında ona sarılmasını, onun koynunda uyumasını ister. Becermekten ziyade sevişmeyi ister. Boynuna gömülüp kokusunda boğulmayı ister. Bir baba gibi sahiplenmek, adam gibi sevmek ister. Burada ki dokunma dürtüsü cinsel bir dürtü değildir, manevi bir dokunuştur. Paylaşımdır. Hissetmektir. Her bir noktasına kadar derinlerde hissetmek

Ben hiç sevilmedim dostlar. Nasıl bir duygu bilmiyorum. Sadece sevilmemek nasıl onu anlatabilirim sizlere. Boşluktur, karanlıktır, sönmüş bir sigara ve dört duvarın arasıdır. Aciz ve acınası bir şekilde hayal dünyasında hiç var olmayan bir kıza sarılmaktır. Onunla gülmek eğlenmektir.

Karşı cinsten birinin kendisine "Seni sonsuza kadar seveceğim" demesine ihtimal vermekte zorlanmaktır. İnanmak istese de kabul edememektir. Saf aşk imkansızdır onun gözünde. Sadece kendisinin böyle seveceğine inanır ve hep korkar. Bir gün karşısına birinin çıkacağını bilir ve tüm sevgisine rağmen terk edilme düşüncesi onu korkutur. Sonra bu korku onu daha da çekimser yapar.

Kaybolur dostlar, kendi yalnızlığında sıkışır bir köşeye.
Ağlamak anlamsızdır artık. Gülmek ise zorunlu bir eylemdir.

Sizi seven insanlara değer verin ve onları kırmayın. Sevilmenin kıymetini bilin ve sizden hoşlananlara, siz onlardan hoşlanmasanız bile kötü davranmayın.

Hiç Sevilmeseydiniz Nasıl Olurdu?
Cevapla