Aşk Böyledir: Sen Sevdiğinle Kalırsın O da Nefretiyle

Kısa sürede birbirinizi çok sevdiniz. Sen sevdiğinle kaldın o nefret etmekle...
Kısa sürede birbirinizi çok sevdiniz. Sen sevdiğinle kaldın o nefret etmekle...


İlk görüşte aşka inanmayanlardandım ta ki bir merhabayla başlayana kadar. Birbirimize kısa sürede o kadar aşık olduk ki bana yıllardan beri hiç bu kadar aşık olmamıştım diyordu sürekli. İkimizde mutluluktan uçuyorduk. Öyle ki ikimizde inanmıyorduk bu kadar kısa sürede böyle bir aşkla birbirimize bağlanmamıza. Ailerle tanışıldı ve ben ilişki süresinde hiç bir şekilde yanlış bir şey yapmadım zaten ailesi ve kendisinin dediği gibi sen çok seviyorsun, beni hayatının merkezine alma demedisi bir türlü aklım almıyordu seven insan sevdiği insanı hayatının merkezine her zaman koyması gerek. Maddi manevi elinden ne geliyorsa yapması gerek ben bunu bilirim aşkta, sonuçta aynı yaşamı paylaşacağınız insan.


Aşk Böyledir: Sen Sevdiğinle Kalırsın O da Nefretiyle


Sürekli birbirimizi görme telaşındaydık ben bir yerlere gitsem hemen arar çok özledim nerdesin derdi. Beni heyecanla arkadaşlarını tanıştırması ve onlara çok aşık oldum demesi ve evliliğin ikimize yakışacağını herkes söylüyordu hatta çok yakın olduğu kuzeni kendine iyi birini bulmuşsun bırakma tembihlerini çok duydum.


Aşk Böyledir: Sen Sevdiğinle Kalırsın O da Nefretiyle


Ailesi sürekli öğle arası bizi kahve içmeye çağırırlardı. Ailesi beni çok severdi. Günün birinde gece saat 3 te dedesinin kötü olduğunu duydum bende onları alarak teyzesinin evine gittim sabaha kadar orda kaldıktan sonra erkenden işe gittim. O gün vefaat etmedi 2 gün sonra Allahın rahmetine kavuştu. Ben kötü günlerinde hep yanlarındaydım. Bu süreden sonra bana sana karşı heyecanım yok ama seni seviyorum diyordu.



Bir ara birlikte yürürken bana ben evlenmek istemiyorum dedi ben de evlilik öncesi korkmuştur diye sen ne şekilde istiyorsan öyle olsun dedim.



Küçük süprizler yapardım ben ona mesajla soru sorma ve cevabına karşılık küçük hediyeler. Bir yerlere giderdik mesela beğendiği birşey olurdu o zaman almazdım onu bir gün sonra süprizle hediye ederdim. İlerki tarihlerde kuzenin düğünü oldu beni de çağırdılar orda tum kuzenlerine bak bu benim yavuklum ona karışmayın derdi.



Tüm aile ferdleri ne zaman evleneceksiniz sorularını sorardı bende o ne zaman isterse o zaman derdim.



Bu süre zarfında benden soğuduğunu farkediyordum.


Aşk Böyledir: Sen Sevdiğinle Kalırsın O da Nefretiyle


Yavaş yavaş uzaklaştığını ve artık kopmaya yüz tutmuş iplerin artık tutarken ellerimi kanatmasını izliyordum. Bana bir süre ayrı kalalım biraz düşünmek istiyorum söylemleri dolaşmaya başladı ağzında bende bana bunu yaparak ayrılık kararını vermişsin zaten gel bir yerde oturalım konuşalım çözüm üretelim eğer olmazsa birlikte karar veririz dedim. Her görüşmeye çağırdığımda gelmedi ve sürekli uzaklaştı bende biri varsa ya da bir neden belirtirsen sevinirim diye üzerine çok gittim. Keşke bana güvenseydin laflarını sürekli tekrarlıyordu. Bende güvenle alakası yok bir ayrılık kararı alıyorsun tamam bunda özgürsün ama ayrılık kararını bana da açıklaman gerekmez mi? diye sorularım hep cevapsız ve baştan salma sözlerle geçiştirirldi.



Ayrılık çanları çalmaya başladı. Artık iletişim konusunda ne yaptıysam hep yanlış algılandı. Ne yapmaya çalıştıysam kırıcı laflarla ya da cevap vermeyerek beni küçük görmeye başladı.



Aşk için dağları delen ferhatı hiç okumamışça seven insan herşeyi göze alarak sevdiğinin peşinden koşar tezini hiç bilmeden. Artık ben gözünde nefret edilen bir insan haline geldim. Özür dilemeye çalıştıysam bu onu rahatsız ediyormuşum izlenimini yarattı. Telafi etmek için peşinden koştukça bu beni gözünde küçük düşürdü ve güçsüz biri olarak gösterdi.



Bu süre zarfında sevgiyle baktığım insana bana baktığı gibi nefretle bakmaya başladım. İçimdeki aşkı bastıra bastıra ve ortak arkadaşlarımızla birlikte eğlenmeye dışarıya çıkmaya başladık ve gerçekten mutluluğun sadece onunla olmadığını öğrettiler bana.



Bunları yaparken ortak arkadaşlarımıza karşı da tavır almaya başladı. Sanki terk eden ve mutlu olan benmişim gibi ortak arkadaşlarımı gördüğünde laf atmalar


En son dün arkadaşlarımızdan biri onunla konuşmaya çalışmış benden habersiz onun söylediği ben ona karşı hiçbir şey hissetmiyorum ve sürekli beni rahatsız ediyor ona patlamak üzereyim diye. Bu nefret ne arkadaş yaşanılan o güzel günlerin hiç mi anlamı yok. Ben hala seviyorum ne yazık ki değmeyen bir insanı sevgiyi geçtim, ben bir insanın acı çekmesine dayanamazken bana karşı kırılan insanlara bile vicdanım el vermiyor. Zoruma giden bunu bitirirken neden yüzyüze görüşmüyorsun heryerden engelleyip 3 ay geçtikten sonra facebook ilişki başladı diye paylaşım yapıyorsun. Herkese mutluyum keyfim yerinde nağraları atarak ondan sonraki hafta benimde olduğum bir ortamda ben gülmeyi unuttum demek ve karşıma geçmiş hiçbir şey olmamış gibi davranmak.



Sizce bu değer mi küçücük yüreğimle bu kadını taşımaya?



Bir de bir şiirimi sizinle paylaşmak isterim.


Hüzün Mevsimi


Şimdi bana kim içimdeki mevsimi sorabilir ki?
Kim bana sonbaharın yapraklarını yüreğimden nasıl düştüğünü
ya da kim sorabilir ki acının bastırabileceği mevsimi
Ben hüznün ve acının mevsimindeyim
Binlerce kez ölüp ölüp dirildigim mevsimde
Yağmurları hatırlıyorum
Yağmurluğu bile delip geçen yağmurları
Yuregimin en olmadık yerine yağan yağmurları
Sesim sağırlaşıyor herkese karşı
Suretim belirginliğini yitiriyor usulca çevremdekilere
Ya kan kusan yüreğim ....


Kalın sağlıcakla...

Aşk Böyledir: Sen Sevdiğinle Kalırsın O da Nefretiyle
Cevapla