Özgüven problemim yüzünden hayatımın aşkını kaçırdım?

Baştan söylüyorum. Uzun bir soru olacak. Lütfen “öf çok uzun” diyecekler boşuna hiç okumasın. Gerçekten dinlemek ve tavsiye vermek isteyenler okusun.

Biz yıllar önce tanıştık. Tam 8 yıl oldu. Aynı sınıftaydık. Birbirimizden hoşlanarak, bakışmaya başlayarak başladı her şey.

Tabii daha küçüktük ama duygular çok canlıydı, heyecan aşırı yüksekti bende. Onda da öyle olduğunu düşünüyordum, eli falan titrerdi karşımda, yüzü kızarırdı. İlk aşk olunca..

Neyse, tüm bu aramızdaki çekime rağmen çok fazla konuşmazdık. Zamanla bu az konuşma, hiç konuşmamaya evrildi. Ben niye bana hiç sokulmuyor diye düşünüp devamlı olarak kafayı yiyordum. Derken sene sonunda okuldan gitti. Nakil oldu.

2. sene yoktu. Unutamıyordum bir türlü. Benim neler yaptığımı, nasıl olduğumu arkadaşlarıma sorup sakın ona söyleme falan diyordu ama arkadaşlarım bana söylüyorlardı.

3. sene dersanemin yerini ve çıkış saatlerini öğrenmiş, dibimdeki dersaneye yazılmış. Biz sürekli karşılaşmaya başladık, her hafta neredeyse 2 gün. 4. sene de dahil her hafta aynı gün aynı saatte aynı durakta birbirimize bakıp dururduk. İki utangacın ve birbirini çok konuşmadan tanımak zorunda kalmış, konuşmadan birbiri hakkında her şeyi bilen iki insanın büyük aşkı gibiydi. O zamanlar bana sorsanız “o benle oynuyordu, beni sevmiyordu, sadece eğleniyordu, egosunu tatmin ediyordu vs. vs.” Ama bu yaz bir otobüste denk geldik. Beni görünce ne yapacağını şaşırdı yine, aynı bakışlara aynı heyecana tanık oldum, dondu kaldı.

Sonra detaylıca düşündüm. Yıllar önce sınıfımızdaki o tüm ufak tefek hareketleri…Utangaç da olsa bir adım atmaya çalışma çabası…Mesela benim sıra arkadaşımın, “onun sıra arkadaşının yanına geçmem lazım bir şey konuşacağız, o da senin yanına otursun bu ders” demesi, ya da çocuğun arkadaşıyla benim tam arkamda oturabilmek için öğretmenden zorla izin alması gibi. Tüm bunlar ve diğer bazı şeyler, benim diğer erkeklerle kurduğum birkaç samimiyete tanık olunca sinirlenmesi, kıskanması, hatta ben bir erkek arkadaşımla sarıldım diye ağlaması (o an niye ağlıyorsun diye koşa koşa yanına gidip sorduğumda sınav çok kötü geçti gibi bir yalan uydurmuştu, ama o anı detaylı hatırlayınca anladım sebebini) göz önüne alınınca, kendimi parçalamak istedim. Onun yanında donup kalıyordum. Gerçekten ağzımı açamıyordum onunlayken. Normal olamıyordum, bu yüzden de her şeyi mahvettim. Ona gereken cesareti veremedim.

Sonuç olarak yitip gittik. Ben de hayatımın bu olayını aklımdan silemiyorum. Her gün, sanki bir gün çıkıp gelecekmiş hissi var. Bir de spotify playlistinde “seni sevmediğimi nasıl düşünürsün, ah o lise yıllarımız sınıftaki hallerimiz” gibi sözleri olan ingilizce şarkılar var. Beynimi duvarlara vurasım geliyor.

Özgüven problemim yüzünden hayatımın aşkını kaçırdım?
Cevapla