Artık konuşabiliyoruz. Hem de açık seçik. Hiç çekinmeden. Düstursuz. Yıllardır "yorganın altına gizlenen ayıp" olduğundan değil elbette yıkılışına neden. Yorgan ile gizlenmeyecek kadar doğal olduğundan. Ekmek yemek, su içmek gibi. Çıplaklıkla özdeşleştiği için bugüne dek, hep ayıp oldu ve örtünün altına saklandı. Elbette ulu orta yaşanmaması gerektiği gerçeğini hesaba katmak gerek. Ona bir itirazımız yok kuşkusuz. Mahremiyet sınırlarını aşmamak gerek. Hatta çiftlerin arasında kalması gerekirken, büyük bir hünermiş gibi göstermek, bununla gurur duyarak ortalıkta hadsizce gövde gösterisinde bulunmak ne kadar edepli bir davranış olabilir ki. Öyle değil mi?
Kaldı ki burada söz etmeye çalıştığımız şey, eş ya da sevgili ile yaşanan cinsel birlikteliğin ayrıntıları değil, artık çiftlerin birbirleriyle rahatlıkla konuşabiliyor ve beden dili ile de birbirlerini anlayabiliyor oluşu.
Sevişmeye dair arzular, şekilden şekile girerek, bukalemun gibi renkten renge bürünerek, utanıp sıkılarak belli edilmeye çalışılmıyor. Tabiri caizse, direk konuya dalıyoruz artık.
Farkında değil misiniz? Kemal Sunal'ın, "Emine dur gız gıdıklanıyom." diyerek muzur bir bakış attığı gibi, ya da Şener Şen gibi "Garı suyu ısıt, on dakkaya geliyom" diyerek sevişmek istediğini ima etmek tarihe karıştı.
Beden ve ruh sağlığına bu denli etkisi olup da, utanarak, sıkılarak, "cinsel" sözcüğünü bile kullanmamaya özen gösteren bir toplumun bu noktaya nasıl geldiğini anlamak, hiçbirimiz için zor değil elbette.
Birlikteliklerin daha sağlıklı ve daha uzun ömürlü olmasındaki etkenliğini de hesaba katarsak, seksin dile gelmesi kaçınılmazdı diye düşünüyorum. Neden mi?
Çünkü, ilişkilerde yaşanan çoğu sorunun baş aktörüydü.
Çoğunuz hatırlar. Haydar Dümen ile neredeyse yasak olmaktan çıkmaya başlamasına rağmen, başlarda "Ooo(!) ne kadar ayıp, ne diyor ulan bu adam" ya da "kapat oğlum şu televizyonu" veya "değiştir herif şu kanalı" şeklinde tepki göstererek, neredeyse tam sayfa makale ve görsellerle gözümüze sokulan gazete ve dergileri ikinci sınıf ilan ederek, ama her nedense çekiciliği konusunda hiç de tereddüt yaşamayıp, yüksek tirajlar yakalıyor oluşuna da ses çıkarmadan, çıkarsak da almıyormuş, okumuyormuş, göz ucuyla dahi bakmıyormuş gibi yaparak hayatımıza müdahil olmasını engellemeye çalışsak da, aklımızın bir köşesinden, "doğru söylüyor ya" deyip, gizlice telefona sarıldığımız ya da mektuplar, mailler attığımız günler, aslında o kadar da uzak değil.
Mesele şu ki, cinsel birlikteliklerde yaşanan sorunların gerçek kaynağının konuşamamak olduğunu geç anladık. Bilinçsiz ve eğitimsiz yaşanan cinsel ilişkilerin, sonrasında büyük travmalara neden olduğunu da geç fark ettik. Hatta çoğu ihanetin baş aktörü olduğunu.
Çünkü, beklentilerimize ulaşabilmek için talep etmek gerekiyordu
İnsan metabolizması gereği genç yaşlarda "düz duvara tırmanma" tabiri ile tavan yapan güdülerimizi kontrol altına almaya yönelik, erotik ve pornografik eserlerin, odalarımızın en kuytu köşelerine, çoğu zaman da en kolay ulaşılıp en kolay saklanabilir olduğundan, yatak altına gizlendiğini, ya da hemcinslerle gizli kapaklı ortamlar yaratılarak, alman ekolünün dillere sakız edilen zamanlarını, mutlaka yaşamış ya da duymuş olmalısınız.
