Hoşlanmak ile sevmek arasında büyük fark vardır. Hoşlanmak karşılıklı bir bağ içermiyor aşk ise bağlılık. O yüzden insanlar aşktan pek söz etmiyor. Hatta insanlar hiç bir bağlılığın gerekmediği bağlamda sevgi sevgi sözcüğünü kullanıyor. Örneğin "Dondurmaya aşığım" deniyor. İnsan nasıl dondurmaya aşık olabilir. Ve insanlar "Köpeğime aşığım , arabama aşığım , arabamı seviyorum , şunu veya bunu seviyorum "diyorlar. Aslında herkes birbirine seni seviyorum demekten çok korkuyor. Eskiden insanlar aşık olurdu şimdi sevişiyorlar. Farkı görüyormusunuz? Aşık olmak sevişmenin altında eziliyor, pasif kalıyor. İnsanlar birbirine "Senden hoşlanıyorum "diyorlar. Niçin "Seni seviyorum "diyemiyorlar? Çünkü aşk bağlılık, beraberlik, risk , sorumluluk içeriyor. Hoşlanmak ise anlık bir olay -senden bugün hoşlanırım, yarın hoşlanmam hiç bir risk yok. Birisine "Seni seviyorum "dediğinde bir risk alıyorsun. Diyorsun ki ,"Seni seviyorum:seni sevmeye devam edeceğim. Bana güvenebilirsin , sana söz veriyorum. Aşk söz vermektir. Hoşlanıyorum dediğinde onunla ilgili değil kendinle ilgili bir şey söylüyorsun. Birisine "Seni seviyorum "dediğinde kendinle değil o insanla ilgili bir şey söylüyorsun. Oklar diğer insanı gösteriyor. Ve sonra orta da bir tehlike var, söz veriyorsun. Aşk söz verme özelliği taşır ve bağlılık ve birliktelik. Ve aşkın sonsuz bir tarafı vardır.
Hoşlanmak ile sevmek arasındaki fark nedir?
Sıradan aşk ile spiritüel aşk arasındaki fark nedir?
Ustam! Aklım firarda. Gözbebeklerimde müebbet hüzün, Dilimde ay kesiği bir yara, Düşüm kırık dökük, Umudumun boynu bükük, Bir öksüzün omuzlarında sükut. Yüreğim sana emanet sıkı tut. Tut ki; kancık pusulara düşmesin. Bir hain kurşunu gelip deşmesin...
Ustam! Ne zaman o senin bildiğin zaman, Ne sevda gördüğün masallardaki. Eskiden, Halı tezgahında dokunurdu aşklar, Nakış nakış, körpe kız ellerinde. Mendillere yazılırdı isimler, Yüreklere kazılırdı gizlice. Sevdalılar asil ve de yürekli Sevdalar, kavgalar iki kişilik. Oysa şimdi; Çorak gönüllere ekiliyor sevdalar seher vakitlerinde. Meşru sevdalardan, Gayrı meşru acılar doğuyor kundaklara, Günahkar gecelerden...
Beni herkes sevdaya asi sanır, Oysa aşk, beni nerde görse tanır, Hasret tanır, Zulüm tanır, Ölüm tanır, Yüzüm yüzümden utanır...
Yorgunum ustam; Ne katıksız somun isterim senden, Ne bir tas su, Ne taş yastıkta bir gece uykusu. Var gücünle asıl sükunetime, Çığlığım kopsun, Uzat ellerini güneşe dokun, Uyandır uykusundan, Tut yüreğimden ustam tut, Tut beni, sür güne...
Bazi konulara katilmiyorum!!! Sevmek ile hoslanmak cok farkli seylerdir. Hoslanmak, birseye belirli bir sure gelip/gecer bir hevesle beginilmesi/cok istenilmesidir ve bir sart soz konusudur, "" siyah gozlu insanlardan cok hoslaniyorum "" sart: siyah gozlu olmak sonuc : begenmek ! Hoslanmak, moda gibidir! Belirli bir sure sonra yerini baska birsey alir cunku zamanin zevki degisir ve sartlarda degisir ! Hoslantida akil menfaat vardir.
Sevdigim bir sozdur. "" Ask, cinler ve periler gibidir! Herkes ondan bahseder ama goren ve duyan bir elin bes parmagini gecmez ""
Askin bir tanimi yoktur, nokta , uzay, enerji gibi tanimsizdir! Ask iki kisilik bir olay mi olmasi gerekiyor! 2 taraf oldigu icin mi baglilik oluyor! Hayir, askta ne sart ne baglilik vardir! Askta hic birsey yoktur, mantik, rasyonel dusunce , zeka , menfaat... sadece karsi koyulmaz bir guc vardir. sorgulanamayan! Aciklanamayan!
Gunumuzde yuksek teknoloji, refah duzeyi, alin gucu, kitlesel etkilesim araclarinin varligi ve cok buyuk tesir etkisi/ sosyal medya/gorsel medya vb. / gibi etkiler cok ddazla oldugu icin herhangi birseye erisim cok kolay ve buda tuketim cilginligi yseatiyor, sonradan gormelik yaratiyor, insani erdem ve duygulari koreltiyor! Dunya toplumu olarak bu hale geldiysek sevmeyide sevismeyide aski da bir tutarlar. Herkes hoslandigini , sevdigini, sevistigini ask saniyor! Yuce ask agizlarda sakiz olmus , ruhsuz yureklerde cirit atiyor!
Ask, ustun, yuce ve aciklanamaz bir dusunce/duygu/saik/durum... Kisitli aklimizla bu kadarini bile idrak edebiliyorsak, basit ask , sipirutel (ruhsal ) ask diye bir sey olamaz, siniflanamaz. Askin ne oldugunu bilmiyoruz, nasil basit olavilir?
Ukalalik etmek istemem cok uzun oldu, affiniza mahcuben dusuncemi soylemek istedim :)
Bu anlattıkların fi tarihinden kalma alışkanlıklar. şu an gayet herkes herkese "seni seviyorum" diyebiliyor ama sadece sözde seviyorlar. Eskiden insanlar daha dürüsttü "seviyorum" demek için sevmesi gerekirdi şimdi öyle değil ki, salla sallayabildiğin kadar atış serbest ;)
Aşk olayı aslında bir şeye karşı duyulan yoğun sevgi ya da sevginin zirvesi de olabilir. Canlıya da aşk duyabilirsin cansız bir şeye de. Mesela gökyüzüne duyduğum aşkı canlıya karşı yaşayamam çünkü benim aşkım orada.
Hoşlanmak artık herkes herkesten hoşlanabiliyor ya da farklı niyetlerinden dolayı hoşlanmış gibi davranabiliyor.
Bir durakta gördüğüm kız güzel ise hayallerimdeki gibi ise hoşlanırım ama onunla irtibata geçtikten sonra tanıştıktan sonra sevememiş isem sadece hoşlantı olarak beğenti olarak kalır ve toz gibi rüzgarla uçar gider bu hoşlantı. Sevmek ise bambaşka bir olay. Onun için sürekli güzel şeyler peşinde koşarsın o mutlu olsun diye. Kendinden katarsın, hayattan katarsın karıştırırsın bir iksir içirmeye çalışırsın o mutlu olsun diye, Sevmek; mutlu etmektir ve bunun için sürekli çaba harcamaktır. Hoşlantı ise; bunun zerre kadarını ancak hissedersin :)
En İyi Cevaplar