"Picasso'ya yaptığı tabloların gerçeği yansıtmadığı söylendiğinde şu cevabı vermiş: "Zaten gördüğümüz hiçbir şey gerçekte olduğu gibi değildir ki..." Fotoğrafçılar deklanşöre basmadan önce "Gülümseyin!" diyorlar. Gülümseyin ve örtün yaşadıklarınızı."
Bir adam Picasso'ya şöyle der: -Renkleri karıştırmaktan ve içiçe geçmiş çizgiler yapmaktan başka resim yeteneğin yok gibi geliyor bana...
Picasso fırçasını alır ve yere bir buğday tanesi resmi çizer. Öyle gerçekçi olur ki bir tavuk yemek için gagalamaya başlar.
Gördüğü durumdan şaşkına dönen adam Picassoya: -Bu kadar mükemmel resimler yapabiliyorken niçin bu garip resimleri yapmakta ısrar ediyorsunuz?
Picasso yanıtı yapıştırır: -Çünkü ben resimlerimi tavuklar için yapmıyorum...
Resim: Pablo Picasso tarafından (1881-1973)
Alttaki açıklamaya göre sorum; peki siz hayatı kim için renklendiriyorsunuz?
"Hiçbir şey gerçekte olduğu gibi değildir" fadesi, istisnaları olsa da çok doğru bir yorum.. İçinde fırtınalar kopan ama görünürde günlük güneşlik hissi veren birçok canlı var; insan gibi.. Picasso da olayın bu noktasına vurgu yapmış ve daha fazla duygu katmış eserlerine gibi görünüyor.. O buğdayı tavuklar için değil, bence bir un değirmencisi için yapmış..
Kavramlar ve nesneler sadece hayal edebildiğimiz sınırlar içinde kalırsa bize hiçbir şey katmazlar bazen gördüklerimizin üstünde şeyleri görmek veya kendimize göre şekillendirmek gerekebilir ki bize anlam katsınlar bir şeyler öğren bilelim bazen gerçekler gördüğümüzden ibaret olmayabilir ve bazen sadece sabit şeylere takılı kalmak bizi yokluğa da yok olmaya da götürebilir Farklı olmak incelenmek değil yaşamı gerçek manada kabullenmen ta kendisidir
Kendim hariç sevdiklerim için. Gerçek anlamda sevdiklerim için. Onları mutlu görmek için. Kendi mutluluğumu hiçe sayıp onların bir kere güldüğünü görmek için.