Ancak, eğlenceli hale getirilen bu birkaç zaman dilimi, aynı zamanda "biz neden böyle değiliz" sorusunu da beraberinde getirdi. Okunanlar, izlenenler ve elbette yaşananlar kaba tabiri ile zamanla iştah kabarttı. Daha özgür bir cinsellik adına, daha talepkar olmak gerekiyordu. Talep edebilmek için de cesur olmak, konuşmak. Bir kadının erkeğinden bu yönde ne beklediğini, bir erkeğin kadınını nasıl daha mutlu edebileceğini öğrenmesi gerekiyordu. Yaşayarak ve konuşarak.
Cinsel mutluluğu yakalayabilmek, ilişkilerin her ne kadar temel taşı olmadığını iddia ediyor olsak da, sağlıklı bir ilişkinin olmazsa olmazıdır. Bu mutluluğu yakalayabilmek, O'nun ne istiyor olduğunu bilmekle mümkündür. Öğrenmek içinse konuşmak.
Çünkü, "muhteşem" olduğumuzu duymamız gerekiyordu
Hak verirsiniz ki, üstün özelliklere sahip olma yetimiz(!) sadece "her şeyi başarabilirim" i göstermekten ya da sesli duyurmaktan ibaret değil. Tasdik edilmesi gerek. Tasdik ediliyor olması gerek. Biz buna "pöfpöflemek" diyoruz ya hani. Semalarda uçuşa geçirip, nirvanaya yükseltmek hani. Tam tersi bir söylemde, tepetaklak betona yapışıp kalacağını biliyor ya. Emin olmalı kendinden. Duymalı. Asıl tatmin olacağı şey bu.
Neyse biz bırakalım işin abartı kısmını da -hiç de abartmadığımı biliyor olmanıza rağmen- "muhteşem" oluşumuzu kanıtlamanın en etkili yolunun, öncelikle "nasıl doruklara ulaştırabilirim" sorusunun cevabını öğrenmekten geçtiğini kabul ediyor olmalısınız. "Yetmek, yetebilmek ve başkasına tercih edilmemek" den yola çıkarak, neyin eksik, neyin yanlış, neyin doğru yapılıp yapılmadığını ortaya koymak ihtiyacı, bizi konuşmaya ve öğrenmeye itiyor. Şüphe yok ki,
Mükemmel bir cinsel birlikteliğin anahtarı, mükemmel bir dayanışmada gizlidir.
Çünkü, muhteşem bir orgazm hayalimiz asla bitmez.
Diyorsunuz ya, "birlikteliklerin yüzde şu kadarını cinsel ilişki kaplar". Değil birlikteliklerin, hayatımızın üçte ikisini kapladığının farkında olduğunuzu, buna karşı koyanlarınızın bile şu an tüylerinin diken diken olduğunu varsayıyorum. Üstelik çok da haklısınız. Gözlerinizin önünde bu denli örnek varken, ulaşılabilirliği en çok bir tık kadar uzakken, en ciddi iş toplantılarında bile aklınızın bir köşesinde kalırken, bir parfüm kokusunda beyninizden geçen en önemli sorunları bile hallaç pamuğuna çevirirken, hele hele Türkçemiz de çağırışım konusunda bu denli zenginken, sizin de bana hak vereceğinizi umuyorum.
Gerçek şu ki, muhteşem bir son, hep altını çizerek söylediğim gibi, birlikte olduğun insanı anlamak ile mümkün. Gerçekte ne istediğini bilmek ve en mutlu olduğu dokunuşları öğrenmekle.
Hani cinsel sağlık uzmanları -ki ben onların nasıl uzmanlaştıkları konusuna da çok takıyorum- şey diyorlar ya. "Birbirinizi keşfedin". Elbette keşfedeceğiz. Ama deneme yanılma yöntemi ile değil. Konuşarak. Hatta yönlendirmesini sağlayarak.
O halde sıradan olmaktan çıkarıp sıradışı bir cinsel ilişki bekliyor olmamız ve adına "orgazm" dediğimiz o muhteşem haz ise hayalimiz. O'nu nasıl orgazma ulaştıracağınızı bilmeniz, O'nun sizi nasıl orgazma ulaştıracağını öğretmeniz gerekmez mi? Peki bunun başka yolu var mı?
Hep söylerim;
Bir erkeğin seks yapmak ve boşalmaksa tek derdi, cebindeki para kadardır alternatifi. Sevişmekse beklentisi, kadınıdır tek istediği.
