Sevmek Artık Ağır Geliyor!

Sabahları öyle yorgun, dayak yemişcesine uyanan; otobüste başı camda kulağında kulaklıkla işe okula gidenler arasındaki yerimi koruyorum. Güneş doğsada sabah ya da yağmurda vursa üstüme hep içimde kara bulutlar, fırtına ve dalgalarla başlıyorum güne. Hepinizin bildiği gibi depresyon denen illetin pençesindeyim. Hayattan tat alamamak bu kadar canımı acıtır mıydı diye düşünmemiştim daha önce. Ta ki yalnızlığın dikenleri, hatıraların içimi acıtan kareleri beni hapsedene kadar.


Yürüdüğüm yolda öyle başıboş serseri bir şarapnel parçası gibi öfkeliyim. Karşımda gördüğüm her mutluluk gösterisine isyanım var, anarşistim. Benim olmayan, bana gelmeyen huzuru sevinci gözlerinde gördüğüm her insandan alacağım var .


Daha kaç kez yıkılacak be sevda limanımız? Kaç kez daha sulu götürüp susuz döndüreceksiniz bizi?


Aşk ile bakan gözlerin, heyecandan tir tir titreyen seslerin katili oldunuz mutlumusunuz? Umudu, hayali, tek yaşama kaynağı sevda olan nice canları yaktınız da arkanıza bakmadan gittiniz mutlu musunuz?

Sevmek artık ağır geliyor !


Keşke lafından nefret ettiğim kadar bilmem başka bir kelimden nefret ettimmi ama durumumu açıklamaya yok başka sözüm. Keşkelerle dolu bir ömür bıraktınız ve her birini dalımdan ya bir yaprak koparıp gittiniz ya da sarartana kadar yediniz o ömrü bitirdiniz. Size ağır geldi gönül bağımız da peki gülüm bostanımızdan ne istediniz? Bizi kindar, bizi inançsız, bizi birer taş parçasına çeviren sizsiniz. Göçmen kuşlar gibi kondunuz her bir bahar dalımıza ve sonbaharı bile beklemedi çoğunuz, ilk yağmurda göçüp gittiniz.


Şimdi size en ağır hakaretler bile bize ağır geliyor ama size ihanet yakışır gülüm biz de taşıyamadığımız sevdalara inat koskoca yürekler var.

Sevmek Artık Ağır Geliyor!
Cevapla