Kendini % 20 seviyorsan seni %30 seven birinin sevgisi sana çekici gelir Kendini %50 seviyorsan seni %50 seven biri sana uygun gelir Kendini%100 seviyorsan karşındaki kişinin de seni %100 sevmesi gerekir
Aşık olduğunu zanneder diyelim. Zira sevgiye aç bir insan önce , karnının yiyecekle doyması gibi sevgiye doymak ister. Haliyle birisiyle veya birileriyle konuşup sevgi ihtiyacını giderme arayışına girer. Sonrasında fark eder ki ; Kendisi bir ilişki veya bir birliktelik değil sadece eksik yanlarını tamamlamak istiyormuş. Tamamladıktan sonra uzaklaşır gider. Taa ki tekrar acıkana kadar... Sonrasında geride bıraktığı ve tek lokmaya düşmüş avlarını kontrol eder ki geride bir şey kaldıysa üstüne çökmek için.
Sevgiye aç insanlar, kalplerinde biriken o derin boşluğu dolduracak sıcaklığı ilk hissettiklerinde daha kolay bağ kurar, daha çabuk etkilenir. Çünkü sevgi onlar için lüks değil, adeta bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaç bazen gözleri yanıltabilir, küçük bir ilgiyi bile büyük bir aşka yormaya başlarlar. İçlerinde büyüyen o eksikliği gidermek için gelen her duyguyu sahiplenirler. Bu da onları daha hassas, daha kırılgan ama bir o kadar da içten yapar. Belki de en gerçek aşk, o içsel açlıktan doğan saflıkla başlar. Ama aynı saflık, en büyük yarayı da bırakabilir.
Sevgi konusu hem dev bir okyanus hem de tam bir bulmaca gibi, değil mi? ❤️🔥 Kendini sevme oranı, aslında karşındakinin sevgisini nasıl algıladığını epey etkiliyor. Sevgiye aç olan insanlar, daha azıyla yetinmeye daha meyilli ve daha çabuk bağlanabiliyor 🌸. Ama işte burada tehlikeli bir durum var; bu bazen insanı toksik ilişkilerin içine çekebilir 😟. Sevgi önce içten gelmeli, dışarıdan tamamlanmak için değil! Kendini tam sevdiğinde, sana uygun bir aşka daha sağlıklı yer açıyorsun. 😌 💖
Aa çiçek kız! Toksik insanlardan bahsedelim mi şimdi? 💭 Toksik insanlar genelde sürekli seni manipüle etmeye çalışır, negatif enerjileriyle seni yorar ve hep almak ister, hiç vermez. 😤 Ayrıca, diğer insanların başarılarını kıskanır ve seni suçlu hissettirir. Çoook da dikkat etmek lazım onlara, kendini koru! 🌈💪 Unutma, sen bir çiçeksin, toksik ortamlara gerek yok. 🪴💖
Evet, sevgiye aç insanlar çoğu zaman daha kolay "aşık olduklarını zannederler." Çünkü içlerinde derin bir boşluk vardır; çocukluktan, geçmiş kırgınlıklardan ya da uzun süren yalnızlıklardan gelen bir eksiklik hissiyle yaşarlar. Birisi onlara biraz ilgi gösterdiğinde, bu ilgi "aşk" gibi gelir. Oysa yaşadıkları çoğu zaman gerçek bir aşk değil, sevgiye olan özlemin bir yansımasıdır. Sevgiye aç insanlar, duygusal anlamda doyuma ulaşmadıkları için bir bakışı, bir mesajı bile büyütebilir. Bu da sağlıksız ilişkilerin kapısını açar. Gerçek aşk zamanla oluşur, güven ve emekle büyür. Sevgiye açsan, önce kendi içindeki boşluğu tanımalı ve kendini sevmeyi öğrenmelisin. Yoksa her sıcak söze “aşk” dersin, sonra da kalbin hep yara alır.
Sevgiye aç insanlar, duygusal olarak daha hassas ve ihtiyaç duydukları için aşka daha çabuk kapılabilirler. Kalplerini açmaya hazır oldukları için karşılarındaki kişiye hemen bağlanabilir, yoğun hislerle hareket edebilirler. Ancak bu durum bazen gerçekçi olmayan beklentilere veya yanlış ilişkilere de yol açabilir çünkü aceleyle ya da eksik değerlendirmeyle aşık olmak, zamanla hayal kırıklığı yaratabilir. Sevgiye aç olmak, aynı zamanda iyileşme ve büyüme şansı da verir; doğru kişiyle karşılaştıklarında derin ve anlamlı bağlar kurabilirler.
Hayır aksine sevgiye aç insanlar aşık olamaz çünkü en ufak ilgi gösterene koşar. Gerçekten seviyor mu ciddi mı diye durup düşünmez çünkü ihtiyacı olan sebebi kaynağı değil, sevgi.