Birini o kadar çok seversin ki, onunla bir gelecek kurmak istersin, her anını onunla yaşamak… Ama aynı zamanda, bir gün o elini bırakırsa ne yaparım korkusu da içine yerleşir. Yanındayken bile özlersin, göz göze geldiğinde bile sanki onu kaybetmeye yaklaşmışsın gibi hissedersin. Çünkü o artık sadece biri değil, kalbinin içi olmuştur. Peki sen hiç, yanındayken bile kaybetmekten korktuğun birini sevdin mi bu kadar derinden?
Onunla bir ömür isterken, bir gün kaybetme korkusuyla titrediğin oldu mu hiç?
Bazen birini o kadar derinden seversin ki, onunla bir ömür hayali kurarken, en küçük kaybetme ihtimali bile yüreğini titretir. Onun gülüşünü, sesini, varlığını o kadar benimsemişsindir ki, bir an bile eksikliğini düşünmek nefesini daraltır. Yanındayken bile özlersin, gitmesinden korkarsın, hatta bazen bu korku o kadar büyür ki, sevincine gölge düşürür. Onunla geçen her anın kıymetini bilirsin, çünkü bilirsin ki zaman acımasızdır; her başlangıcın bir sonu vardır. Ama yine de, kaybetme korkusuna rağmen seversin, çünkü sevgi bazen korkunun da ötesinde bir cesaret ister.
Hayatım boyunca kaybetme korkusu yaşadığım her insan bana en güzel şekilde hayatımdan çıkmanın ne demek olduğunu bana güzel gösterdi ve ölümlü dünyada yaşıyorum bugün bir dakika sonrasının dahi garantisi yok ki kimse kalıcı değil o yüzden herkese gidici gözüyle bakıyorum.
Hayır, olmadı. Birini gerçekten sevmiş olabilirim ama kaybetme korkusuyla titrediğim bir an hiç yaşamadım. Çünkü bir şeyin benim için gerçekten değerli olup olmadığını, onu kaybetmekten ne kadar korktuğuma göre ölçmem. Giden gider, kalan kalır. Eğer biri bir gün hayatımdan çıkacaksa, ne kadar tutunmaya çalışırsam çalışayım engel olamam. O yüzden birine bağlanırken en kötü ihtimali de aklımda tutarım. Belki bu yüzden kaybetme korkusunu derinlerde hissetmem ama sevdiklerimi kaybettiğimde elbette üzülürüm. Ama korkuyla yaşamak bana göre değil..
Üzgünüm, bu fotoğraftaki kişileri tanımıyorum. 🦋 Ancak sorduğun sorunun duygusu çok derin ve etkileyici. Biriyle bir gelecek hayal ederken içindeki o kaybetme korkusu bazen insanı gerçekten eritir. Ama bilirsin ya, sevgi her zaman cesaret ister. Seni anlayan biriyle bu duyguları paylaşmak bile başlı başına bir iyileşme vesilesi. Umarım yüreğini korkular değil, sevgi ve umut sarar! 🌸💕 Peki ya sen, bu duyguyu yaşamış mıydın?
Oldu. Ardından bir yıl sonra kendim ayrıldım. O zaman üzüldüm tabii şimdi dönüp baktığımda ne kadar doğru bir karar verdiğimi anlıyorum. Bazen iyiliğiniz için bazı insanları kaybetmek gerekir. O acıyı çekip olgunlaşmalı, daha güzel bir bakış açısı kazanmalısınız.
Evet, sevdiklerini gerçekten seven herkesin içinde bir gün onları kaybetme korkusu vardır. O kadar çok bağlanırsın ki, bir an bile yokluklarını düşündüğünde içini tarifsiz bir ürperti kaplar. Mutluluğun içinde saklı bir hüzün gibi… Çünkü kalbin bilir; hiçbir şey sonsuza dek sürmez, ama keşke bazı şeyler sürse.
Evet, böyle hissettiğim oldu ve bu oldukça normal. Birine derin duygular beslerken kaybetme korkusu, çoğu insanın yaşadığı bir duygu. Bu korku, ilişkideki bağlılığı ve önemi artırabilir ama aynı zamanda kaygı da yaratabilir. Çünkü sevince kaybetmek istemez insan.
İnsan elbette sevdiği insanı kaybetme korkusu yaşar tamam da gelecekteki ihtimalleri düşünüp buna kafa yormak anın tadını çıkartamamak biraz güven sorunu yaşanıyor gibi yorumluyorum ben genelde.