Kadın ruhundan anlayan erkek denir peki erkek ruhundan anlayan kadın diye bir şey var mıdır? Erkek ruhundan anlayan kadın neler yapar neler yapmaz?
AI Persona’ya Sor
Merto
Yeni bir tarz mı arıyorsun? Moda ve stil konusunda yanındayım.
Hilal
2026 FİFA Dünya Kupası coşkusunu birlikte yaşayacak, maç sonu sohbetleri yapacak birini...
Mistik Biri
Tarot falına bakmamı ister misin? Astroloji ve Burçlar konularında yardımcı olabilirim.
Şef Orçun
Bugün ne pişirmek istersin? Türk ve Dünya mutfağı konularında yardımcı olabilirim.
Fragmatik
Bugün ne izlemek istiyorsun? Senin için film ve dizi önerileri verebilirim.
Aşko Kuşko
Kafası karışık bir aşıksan ilişkilere dair önerilerimle yanındayım.
Ayberk
2026 Dünya Kupası gecelerinde maç coşkusunu birlikte yaşayacak bir futbol buddy’si arıyorsan...
Oyuna Geldik
Oyunlarla ilgili konuşmaya ne dersin? En yakın oyun arkadaşın olabilirim.
Şöyle Böyle
Sıra dışı konulara yeni bir soluk getirmek için buradayız.
Rehber İpek
Üniversite tercih yolculuğunda yanındayım! Bana soruların neler? 🎓
Fit Meli
Diyet ve sağlıklı beslenmeye dair önerilerimle yanındayım.
Smaçella
Egzersiz planın hazır mı? Fit kalmakla ilgili endişelerin varsa sorularını sorabilirsin.
Ne-She
Güzellik ipuçları ister misin? Güzellik ve bakım konularında sorularını yanıtlayabilirim?
Hep Parla ⭐
Kariyer hayatında nasıl bir adım öne çıkarsın? Eğitim ve kariyer konularında sana destek olabilirim.
Kediliçe
Patili dostuna ne iyi gelir? Evcil hayvanlar konularında bana sorularını sorabilirsin.
Fikri Harika
Hediye seçimi ve alışveriş ipuçları konusunda desteğe ihtiyacın var mı? Bana sorularını...
Ezgi Geziyor
Tatilini birlikte planlayalım mı? Tatil ve seyahat konularında sana yardımcı olabilirim.
O-Pera
Şehrinde hangi etkinlikler var? Kültür ve sanat etkinliklerini bana sor!
Driver Baby
Yola çıkmaya hazır mısın? Araba ve motorlarla ilgili yardımcı olabilirim.
Flaş Batu
Magazin konuşmayı sever misin? Ünlüler nerede, ne yapıyor gel konuşalım!
Doğa Anne
Çocuk bakımıyla ilgili destek mi arıyorsun? Ebeveynlik konusunda tavsiyelerimle yanındayım
İremolog
Genelde nasıl hissediyorsun? Kişilik ve karakter konularında sorularını yanıtlamaya hazırım.
KSCansu 💜
KızlarSoruyor kullanımına dair desteğe mi ihtiyacın var? Hemen sor!
Eko Bey
Bütçeni yönetebiliyor musun? Para ve ekonomi konularında yanındayım.
Baharizma
Bugün gündemde neler var? Trend gelişmeleri birlikte yorumlayabiliriz.
Dijital Zeka
Teknolojik cihazların sana mı kafa tutuyor? İnternet & Teknoloji konularında desteğe hazırım.
Bir İnci
Bugün nasıl görünüyorsun? Dış görünüşünle ilgili her şeyi bana sorabilirsin.
Hayat
Aile ya da arkadaşlarınla ilişkilerin nasıl? Kafana takılan her konuda yanındayım!
Luna
Regl dönemlerinde iyi hissetmek mümkün mü? Tavsiyelere ihtiyacın varsa buradayım.
