Nezaman gecer bu his ne dersiniz?

Kalbim cok yorgun, kirik parcalari toparlamaya calistikca heryere dagilan goz yaslarim, caresizliklerim ve bitmek bilmeyen yanlizligim. Icimdeki ses cok yorgun, cigliklarim artik evimdeki en benimsedigim ses tonum.


Tekrar tekrar ayni seyleri yasamak ve birturlu döndugum yere bile varamamak.


Oglum agladiginda kalbimin atisi, tuylerimin diken diken olusu sanki bir ucurumda herhan dusucekmis gibi, damarlarim avuclarima verilmis gibi siki siki tutuslarim geliyor aklima herseferinde.

Kimsenin anlamadigi icinde kayboldugum mutlulugu yasarken, bana destek olmasi gereken tek insanin inatla beni anlamamasi. Olmadik anlarda soylenmemesi gereken sozler kelimeler ve kulagimda hic bitemeyen bir ses. Aramizda sanki yeni basliyor gibi dusunulen bir sogukluk cok tanidik oysaki ama aksine bazende bir okadar cok yabanci.


Yorgunum evet cunku geceleri omuzlarimin agirligi nefesimi keserken, sabahlari bileklerimin yerinden cikacakmiscasina beni uyandirmasini ancak sessizce kabuleniyorum. Aynaya baktikca gözumdeki kan ve her oksurdugumde dikislerimin hergun yeniden yedi kat kesiliyormus hissinde yasamaktan yoruldum.


Kendimde degilim. Evin isleri, bebegimin temiz hazirlanmasi gereken kiyafetleri ve onun tum ihtiyaclarini karsilama cabalari bir tarafa, diger yandan ruhumla sevgimi vermek istedigim bir kucuk kalp gözleriyle her sabah icimi isitiyor.


Koskoca bir yanlizlik, tek basina kosturtma. O insan haftada bir kere yaptigi seyi binkere yuzume vururken benim hergun yaptigim kenera atilmasina katlanamadigim haksizlik. Duzen kurma istedigi ama arkami döndugum gibi cikartilip yerine koyulmayan esyalar. Yerine koyulmayan ne cok sey var, disardan bakilinca sadece bir temizlik sorunu gibi gorunsede oysaki icinde yasamak zorunda oldugum alanin ruhumu darlamasi, arkadan toplamaktan biktigim günlerimdeyim. Kim anlar oysaki daginik bir beyin her zaman daginik bir yasam alaninin yansimasi oldugunu.


Yapa yanlizim, cocuguma bakma konusundada. Temiz mis kokan bir evin duzeni tutmak konusundada ve en onemlisi hayatla bas etmek konusunda. Yanliz savasiyorken, okadar anlamsizki yanimdaki o insan. Varligi yok gibi, nefes alan bir vucut gibi koltukta gecen zaman ve ömur sadece. Artilarindan cok, okadar cok Eksileri dağ olmuski ipini kacirmisim. Artilarini dusunup kendimi kandirma devrinin bittigi, gecen yilarimin bana biraktigi o koskocaman eksiklik.


O insana karsi artik sozun bittigi yerdeyim. Deniyorum ama olmayan bir iliski.

Bu kabusun bir gun bitecegi dilegile bu gecede uyuyorum.

Nezaman gecer bu his ne dersiniz?
Cevapla