Gerdeğe namus giriyorsa sizin yerinize, çıkışınız sadece boşanmaktır. Ya evliliğinizdir bitecek olan, ya da hayatınız. Çoğunlukla da biriniz ihanet edecek bir şekilde diğerinize. Belki de her ikiniz birbirinize. Öyle ya da böyle. Bedenin olmasa da ihanet eden, ruhun sadık kalamayacak ne sana, ne eşine.
Tam da şimdi. İlişkinin tam ortasında. Birlikteliklerin en karşı konulmaz hazzını yaşayacak olmayı seziyorken. Deliler gibi arzularken. Bir yanın sevişmek için can atıp diğer yanın ard arda "olmaz" diye bahaneler üretiyorken hani. Ne geçiyor aklından?
"Evlenmeden olmaz" diyenlerden misin? "Nasıl olsa evleneceğiz" diyenlerden mi? Ya da iki sorudan da kaçıp, "Evlenmek zorunda değilim" diye düşünenlerden mi?
Evlilik Kurtarıcı Değildir
Çok haklısın. Kültürün, fikrin, düşüncen, yetişme tarzın, geleneğin, göreneğin, inancın ne olursa olsun, yaşadığın toplum, evlilik dışı cinsel ilişkiyi kabul etmiyor. Hatta sen bile etmiyor olabilirsin. Şüphesiz kimin haklı kimin haksız olduğu konusunda kimseye laf düşmeyeceği gibi, kimsenin değer yargılarını sorgulamak da hiçbirimizin haddi değil.
Tüm bunlara rağmen, ikilemde kalmamayı başarabilenler, sonrasını umursamayanlardır ki, kaybedecekleri çok da bir şey olacağını sanmıyorum.
Sadece bu nedenle evlenen ya da evlilik hazırlığında olan kişiler ile birebir konuşarak ulaştığım sonuç beni tek bir adrese götürdü. PİŞMANLIK VE İHANET.
Çok uzatmadan tek bir şey söylemek istiyorum.
Ciddi birlikteliklerin mutlu son ile bitişidir nikah masası. Yaşamı acı ya da tatlı her haliyle paylaşmak adına atılan önemli bir adımdır. Öncesinde yaşananlar sadece yaşayanları bağlar. Fakat
bu konuda her ne düşünüyor olursanız olun ve gerekçeniz her ne olursa olsun, yine kimseyi ilgilendirmeyen bir nedenle yaşadığınız cinsel ilişkiniz sonrasında, doğru zamanda ve doğru şekliyle yaşanmadığı fikri ile pişmanlık duyduğunuzda çıkışınız nikah dairesi değildir. Bu karar hayatınızı daha da içinden çıkılmaz bir hale getirecektir.
Garip bir umutla, "Şimdi evleniriz sonra da boşanırız" dediğinizde ise kandırdığınız sadece kendiniz olacaksınız. Çünkü bu bir vicdan meselesi değildir. Elbette bana göre.
*Öncelikle evlenmek için hiç acele etmeyin, *Adımlarınızı sağlam atın, *Neyi yaşayıp neyi yaşamamanız gerektiğini karşılıklı ciddiyet, saygı, sevgi ve güveni sorgulayarak kararverin, *Eğer birşeyler yaşadıysanız veya yaşıyorsanız pişman olmayın, *Evleneceğiniz damat/gelin adayını her türlü deneyin ve tanımaya çalışın, *Ön yargılı olmayın, ona ait soruların cevabını ondan alın, kendi kafanızdan cevaplayıp öyle değerlendirmeyin, *Karşınızdaki adayı %100 değerlendirin, sadece söylediklerine ve davranışlarına göre değil, *Adayın ailenize karşı yaklaşımına, tutumuna bakın... Çünkü eğer birini nikahınıza alacaksanız, onun ailesiyle de o nikahı kıymış olacaksınız unutmayın! Cinsel birliktelik önce veya sonra benim için hiç farketmiyor... Sadece amaç cinsellik bile olsa evliliğe sıcak bakmıyorum. Çünkü; Evleneceğim kadın benim eksiklerimi tamamlamalı, benim bilmediğiklerimi o, onun bilmediklerini ben bilmeliyim.
Sonuç olarak :Tek doğru yol islamıb kurallarına uymakta. Allah korkusu olan bir insan zaten zina yapmaz. Ve bu kişi evlenmiş olduğunda da karısını yahut kocasını ihanete uğratmaz.
Bir insanda eğer ki Allah korkusu yoksa zaten zinadan korkmaz bu kişi gerçekten sevmeden ya da baskıya uğramadan evlenmez evlense de sizin dediğniz gibi ihanet kapısına yönelir :))
@Zamliy123 belli bir yaşa ve olgunluğa gelmiş birinden "salaklara" şeklinde bir söylem hiç yakışmadı. "Kendi çıkarları doğrultusunda bence yazanlar" listenize hangi gerekçe ile beni de eklemiş olduğunuza anlam verememiş olmama rağmen, bu paylaşımın araştırma sonucunda yapıldığını söylemek isterim. Ha, benim bir çıkar gözetmem mümkün olmadığı gibi, hakkımda en ufak bir fikre bile sahip değilken böyle bir yakıştırma içine girmeniz de hoş değil. Kaldı ki bu paylaşım genele değil, belli bir kısma hitap ediyor. Fikirlerinize ve görüşlerinize saygı duyuyorum elbette ama, bir yorum getirmeden önce verilen mesajı doğru almak ve saygı çerçevesinde bir eleştiri getirmek önemlidir.