Profesör Bilgin
Eğitim ve iş hayatında her şey yolunda mı? Desteğe ihtiyacın varsa buradayım.
Bahsedildiğin paylaşımlar "Daha Fazla" altında
En İyi Cevap(eic) Oranı
Detaylı bilgi
Detaylı bilgi
Bu paylaşımı beğenmene sevindik!
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar Ne Diyor
Bitkiler hariç daha önce görüp bildiğim tüm canlılardan anlarım evet. Empatik olmanın avantajı bu. Bahsettiğin konuda çok fazla yapmalı ve yapmamalı denebilecek var, daha fazla detay vermelisin.
Ben soru sordum... cevabı sizden bekliyorum. Sonuçta bence değil soru paylaştım
ama benden görüş açmamı istiyorsanız bir feminist arkadaşınıza anlatmanız halinde size kızacağı, tepki göstereceği "kızım sen neden ezdiriyorsun ki kendini" filan diyeceği hatta ileri gidip "kölesi misin" gibi cümlelerle tahrik etmeye çalışacağı şeyleri yapmak ortalama bir erkeğin ruhuna iyi gelecektir.
Bir de mesela erkekler övülmekten hoşlanır ama biz kendimize iltifat olarak duymaktan hoşlandığımız tarzda "gözlerin ne güzel" veya "dudakların çok hoş" vs vs vs gibi sözlerle değil daha erkeğe dair övgüler yapmak gerekir.
Eşitliğe önem veren kadınlar arkadaşlarının erkeklerin karşısında silik bir hareket yaptığını görürse böyle şeyler söylerler evet. Misal ikisi de çalışırken tüm ev işlerini de arkadaşım yapıyordu ben en son bu yorumu yaptığımda. Ayrıca evet çoğu erkek diğer erkeklerden üstün ve sahip hissetmesini sağlayacak (sen benimsin, seninki şöyle böyle gibi) şeyler duymaktan hoşlanır.
Mevzu şu ki ruh var mı bilemem ama empatinin olayı zaten karşındakinin ne yapmanı ve duymayı istediğini bilmektir. Ben cinsiyet rollerinden haz etmediğim için de beklediğin o net cevap bende yok. Ve ben de çoğu zaman bana nasıl davranılsın istiyorsam başkalarına da öyle davranırım, özel muamele yaptığım kişi sayısı azdır.
Bence cinsiyet rolleri kesinlikle önemli... erkek erkek gibi olmalı kadın da kadın gibi.. erkeğe kendimiz için istediğimiz şeyleri o da ister gibi düşünmek yanlış bence
Öyle düşünmüyorlar zaten. Dediğim şey herkesin kendisine nasıl davranılmasını istiyorsa başkalarına öyle davranmasının gerekliliği. Ve cinsiyet rolleri bana göre değil çünkü tüm insanların nasıl davranacağını söylemek senin haddine değil. Çeşit çeşit insan var ve herkese göre de birileri var. Tabi sen kendin gibi düşünen birini bulursun, ben de benim gibi düşünen. Bu işler böyledir.
İşte erkeğe çok da eşitiz demek onun ruhuna hitap edecek bir şey gibi gelmiyor. Adalet eşitlikten daha kıymetli bir kavram bence. Anlattığınız örnek eşitliğe değil adaletle de bağdaşmaz. Tabi objektif olmak gerekirse aile özelinde bu eşitsizlik yani çalışan kadının ev işlerini de yapması her zaman adalete ters bir şey olmayabilir. Mesela erkek evin neredeyse tüm temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyor ve eşine "çalışmasan daha iyi olur" diyorsa ama kadın kendi harçlığı için ve gelecek güvencesi para biriktirmek ve kendine göre lazım gördüğü ama eşinin bütçe ayırmayı düşünmediği şeylere kaynak ayırabilmek için çalışıyor. Yani deyim yerindeyse kendine çalışıyor. O zaman ev işlerini kocasının değil tek başına kendisinin yapması adalete ters düşer mi? ... veya erkeğin kazancı ve eve katkısı bariz şekilde daha fazla ise kadının da ev işlerine katkısının bariz şekilde daha fazla olması adaletin gereği değil midir?
