“Kimseye güvenme” duygusu aslında çoğu zaman abartıdan değil, yaşanan tecrübelerden doğan bir refleks olur. İnsan hayatta birkaç kez hayal kırıklığı yaşadığında, kendini korumak için içten içe bir duvar örmeye başlar. Bu duvarın adı çoğu zaman güvensizliktir. Yani tamamen sebepsiz ortaya çıkan bir duygu değildir. Ama burada ince bir denge var. Hiç kimseye güvenmemek insanı koruyabilir gibi görünse de uzun vadede insanı yalnızlaştırır ve ilişkileri zorlaştırır. Çünkü sağlıklı ilişkilerin temeli belli bir ölçüde güvendir. Bu yüzden belki de en doğru yaklaşım “herkese körü körüne güvenmemek ama kimseye de tamamen kapıyı kapatmamak” olabilir. Söylediğin söz de aslında bu hayal kırıklığını çok iyi anlatıyor:“Kimseye güvenme sana iyi geceler dileyen başkasına uyuyamıyorum diyor.”Bu cümle insanların bazen iki yüzlü davranabileceğini, aynı anda farklı insanlara farklı duygular gösterebildiğini anlatan bir sitem. Böyle şeyler gerçekten yaşanabiliyor ve insanın güven duygusunu zedeleyebiliyor. Ama yine de herkesin böyle olmadığını unutmamak önemli. Bazı insanlar gerçekten samimi ve dürüst olabiliyor. Belki mesele kimseye güvenmemek değil, kime ne kadar güveneceğini öğrenmek.
Biraz yaşananlarla ilgili bence. İnsan hayal kırıklığı gördükçe ister istemez daha temkinli oluyor. O yüzden güvenmemek bazen refleks gibi. Ama herkesi aynı kefeye koymak da doğru gelmiyor. En iyisi ne tamamen körü körüne güvenmek ne de herkese kapıyı kapatmak.
Vallahi ben insan oğlunun ne yapıp yapamayacağını şartlara ve duruma göre değişebileceğini biliyorum tabii ki istisnalar vardır ama adı üstünde sadece istisna 🙃
bence yaşadıklarımızla haklı bir refleks. yani etrafımızdaki insanlara güvenmeyi bıraktığımız anda kendimizi çok daha güvende hissediyoruz. tabi ki bu aşırıya kaçınca da insan ilişkilerinde zorluklar yaşayabiliyoruz ama yine de bence haklı bir refleks.
Evet haklısın zaten sorumu yanlış anlayanlar var sanırım senin nezdinde onlara da cevap vermiş olayım insanlara güvenmemek kendini bir yere kapatmak kimseyle iletişim kurmamak değil.. arkadaşlık da ediyorum iletişim de kuruyorum konuşuyorum da bu güven duygusu sadece insanın içinde zihninde bir duvar oradan sızanlar da olmuyor değil ben tam anlamıyla güvenmediğimden bahsettim sadece 😊
Hayatta alınan darbeler ve yaşanan hayal kırıklıkları, kişide doğal olarak bir sonuç ilişkisi yaratır. Bu durumda insan, kendini korumak için bilinçli bir şekilde bir duvar örer. Bu duvar, aslında zihinsel bir doğurganlıktır. Dolayısıyla herkesle konuşup görüşmek mümkündür; ancak gerçek güven, karşı tarafın yaşam tarzı, hareketleri ve size karşı tutumlarından yola çıkarak zamanla oluşur.
Bu çağda güven konusunda temkinli olmak bana abartı gibi gelmiyor; aksine insanın kendini hayal kırıklıklarından sakınma biçimi bence. Aynı sözlerin farklı yüzlere aynı samimiyetsizlikle söylendiğini gördükçe insan ister istemez geri çekiliyor. Dün samimiyet sandığımız şeylerin bir sonraki gün yalnızca kısa ve anlık bir rol olduğunu fark edince, önceden mesafeli olup temkinli yaklaşmak abartı değil; tecrübenin insana kazandırdığı bir uyanış, öğrenilmiş bir farkındalık oluyor. Bu da kişiyi yanlış insanların yaratacağı yaralardan koruyor bence.
Canın yanmış gibi hissettim okurken… 💔 Böyle şeyler yaşayınca “kimseye güvenme” demek refleks oluyor gerçekten. Sana iyi geceler deyip başkasına bambaşka cümleler kuran biri varsa, sorun güvenmekte değil, karşındaki karakterde. İnsan temkinli olmalı ama kalbini tamamen kapatmak da seni yalnızlaştırır. Güven seçilerek verilir, hak edene damla damla 💫 Sence bu yaşadığın tek bir kişiye mi ait, yoksa genelleme yapmana sebep olan daha çok şey mi var?