Bir kadın, seks için alternatif aramayacak kadar zengindir. Ama gerçek mutluluğu bedeninde değil ruhunda saklar. Ve "erkeğim" diyebildiği tek adam, ruhunu okuyabilen adamdır.
Son bir hatırlatma. Muhteşem bir birlikteliğin sırrı her ne kadar açık açık konuşabilmekle çözülüyorsa da, kendinizi değil, birbirinizi doruklara ulaştırmayı düşünerek sevişmek, o muhteşem orgazmın başlangıcıdır. Elbette bana göre. Sizi bilemem.
Eğer bunu bir tabu olarak görüp yıkmayı düşünüyorsanız seksin sokakta yapılmasının ya da partnerlerin anlık seks iş arkadaşı ile seks gurup seks gibi buna çeşit katması kaçınılmaz
Çiftlerin birbirine bağlılığı sadece aşk ve aile yapısı olur
Aslında seks çok özeldir sadece hayatının adamı veya kadını ile yapılmalıdır
Hiç kimse evlendikten sonra evinde karısının ya da kocasının arkadaşları ile komşusu ile seks yapmasını istemez
Evlenmeden önce yapanlar bunu normal görüp evlendikten sonra da devam eder
Şimdi lütfen birbirimizi kandırmayalım seks yapmayan kıza Kezban yapan kıza oro. .. pu diyorsunuz sonra gelmiş burda adama hak veriyorsunuz. Tamam evet adam haklı olmasına haklı cinsel eğitim neredeyse sıfır ve doyum olmuyo olsa bile bir baskı altında kaçak göçek kendini sekse adapte edemeden işte bu yüzden bu kadar tecavüz bilmem ne oluyo ama bunun asıl sebebi Türk usulüne göre erkeğin s. kinin kutsanmasıdır. İlerde oğlum olursa asla sünnet düğünü yapmicam. bir kadın adet görmekten utanmadığı bunu kutladığı gün bende oğluma sünnet düğünü yaparım. Herşeyi başlangıçtan çözcen..
:)))))))))))))))))))) asıl saplantı şu an sizin düşünceleriniz. İyi okumalısınız. Okuduğunuzu anlamaya çalışmalısınız. Ben taraflardan birini savunmuş bir tek cümle yazmadım. Kaldı ki sizin sözüne ettiğiniz hiçbir şeyden de bahsetmedim. Dikkat.(!) Konumuz ciddi birlikteliklerin ki biz buna evlilik, nişanlılık, ileriye dönük sevgili olma durumu diyoruz, İçinde sevgi ve aşk olan bir birlikteliğin cinsel ilişki noktasında konuşularak mutluluğa erişmenin daha kolay olduğundan bahsediyoruz. Değil sadece cinsel birliktelik ilişkilerimize dair diğer tüm konularda anlaşmaya varabilmek adına olduğu gibi.
Size katılıyorum. Bence partnerimiz ile doğru iletişim kurmak ve bunu yaparken içten, dürüst olmak orgazm dediğimiz sihirli duygunun kapısını bize açar. Her ne kadar tabu olmaktan çıkmış gibi gözükse de bu durum genç nesil ve yakın çevremizde böyle. Geçmişin koyduğu yasaklar hala hayalet gibi ummadığımız anda karşımıza çıkıp bizi engelliyor. Ve bizi mutluluktan alıkoyuyor. Çok beğendim, edebi yönü oldukça kuvvetli bir 'bence' :) Elinize sağlık.
Ne oluyor size gençler, yetişkinler, yaşlılar ya da tüm Türkiye size neler oluyor? Ağzınızdan düşürmüyorsunuz seks seks seks. İzlediğiniz yabancı filmleri, yabancı dizileri ve dikkatlice hazırlanmamış yerli yapımlarıda izleyip müslüman olduğunuzu nasıl unutuyorsunuz? Yabancıların bilimine, ilmine, zekasına çok az kişi dikkat edip benzeyip uygulamaya çalışırken onların bu serbest yaşamanı ( en çok da ilişki konularındaki serbestliğini ) nasıl bu kadar çok benimser oldunuz? Cahilliğe karşıyım araştırılsın bilgisiz kalınmasın. Günümüz teknolojileri sayesinde internette birçok kaybağaama mahremiyet bu kadar basit olmamalıdır. Artık bakirelik bir önemi kalmadı sözleri her geçen gün dahada artıyor. Peki müslümanlığın önemi nerede? Kimiz neyiz biz?