Sizin örneğinizi bilmiyorum tabi...
Pardon da bana neden had bildirmeye çalışıyorsun ben fikrimi söylüyorum sen de fikrini ifade edersin... yazdığım gereklilikleri zaten kendi görüşüm ki sonunda bence demişim. ... dahası burada ben görüş ifade etmek içşn değil başkalarının görüşlerimi almak için soru sordum, ancak sen soruya soruyla karşılık verdin. Ben de kendi görüşünden bahsedince nedense yükseldin. Empati konusunda iddialıydın ama nedense farklı görüşten olana sinirlenme eğilimi gösteriyorsun
Kimsenin* yazmıştım gözümden kaçmış dedim birden niye kızdı ki şimdi bana, kusura bakma my bad.
Evet verdiğin örnek güzel. Evlilik sonuçta paylaşmaktır ve bir taraf (dediğin durumda kadın) gelirini kendine saklıyorsa bu durumda bunu eşitlemek için de ev işlerini yapması mantıklı. Tabi baştan kadının bunu yapmasının sebebi erkeğin karısının istediklerini almaması ve bu yüzden de kadının çalışmayı tercih etmesiyse, gelirini paylaşmaması gayet doğaldır ve bu durumda iş bölümü şartları değişir. Sence?
Bu konuları akıl ve mantık çerçevesinde birisiyle konuşabilmek güzel :) Bu da ilgini çekebilir https://images.app.goo.gl/bQNii43VBHFgUi7K9
Erkek burada tenel olarak gereken ihtiyaçları karşıladıktan sonra geri kalan lükse girer... o zaman kadın geliri kendine saklarsa ve kocasının uygun görmediği bütçe ayırmaya tercih etmediği olsa da olur olmasa da olur giderlere bütçe ayırıyorsa o zaman evde neye para harcanacağına tek başına karar vermiş oluyor demektir. Çünkü adamın parası zaten olmazsa olmaz şeylere gidiyor. Kadın da kendi tercihine göre üstünü tamamlamak için parasını harcıyor. Yani bütçeyi tek başına yönelmdirmiş oluyor. Erkek finansal köle gibi oluyor.
Linç yeöeyeceksem benim feministler kızdırmaktan kastım erkeğe karşı verici olmak ondan daha fazla fedakarlık yapmak değil. Tam tersine onun asimetrik sorumluluklar almasına ve bu sorumluluklara saygı duyup otoritesini kabullenmek. Erkeğin ve kadının ihtiyaç ve beklentileri çok farklıdır. Erkek yük yüklenmeye ailenin nihai sorumluluğunu almaya hazır ve müsaittir. Bence erkek böyle olmalıdır. Doğanın erkeğe dikte ettiği motto en güçlü olmak zorunda olduğudur. Ona kendini güçlü hissettirmek ve mesela haber verir gibi değil ama izin isteyerek program yapmak. Bir kadın ben arkadaşlarımla şuraya gideceğim yerine cümlenin başına izin verirsen ifadesini eklerse kaybedeceği pek bir şey yoktur. Aksine çok şey kazanır. Hem kendisi hem kocası kazanır.
Tabi erkeğin kendi lüksü için hiçbir harcama yapmadığı manasına geliyor dediğin.
Diğerine gelirsek toplumun içindeki en küçük grupta adalet olmalı ve dediğin gibi karşılıklı saygı olmalı. Sonuçta her birey evlenince belli yük ve sorumlulukları da beraberinde kabul ediyor. Cinsiyet rolleriniyse kabul eden de etmeyen de tercihinin sonuçlarını kabul etmeli.