Elbette çok haklısınız. Burada söz ettiğimiz şey, yapılan yanlışın yine yanlış bir karar ile sonuçlandırmaya çalışmanın uyarısıdır. Sanırım farklı şeylerden söz ediyoruz. İlginize ve katılımınıza teşekkür ederim.
Ben evliliği bu hayatta bir şeyler paylaşmak yalnız kalmamak hayat boyu güvenip inanabileceğim Sevip sevilebileceğim bir insana ihtiyacım olacağı için bunu gerekli görüyorum evlilik öncesi cinsel ilişkiye olumlu bakmıyorum çünkü ilişkinin sadece seks odaklı olma ihtimali var yani demek istediğim şey şu gönül olarak paylaşacak hiçbir şeyimiz kalmamış ama bedenlerimizin tadı bize hoş geldiği için ilişkiyi sürdürmeye devam ediyoruz bilerek veya bilmeyerek işte ben bunu istemem ben kendim için söyleyeyim gözüm ve gönlüm o Ada'mı sevdikten sonra güvendikten sonra o Ada'mla yatakta Nasıl olursam olayım ben yine Mutlu olurum erkekler içinde böyle olması lazım bence çünkü bazı yorumlarda erkekler tecrübeli olsa iyi olur ya da memesı kalçası şöyle böyle olsun diyorlar tecrübe istiyorsan genel evde kendisinden bile tecrübeli kadınlar var onlarla evlenebilir o kadınları aşağılamıyorum o kadınların da bir çoğunun istemeyerek zorla düşürülmüş kadınlar olduğunu düşünüyorum. yine evliliği de kağıt üzerinde bir şey olarak görmüyorum ben hayatımı paylaştığım yatağımı paylaştığım Ada'mdan çocuk sahibi olmak ve bu çocuğu Onunla büyütmek isterim o yüzden o çocuğu soy adına almak zorunda ve ona ikimiz de bir aile vermek zorundayız
Ve tüm bunlar sorumluluk isteyen şeyler olduğu için evlilikten korkan kaçan erkek benim nazarımda korkak ve sorumluluk sahibi olmak istemeyen bunu başarabilecek güçte olmayan erkektir karşıma çıkan erkekte bu özelliğin olup olmadığını anlamaya çalışırım genelde yoksa zaten olmaz
Doğru diyorsunda da burası türkiye iste sırf erkek arkadası ile birlikte olduğu icin bir dedeye layık görülüyorlar burda. Adam da tabiki kendine "bakire" bir kadını layık görüyor. Kızın bu durumu kabul etmesi ne kadar absürt olsa da amaaan neyse bisi demiyorum artık. Ama sonuna kadar haklısın benim cevabım da "Evlenmek zorunda değilim"
Nikah zorunluysa ihanet kaçınılmazdır yaklaşımı yerinde olmamış sanki.. konu aldatılmak olduğunda dünyanın en iyi kadını ya da erkeği aldatılabiliyorsa, konu Evlenip evlenmemekte değil, kişinin ahlakıyla ve bağlılık güdüsüyle alakalıdır.. Son 15 yılın trend feminen anlayışı üzerine kadının erkeğe, dolayisiyle erkeğin kadına yaklaşımı değiştiğinden evlenmeye razı olabilecek erkeği bulabilen kadınlar ya gerçektwn doğru piyonu oynamıştır ya da şanslıdır Keza biz erkekler için de aynı şey geçerli. Kendi adıma, Evlilik öncesi cinselliğin gerekliliği,, ileride sadece seks hayatı üzerine eksikliklerin olmaması , bireylerin "evliliğin %60-70 ini oluşturan cinsel "mutluluğunun daha iyi tanınması açısından yaşanmasına olumlu gözle bakabilirim
Şüphesiz haklı noktalara değinmişsiniz. Birçok konuda hem fikiriz. Ayrıldığımız nokta, her ne kadar başlık ihanete yönelik ise de, zorunlu evliliklerden ve sırf cinsel deneyim yaşandığı için nikah masasına oturulmaması gerektiğinden yola çıkarak, gerçek sevgi ve aşkın olmadığı bir evlilik er ya da geç, bedensel ya da ruhsal ihanetle sonuçlanacağı mesajını vermeye çalıştım. Kaldı ki ihanetin fiziksel ve bedensel şekli yoktur. Katkılarınıza ve ilginize teşekkür ederim.