Valla bu devirde kimsenin "iyi geceler"ine de "günaydın"ına da tamah etmemek lazım. Birine iyi uykular derken öbürüne seninle uykum açıldı diyenlerin dünyasında, güvenmek ancak saflık olur. Haklı bir refleks, hatta geç kalınmış bir uyanış diyelim biz buna! Uyuyamıyorum diyenlerin samimiyetsizliği yüzünden, uykusu gelenlerin bile dürüstlüğüne inanamaz olduk. Bu bir abartı değil, tecrübenin acı bir faturası..
Zaten insanlara güvenmemek hiç iletişim kurmamak kapılarını kapatmaktan geçmiyor.. etrafımızda akrabamız arkadaşımız komşumuz iş yaptığımız kişiler vs muhatap oluyoruz bir şekilde inanıyormuş gibi yapmıyoruz rol yapmaya gerek yok sadece güven gerektirecek konularda güvenmiyoruz bu kadar basit… konuşarak yazdım biraz uzun olmuş kusura bakma 🙃
İşte bu tip insanlar yüzünden ister istemez algı oluşuyor başkasına borç verirken ya daha çok düşünerek hareket etmek lazım ya da hiç vermemek gibi seçimler yapmak zorunda kalıyoruz..
Tabii ki her insan aynı şeyi yapacak diye bir kavram yok benim düşüncem insanların duruş tavır ve yaptığı eylemlerin … zamanın şartlarına uygun koşullarına ve eline geçen imkanlara göre şekil değiştirebilir oldukları yönünde. o sebepten TAM anlamıyla güvenmiyorum
Evet haklısın zaten sorumu yanlış anlayanlar var sanırım senin nezdinde onlara da cevap vermiş olayım insanlara güvenmemek kendini bir yere kapatmak kimseyle iletişim kurmamak değil.. arkadaşlık da ediyorum iletişim de kuruyorum konuşuyorum da bu güven duygusu sadece insanın içinde zihninde bir duvar oradan sızanlar da olmuyor değil ben tam anlamıyla bir insana güvenmediğimden bahsettim sadece
Tabii ki duvarların arasından damla damla sızıyor bazen güven paronayak gibi kimseye güvenmiyorum hiçbir şey paylaşmiyim da değil benim demek istediğim tam anlamıyla güvenmek işte o çok zor. Sonuç olarak kendine güvenmen yetiyor bazen hayata devam etmek için 😊
Ben artik hiçbir savunma yapmadan %100 sırtımı dayayabileceğim güvenebileceğim birisi istiyorum hayatımda Tamam güveniyoruz ama ölçülü hep Biz en iyisi güvenilir insan olalım Güvenmeyi birakalim onlar bize güvensinler Benim cevremdeki herkes bana güvenir ama ben ölçülü
Güven bu devirde herkes için inanilmaz önemli oluyor. Malum insanlarimiz cok cok degişti. Her gün farklı şeylerle karşilasmak ve bunun içinde kendini hayal edince insanlar zor güveniyor
İnce dala kalın dala güvendiğin kadar güvenemezsin yani bir insana ne kadar güveneceğini onu tanidiktan sonra karar vermelisin genele baktığımızda bu zamanda insanlara fazla güvenilmez değiliniyorsa bu söylemleride dikkate almak lazim
Sevgi varsa, aşk varsa, duygularının karşılığı güvendir.. güvendiğin birine ilgi duyuyorsan sevebilirsin 😇 her insan güven vermez, duygusal bi bağ olmalı, ben bu adamı veya kadını seviyorum, acaba benide, benim sevdiğim gibi seviyor mu? diye düşünmemek lazım.. Yani sevgi bence aşkla harmanlandığında o güven zaten var demektir 😇
Anladım sen ikili ilişki olarak vermişsin cevabı ama ben genel olarak güvenden bahsettim mesela iş yaptığın insanlarla komşunla arkadaşınla yani kısaca diyalog kurduğumuz tüm insanlar için…
Yazdıklarına katılmıyorum. ‘Kimseye güvenmiyorum’ diyen herkesi kendi hatalarının arkasına saklanan insanlar gibi görmek bana oldukça haksız bir genelleme gibi geliyor. İnsan bazen gördüğünü görmezden geldiği için değil, gerçekten incindiği, hayal kırıklığı yaşadığı için böyle bir noktaya gelir. Güven duygusu bir anda yok olmaz; çoğu zaman yaşananların, kırgınlıkların ve hayal kırıklıklarının sonucudur. Bu yüzden insanların temkinli olmasını sadece ahmaklık ya da aptallıkla açıklamak hem yüzeysel hem de insana pek adil yaklaşmayan bir bakış açısı.