Bu konulardaki bakış açımı buradaki yorumumdan da görebilirsin oldukça özet. Yemeğe çıkıldığında erkekler hesabı ödemeli mi? ↗
Ya kendisi pirzola yiyip karısını kuru ekmeğe talim ettiriyorsa yani adaletsiz bir erkekse zaten para saklamak yerine boşanmak gerekir
Elbette ki erkek hesabı ödeyecek ve tabi ki de adamın izin vermediği bir yerde de çalışma seçeneği olamaz. Dediğiniz gibi herkes seçiminin sonuçlarına katlanmalı ancak ben o seçimin erkek egemenliğini kabul yönünde olmasından yanayım ben erkekler bizden üstün demiyorum ama grreköelerim var: 2 kişinin olduğu yerde demokrasi olmaz... erkek doğası gereği dişinin yanında doğal olarak liderliği üstlenir içgüdüsel olarak bunu normal karşılamak icap eder.. bu kadının güçsüz, zayıf ve aciz oldupu anlamına gelmez. Erkek de bunu üstlendiği asimetrik sorumlulukların gereği olarak iyi niyet adalet ve sağduyu ile kullanacak kadını ezmek için değil. Bunu kötüye kullanacak kendi lehine istismar edecek erkeklerden uzak durmamız gerekir ancak düzgün adamların da liderliğini egemenliğini kabullensek herkes kazanır zira dediğim gibi 2 kişi arasında demokrasi ve tam eşitlik olmaz şirketlerde bile illa taraflardan biri %51 hisse alır 2 ortak varsa zira 2 kişi arasında oylama da yapılamaz birinin baskın olması gerekir o da erkek olmalı.. bunda çok yadırganacak kadını aşağı görüyor filan diye kınanacak bir şey yok.. ben böyle erkek ve kadını aynılaştıracak ölçüde eşit saymaya karşıyım. Her iki tarafı da zorlayan bir şey. Erkek yük yüklenmeye müsait ve güçlü hissetmeye dişisinin kontrolünü elinde tutmaya ihtiyaç duyan bir varlık, neden böyle? Binlerce yıl neden böyle evrimleşmiş? Çünkü bu kadının da doğal ihtiyaçlarına uygun. Kadın ve erkek onbinlerce yıl birbirine uyumsuz şekilde evrimleşmiş olamaz.
Dediklerine katılıyorum. Sadece bana göre baskın olan kadın da olmalı ve olabilir, çünkü sonuçta pasif olan birçok erkek de var. Ayrıca bir ilişki dinamiğinde çiftin birbirine baskın veya pasif olabileceği birçok konu var yani bazı konularda baskın olunabilirken bazılarında pasif olunabilir. Yani her konuda olduğu gibi bu dediklerin de şartlara bağlı değişiklik gösterir. Başta dediğim gibi düşüncende özgürsün ve sen kendine göre birilerini bulursun, ben de benimkine göre. Çeşitliliğin güzel tarafı bu 🙂
Tabi ama ben burada fikir tartışıyorum zaten sonuçta tabi ki özgür her insan düşündükleri ve yaptıklarında. Ama belirli konularda baskın diğerinde pasif olma konusuna itirazım var. Bu teorik olarak mümkün değil. Daha doğrusu benim otoriteden kastım aktif olmanın ötesinde bir şey. Yani yaptırım uygulama gücü ve yetkisi demek otorite. Yani diğer tarafın istese de istemese de otoritenin Yani aile reisinin sözünün geçeceğini bilmesi demektir. Otorite bölünmez ama otorite sahibi taraf Yani konumunda aile reisi ve bana göre erkek elbette ki bazı konularda kendisinin değil de karısının daha bilgili olduğunu kabul edecek ve o konuya fazla karışmayacak. Bu gayet normal bu olay otoritenin dinamik olması aile resiliğinin olaya göre değişmesi anlamına gelmez. Örneğin bir şirketin veya kurumun müdürü konuya göre değişmez ama bir konuda yardımcısıa güvenip bu konuda yetki sende diyebilir. Ama sonra onu geri alabilir de... yani sonuçta o dinamiği Yani senin ifade ettiğin aktif pasif dinamiğini de belirlemek bir karardır. Yine 2 kişinin olduğu yerde oylama ve demokrasi olamayacağı gerçeği üzerinden yine bir aile reisinin bu konuda da son sözü söylemesi gerekir.
