Bir daha böyle sevmemeye yemin edeceğim?

Ben birini sevdim, çok sevdim hem de. Yağmurdan sonra yağan toprak kokusu gibiydi benim için, ya da çocukluğumun pazar sabahları. Hani sabah erkenden kalkardık, en sevdiğimiz çizgi film başlayacak diye televizyon başında saatlerce beklerdik ya, aynı öyle bekledim hep telefon başında. Sesini duyduğum her an, yeniden doğdum aslında. Ama fark etmedi. Çok sevdim, her şeyden çok. Bu zamana kadar hayatıma giren ne kadar insan varsa meğerse ne kadar hiçmiş onun yanında. Fark edemedim, o da fark etmedi. Konuşurken özler mi insan? Ben özledim. Yanındayken özler mi bir insan? Ben özledim. Gece konuşurken, bir an önce sabah olsa da , az sonra bizi ayıracak olan uyku bitse der mi insan, ben dedim. Kendimden taviz vermezdim bu güne kadar, onunla verdim. Geçer dedim, düzelir dedim. Düzelmeli dedim, yapabilmeliyiz dedim. Her defasında buna inandim. Bir nokta da yanlış anlaşıldım sanırım. Onunla her türlü zorluğa vardım ben, onsuzluğa değil. Sol yanımda bir şeyler oluyor, anlam veremediğim türden şeyler. Gecenin verdiği efkar değil bu, yanlış anlaşılmasın. Kendimi döküyorum, derdimi anlatıyorum. En iyi satırlar anlar beni, saatlerce yazmak isteyip yazamadığım tarifi olmayan o duygularımı, içimden geçenleri dilime dökemediğimi en iyi bu satırlar anlar. Çünkü dönüp dolaşıp ona geliyorum, ona olan sevgime. Benden başka bilen yok, onu ne kadar sevdiğimi. Bir de Allah'tan. Zaten en çok o biliyor, neredeyse günün her saati ona anlatıyorum derdimi. Beni dinleyen en güzel dost, kalbime ferahlık veren en güzel dost. Kalbimde yaşadığım bu sevginin büyük bir kırgınlığı var. Ben her türlü zorluğa hep hazırken, ne kadar kavga edersek edelim, ne kadar tartışırsak tartışalım geceyi seni seviyorum demeden bitirmeyelim derken, neden en ufak bir zorlukta ben sevgim ile başbaşa kaldım? Çocukluğum, kolay değil. Yıllarım onunla geçti, onu severek geçti. Kendimi yitirdim peşinde koşmaktan, bir kere olsun pişman olmadım, ama o gitti 🙂
Bir daha böyle sevmemeye yemin edeceğim?
Cevapla