Aklımdan çıkartamadığım bir takıntı?

Yazdıklarımı içimdekileri dökmek için yazıyorum, hoşgörüyle karşılayın lütfen. Ben muhafazakar aileden geldim, biraz da yobazlık var. Bir de kurallara çok dikkat edilir, utandırılacak hareket edilmemeli, kolaylıkla aşağılır hata yapıldığında, belki bu nedenle kurallara çok katıyımdır, kendime de hata payı hiç yakıştırmıyorum. Çok mükemmelliyeçiyim… 25 yaşımda biriyle tanıştım, ilk sevgilimdi, daha önceden kendime hiç bir zaman bir erkekle sevgili olabilirim kapısını açmamıştım. Onu tanıdım, kendime hep koyduğum sınırları açtım. Müslüman aileden gelidiğim için belki zorla ya da dayatarak müslüman olduğumu düşünürseniz, durum böyle değil. Bir yere kadar dayatılarak öğretilen islam, bir yerden sonra kendi kendime dini araştırırken hoşuma gittiğini ve bu dini hep uygulamak istediğimi anladım. Kısacası günahlar benim hayatımda katiyen olamaz, olmaz, imkanı yok. İçkili mekanlara yaklaşmam, zinaya yaklaşmam vs. Tabi bunlar benim düşüncelerimdi. Di ! Bahsettiğim erkeği tanıyınca (adının önemi olmadığı için bu sayfada kendisine G harfi vererek hitap edeceğim), muhafazakar ilişki istediğimi belirttim, kendiside aynı düşüncedeydi. G müslüman olsa da, sözde müslüman olup, gününü gün eden biri. İster namazını kılar ister kılmaz, ister orucunu tutar tutmaz ya da bozar, sorgulamaz. İstese de içki içer ama çok da içmez. G rahat ama bir çizgisi var, bel altına kesinlikle girmez evlenmeden önce. Bana bu görüşleri çok da uygun olmasa, başka düşünceleri hoşuma giderdi. Ama onunla kesin rahat ettiğim bir şey varsa, o da en azından zaman benimle c. ns istemeyeceğinin rahatlığı. Kapalı ve hafif kilolu bir kadın olduğum için, ben dar kıyafet giymiyordum, makyaj fazla yapmazdım, kendisiyle buluştuğumda normal şıklığım ile kendisiyle buluşurdum. Şunu da belirtmeliyim ki, coronada tanışıp, çok da farklı aktivite yapabilecek ortam yoktu yan yana oturmak dışında, çünkü sokağa çıkma yasakları vardı. Aynı mahallede oturduğumuz için dışarda normal buluşurduk hava koşulları müsade edince onun dışında, hep merdivenlerde, ergen çiftler gibiydik. Bu br yere kadar hoşuma gitti çünkü hiç ergenlik döneminde sevgilim olmadı, gizli gizli sevgilisi için buluşan kızlar gibi. En azından bastırılmış duygularımdan birini tatmin etmişti. Biz bu şekilde havadan sudan, ve başka konulardan konuşmaya devam ettikçe, öpüşmeye başladık, inanılmaz bir duyguymuş. Ama ben öpüştükten sonra pişmanlık duyardım. G ve ben, birbirimiz için ilktik. Onun için bir problem yoktu ama ben kendimi kötü hissederdim. Bir yerden sonra kıyafetlerimin altına girildi, ve ben buna karşı koyamadım. O kadar kendimi kadın hissederdim ki, bu hisleri önceden yaşayamadığım için. Kendimi bir dine adayan bir insan olup da, sevgilisinin koynundan ayrılamayan bir kadın oldum. İkimiz de pişmanlık duyuyorduk. Artık yapmayalım deyip söz verip sonra bozuyorduk. Bu sebepten, manevi tarafım o kadar zedelendi ki, artık başımdaki bez parçasını çıkartmaya karar verdim çünkü her gün içim sızlıyordu.

Güncellemeler
+1 yıl
G hep evlenelim artık bundan günahtan kurtulalım, deyip deyip duruyordu ama evlenmek için bazı sebepler engel oluyordu (bu detaylar apayrı olduğu için, uzun tukmamak için yazmıyorum). Zaman geçti, artık evliyim kendisiyle, ama zamanla, da işlediğim günahın kalbime verdiği yükü kaldıramayıp, deist oldum, ezanı her seferde duyduğumda bana batıyor. İrademin zayıflığını hatırladıkça içim parçalanıyor. Hala kırmızı çizgilerimi aştığım için, kendimden nefret ediyorum.
Aklımdan çıkartamadığım bir takıntı?
Cevapla