Bana göre aile içinde demokrasi olmalı, sana göre otorite. Bu kadar yani uzatmaya gerek yok 👍🏻
Açıkçası yukarıda bu konuları akıl ve mantık çerçevesinde tartıştığımız için memnun olduğumuzu yazmış olduğunuz için ben de belki biraz da bunun verdiği cesaretle biraz uzunca yazdım. Bu konuda tartışılacak bir şey görmüyorsanız sorun değil yok sıktıysam da özür dilerim...
Ancak bağlantılı olmakla birlikte apayrı bir konuda fikrinizi almak istiyorum müsaadenizle
Tabi buyurun nedir?
siz her ne kadar kendinizi doğrudan feminist olarak tanımlamasanızda öyle olduğunuzu seziyorum. ama sygılı br üsluba sahipsiniz. Ama sizin bile ilk başlarda kocasının egemenliğini kabullenen kadınlar için "silik" gibi bir ifade kullandınız. Yani siz bile diyorum zira kaliteli biri olduğunuz belli. Ancak nedense buradaki diğer feminist arkadaşlar böyle değil ve bir kadın olarak ben feminizme ters gelenşeyler söylediğimde toplumda geri kalmak değil ama aile içinde kocamızın hakimiyeti altında kamanın herkes için daha iyi olduğunu savunduğum zaman doğrudan doğruya şahsi saldırı geliyor. Hatta bu fikri doğrudan savunmayıp "erkek egemenliğini savunmak illa ki de erkeği üstün kaını aşağı görmek değildir" dediğim zaman bile aynı linç oluyor. Ve feministiz diyen insanlar hakaret etmek için cinsiyetçi ifadeer bile kullanıyor. Hatta en başta böyle uzun uzun entellektüel birikim sahibiymiş gibi görünen biri dahi önce bir lafımı çarpıtıp sonra da kişisel saldırılar yapmaya başladı. Bu mesela size4 rahatsızlık vermiyor mu? Feministlerde sanki kendi ön kabulleri tartışılmz gerçekmiş gibi bir algı var sanki. ve her ne kadar önce "erkek düşmanı değiliz" deseler de kadın lehine olan herşeyi savunma veya karşı çıkmama gibi bir durum oluyor bu da eşitlik istemekten çok bir mevi milliyetçilik gibi bir hale gelmiş. femşnşst olmayanlara karşı tavırları da sanki savaştayız da kendi uluslarındaki milliyetçi olmayanlara milliyetçilerin hain damgası yapıştırıp saldırmaları gibi. Siz de bunu tespit ettiniz mi?
bir de bu soruda sürekli olarak gizliye dönüş sonra tekrar açık ve sonra yine gizliye dönmenizin özel bir sebebi var mı? Yani zahmetli bir uğraş. Sizden başka kimsenin de lutfedip cevap yazmadığı bu soru için bu zahmete neden girdiğinizi merak ettim
Zahmetli değil. Ben de feministim.
Yani iki eş de çalışıyorsa aynı muameleyi görmesi gerektiğini savunurum haliyle. Belki de diğer feministlerden farkım şudur, senin bakış açını da anlayabiliyorum. Sonuçta o silik dediğim tiplere diyecek bir şey yok, sen de benim gibi hayatın istediğin gibi yaşayabilirsin. Senin kadın-erkek iletişimi konusunda kendi açını anlatırken sorun yaşadığın gibi benim de sorun yaşadığım ve çoğu kişiyle orta yolu bulamadığım konular var. Bu yüzden çözümüm basit, düşüncemi kendime saklıyorum. Yani düşüncemi sürekli başkalarının gözüne sokmak, temelde sadece gerilim ve antipati oluşturur. Günümüzde böyle hassas bir konuyu ortaya bu açısından savunarak atıp tartışmaya bu kadar bariz ortam yaratırsan, herkesin terbiyesini takınmıyor olmasını garipsemen de bana da garip gelir. O yüzden benim çözümüm belli, sadece dediğimi anlayacağını düşündüğüm kişilere söylerim. Alttan alarak da değil hani agresif bir dille anlatırım ama sonuçta anlarlar.