Bu içinde seks geçen benceleri en çok da kızlar beğeniyor. Bence birçok nendeler de bu yüzden yazılıyor... Yazık gerçekten her geçen gün insanların iyi diye kabul edebileceğimiz bir özellikleri bozuluyor..
Okumadığımı nereden çıkardın. Bende okuduğunu anladığından emin olmadan yorum getirenler2 tahammül edemiyorum. Eğer dikkatli okusaydın hem bu Benceleri yazma sebebine çözümümü anlardın hem de sadece bu Bence ye değil genel bir içerlemiş olduğunu anlardın.
Okusaydın ya da Okuduğunu anlayabilseydin, yaptığın yorumlarla uzaktan yakından bir şey paylaşılmış olmadığını anlayacaktın. Sizlerde bırakın artık din dersi fetvalarını artık. Kimin neyi nasıl yaşayacağı sizi bağlamaz.
Yazdıklarımı önyargıyla okuduğunuz ve anlamadan cevapladığınız bariz ortada. Siz inandığınız düşünceler doğrultusunda paylaştığınız bende kendi inandığım doğrularla görüş belirttim. Uzatmanın bir anlamı yok orta yolu bulamayacağımız aşikar. Size iyi günler.
Çoğu insanda geçerli bence bu diyeceğim, eğer rahatça seks yapabilsek artık sadece sevişmek isteyeceğiz ama şahsım adıma konuşuyorum bunu rahatça yapamadığımız için sevişmek değil sadece seks için bana çekici gelen biriyle evlenmeyi düşünüyorum. Doğru olmadığını biliyorum ama aklımda bu varken sevişmeyi ön plana alamıyorum.
haklı gerekçeleriniz vardır muhakkak. Elbette tercihleri yüzünden kimseyi yargılayamayız. Fakat sağlam temellere dayalı olmayan, sadece sekse dair bir evlilik, yaşamınız boyunca karşınıza hep "keşke" lerle çıkacaktır. Ve bu sizi mutsuz kılacaktır. Bir öneri sadece. İlginize ve görüşünüze teşekkürler.
İyi de bu ulaşılamaz değil ki. Peki neden bu tercih. Duygusuz, aşksız, ilgisiz. Yani sadece boşalabilmek için. Mantıklı mı? Oysa orgazmın hazzını bir kez bile yaşayabilseniz eminim böyle düşünmeyeceksiniz. Sadece bedeninizi değil, ruhunuzu da doyurabileceksiniz. Kaldı ki seks bir amaç değil, araçtır.
Ellerine sağlık çok güzel olmuş, her yazdığınıza katılıyorum. Yazdığınız çok şeyi ben kendimde yaşadım. Evlendiğimizde ikimizde tecrübesizdik bocaladık ama ben çoğu konuda bilgiliydim eşime de aktardım. Konuştukca daha iyiye gitti ilişkimiz, şu an ikimizde birbirimizi nasıl mutlu edeceğimizi biliyoruz. Düşünüyorumda eğer konuşmamış oldaydık bu konular hakkonda şimdi ciddi problemlerimiz olurdu, belki boşanmış bile olabilirdik.
Bir erkeğin seks yapmak ve boşalmaksa tek derdi, cebindeki para kadardır alternatifi. Sevişmekse beklentisi, kadınıdır tek istediği. Bu söze bayıldım...
Emeğine saglık, biz de korkudan bakireliğimiz bozulmasın diye oral ilişki filan yapıyoruz sevgililerimizle. Bence bu tabu yıkılmalı, biz de rahat rahat seks yapabilmeliyiz. Evlenene kadar yapalım rahat rahat. Her kız böyle düşünüyo ama çevre baskısı işte saçma.
Erkekler sapttı yok ustu kapalı konuşma açıkça söyle şeyimin ismini yok beni blmem nap erkeğimde sapıttniz ya zaten evlilikte o iş olcan anıra anıra yok s.. km yok pip. m karısına oros.. pum fahşemm dien admlar blyrum beni tiksndryolar evlenmek bile istemiyor uz artık
Evlilik dışı yaşanılan hiç bir seksi kutsamam. Takdir etmem. İyi yaptın demem. Ama laf da yapmam, gözümün önünde olmadığı sürece... Dört duvar arasında kim ne yiyorsa yesin. Sadece ulu orta, edepsizce ve arsızca olmasın...
En İyi Cevaplar