Şimdiki evliliklerin bitme nedeni bence beklentilerin büyük olması , geçmiş evliliklere bakalım annemize babamıza , dedemize ninemize ,30 - 40 yıllık evlilikler , hiçbir şey bu kadar gelişmemişken ne de büyüktü aşklar , annem hep söyler evlendiğimizde bir tek radyomuz vardı , buzdolabı yok ç. makinası yok hatta elimizi yıkamaya doğru düzgün lavabomuz yoktu der , uzun lafın kısası eşyalar eşyalar geliştikçe , aşklar küçülüyor. E tabi bu da benim düşüncem 😊
çok doğru yazmışsın okuduğum ender güzel bencelerden anlamıyorum milletteki evlenme merakını bile bile birbirlerini sevmeyen değer vermeyen insanlar evlenip duruyor mutlu oluruz bir ihtimal deniliyor ama ben şimdiye kadar hiç mutlu olanı görmedim
Çünkü her konuda acele ediyoruz. Hayatımızı etkileyecek adımları hiç düşünmeden atıyoruz. Sonra hayata kaldığımız yerden devam edebilmek için de hep gecikmiş oluyoruz. Teşekkürler ilginize.
Turkcem zayif oldugu icin cumleleri pek anlayamadim. Ama neden bahs edildigini anladigimi saniyorum. Bunlari soylemekle hicbirseyi degistiremeyiz. Zaten degistirilmesi gerektiyini de dusunmuyorum acikcasi. Ben de o namus bekcilerindenim galiba. Evlilik disi iliskiye karsiyim
evlilik uzun bir birliktelikten sonra olur ayni evde kalmayi tercih ederim once namus ise hayatimda yeri olmayan bir sozcuk dogu dizilerinde duyuyoruz sahi ne ki uzay cagindayiz yahu:)
Elbette "kesin" tanımımız yok. İhanetten kastımız sadece fiziksel birliktelikler de değil. Ama her şekli ile ailesine sadık kalabilenler de yok değildir mutlaka. :) Teşekkürler ilginize. :)
Genel olarak bayanlar yorumlarda evlenmek zorunda değilim demiş demekki artık evlilik gibi muhtesem bur değer ve bir kadın icin anne olmaktan daha büyük bir değer olmayan şu hayatta artık nesilsiz bir gelecek icinde yaşayan ya da yaşayacak olan nesiller var.
Yanlış anlamışsınız. Sadece bekaret yüzünden evlenmek zorunda hissedenlere ve kalanlara yönelik bir tehlikeden söz ettim. Ama dikkat. Sadece Bekaret. :)
aynen katılıyorum sanki evlilikte ihanet etmiyo mu insanlar? nikahın da bir garantisi yok
2
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Bu bence Türkiye dışında bir yerde yazılsa çok iyi ama. Şu zamanda bile eşi bakire değil diye babasının kapısına bırakılıyor. Canlı canlı şahit oldum buna. Üzerine benim babam da sen eğer böyle bir şey yaparsan kabullenmem evlatlıktan reddederim dedi.
Şimdi kendini benim yerime koy görüşüme ona göre yorum yap
Mesele de bu zaten. Burada vermeye çalıştığımız mesaj, öyle ya da böyle, toplum bunu kabul etmeyecek. Dolayısıyla ilişkilerinizin yönünü bizler tayin ediyoruz. Her ne olursa olsun hayatımızı daha da çıkmaza sürüklememek adına bir şeyleri zamanında yaşamak gerek. Öncesinde değil. Sadece bekaret yüzünden evlenmek bir çıkar yol olmadığı gibi, ilişkilerimizde cinsel dürtülerimizi kontrol altına almak da bizim elimizde. Bir kadın olarak çok haklısınız. Maalesef "kadının namusu" olarak görmekten vazgeçemediğimiz sürece, sizler daima haklı olacaksınız. Yazık ki, Türk toplumu olarak bizler de hayatı sönmüş gençlere seyirci kalmaktan ileri gidemeyeceğiz.
Dünyadaki en gelişmiş ülkelerin vatandaşlarını evliliğe teşvik ettiği bir yüzyılda. Bu benceyi tam olarak bir evlilik fobin olduğu için yazmışsın. Ayrıca bunu kendin uydurduğun ve kafanda kurduğun olasılıklar üzerinden mantıklı göstermeye çalışmışsın. Adım gibi eminim yarım akıllı birçok insan sana kattılacak. Hatta "Helal be işte özgürlük bu" veya "İşte aradığım erkek" falan diyecek. Günün sonunda evliliğin insanların haklarını koruyan bir sistem olduğu gerçeğini kimse yatsıyamayacak.
Birincisi evli ve iki çocuk babası olarak, evlilik fobim yok. İkincisi verilmek istenen mesajı anlamayarak ön yargılı bir yorum yapmışsın. Üçüncüsü benim paylaşımların hiçbir zaman uydurma şeylerden oluşmaz, tamamen araştırmaya yöneliktir. Fikirlerine saygı duyuyorum, ancak doğru eleştiri getirebilmek için doğru analiz etmek gerek. Teşekkürler ilgine ve katılımına.
En İyi Cevaplar