"Günümüzde böyle hassas bir konuyu ortaya bu açısından savunarak atıp tartışmaya bu kadar bariz ortam yaratırsan, herkesin terbiyesini takınmıyor olmasını garipsemen de bana da garip gelir." demişsiniz. Burada ne anlamam gerektiğini çözemedim. İlla ki de terbiye takınmadan saldıranlar olabilir ama ortada bir kişi kalkıp da "erkekler üstün varlıklardır biz ancak evde örgü örebiliriz" demiyor ki... bana saldırı olan konuda yukarıda da belirttiğim üzere ""erkek egemenliğini savunmak illa ki de erkeği üstün kaını aşağı görmek değildir" ana fikri üzerinden ilerlemiştim. Yani biri feminist olmadığı ve ataerkil aile yapısını savunduğunda bu ill ki de kadınlara hakaret etmiş olmaz diyorum. Ve buna örnek olarak da diyorum ki erkeklerin kaba güç üstünlüğü olduğuna göre ve biz bunu inkar etmediğimize göre hele ki kendimize hakaret olarak kadın düşmnlığı olarak algılamadığımıza göre mesela biri ağır valizleri kadınlar taşımasın erkekler ne güne duruyor dese bunu da doğal karşıladığımıza göre başka bazı konularda erkeğin kadına göre avantajlarının olabileceği ve bunun da aile içindeki karar alma sürecinde erkeğin daha önde olması gerektiği de savunulabilir demişm. Savunuyorum bile dememişim. Savunan kişiye şovenist denmez çünkü spesifik bir konuda bir cinsiyetin daha avantajlı daha uygun olduğu illa ki dğer tarafa hakaret sayılmaz demişim. Kalkıp da
"hayır sayılır" diyeni anlarım sonuçt tartışmak için açmışım bu konuyu (çok ilginç bir şekilde ben sanki kaba gücü olanın yönetim becerisi daha fazla olur demişim algısı yarattıar) . Terbiye dışına çıkmayı garipsemek konusuna gelince ben ilk defa böyle bir üslup görmediğim için çok da garipsemedim ancak feminist çevrelerde fikirlerinin dayandığı varsayımlara asla chellenge yapılmasına tahammül edemiyorlar. Neyse sana 3. kişileri şikayet etmiş gibi oluyorum. Bu arada fikir tartışması adı üzerinde fikir tartışmasıdır, fikirlerini savunursun sonuçta orta yol bulmana gerek yok zaten. Ama ben mesela karşımdaki kişiye cevap verirken kişiselleştirmeyle argümanlarını çürütmek dışında çaresiz kalıyorsam fikirlerimde zayıflık olduğuna hükmeder bir daha düşünürüm. Bu bir savaş değil sonuçta. Yni fikirlerde değişmeye esnemeye açık olmak lazım.
Evet öyle. Bana göre ortalarda takılıp feminazi de cahil de olmamalı. Aslında bu konuda bakış açımı sevdiğim bir söz sayesinde kazandım da sana alakasız gelebilir. 'Ben doğru bildiğimi söylemedim. Sadece onların yanlış bildiklerinden eminim.' https://youtu.be/Sb-s8mo8FYc
güzel söz. Ben de aslında erkek egemenliği konusundaki fikrimi aslında erkekler üstündür fikrinden türetmiş değilim. izin verirsen sana da fikrini sormak isterim.. Biraz yukarıda da yazdığım gibi eğer erkekler dişisine söz geçirmekten dolayı mutlu oluyorsa (isteklerinin olması demiyorum söz geçirmek diyorum) ki kabul edelim ki hemen hepsinin gönlünde böyle bir aslan yatıyor biz neden buna direnelim ki? ben biraz a-ver dengesi çerçevesinde bakarım olaylara. Örneğin 1 şirkette en çk maaşı müdür alır. Bir müdüre deseler ki müdür yrdımcısı ile aynı maaşa ineceksin mhtemelen istif edecektir hatta müdür yardımcısı da maaş zammı almadan müdür olmak istemeyecektir. Bir ailede çalışan 1 kişi de olsa 2 de olsa toplam gelirn yarı yarıya harcandığını hatta para kimin cüzdanında olursa olsun kadın için harcanan paranın erkek için harcanandan az olmadığını düşünürsek aile reisliği hiçbir maddi menfaat sağlanmaksızın bedavaya fazladan yük demek. Sorumluluk almak demek sonuçta. Erkek bunun için hevesli ve bundan mutlu olacaksa her türlü karda olmuyor muyuz? Yüz taşıyor mutlu oluyor ve seni de mutlu ediyor. Hepi topu akşam kızlarla çıkarken "izin verirmisin diyorsun" kırk yılın başında HAYIR derse de o zaman evde oturuyorsun. daha fazla değil yani külfeti. Tabi başka avantajları da var. Ailede çocuk olunca kadın çocukla daha fazla ilgilenir doğal olarak. Son sözün babada olması ve çocukların bunu hissetmesi hem ağız birliği yapmayı ve hem de kötü polisi baba olarak belirleyip anne çocuk ilişkisini daha sıcak ve yumuşak tutma imkanı verir. evde otorite figürü belli ise anne izin vermek istemediği konuda fazla baskı görünce "baban izin vermez" der geçer... :)
Bu bahsettiğin bir aile dinamiği tipi, başka birçok tip de var. Sana o uyuyorsa öyle birilerini bulursun ki herkesinki böyle olmalı da demiyorsun zaten. Uzun uzun mesajlaşmayı seviyor olsam bunların hepsine diyecek çok şeyim vardı fakat sevmiyorum.
Tabi ki bunu kimseye dayatmıyoum haddim değil ama bu kadar yazıyı da "ben öyle seviyorum" denek içşn yazmadım. :) tabi ki herkes için daha doğrusu en standart insan tipi için en doğrusunun bu oldupunu düşünüyorum. Erkek pısırık çekingen biridir o zaman ayrı mesela ama onlarla da niye evlenilir o da ayrı mesele... şöyle diyelim: nasıl ki evlenmeden önce özel olarak mal birliği veya mal ayrılığı rejimi istediğini belirtmeden evlenirsen edinilmiş malların ortaklığı rejimi kabul ediliyor burada da tabi kanun aile içine karışmamalı ama toplum kocasından izin alan kadını istisnai şekilde ezik ve silik olarak değil tam tersine bu işin normalin yapan olarak kabullenmeli tamam izin almam haber veririm diyene de kötü gözle bakılmamalı ama zaten bu denilerek bunu teşvik etmek kadınları kocalarının aldığı sorumlulukara ve bunun doğal sonucu olan hakimiyetine baş kaldırmaya kışkırtmak doğru değil... tabi istediğimiz erkekle evlenmek, reddetmek ve aileyi yönetme başarısı yetersiz kalanla boşanmak tartışmasız şekilde hakkımız oldupu sürece
Bu arada bu dönem boş vaktim çok da yazıyorum... umarım seni sıkmıyorumdur
Sıkıldım doğrusu aynı şeyin benzer formlarını satırlarca görmekten. Belki de yazmaya ihtiyacın vardır diye bir şey demedim.
Ben aslında farklı şeyler de ekliyorum ama biraz kısa yazma engellisiyim... çok özür dilerim ben yazma ihtiyacım için kimseyi rahatsız etmek istemem...