İlişki dediğin çift taraflı yaşanır. Hep bir kişi fedakarlık yaparsa o ilişki, ilişki değildir. İki tarafında karşılıklı dengede olması gerekir. sevgi, saygı, sahiplenme, dürüstlük, uyum, cinsellik vs her şey dahildir ilişkiye, tartışmalar, anlaşmazlıklar da dahildir olaya. Dengede kalıp abartmadan yürütülmesi gerekir. Hal böyle oluncada üstüne titremen gereken bir konudur. Sen olayı ciddiyetsiz bir yaklaşımla nasılsa karşı taraf beni seviyor, şöyleyim, bağımlı, şu şu özelliklerim var benden vazgeçemez bakış açısıyla yürütmeye kalkarsan ipler kopar. Bu anlayışın değişmezse her yeni gelen, başka bir zorlu deneyim olur senin için. Tekrarlayan ilişkileri ders almadığın için alırsın hayatına. Bir öncekinde yanlışın veya hatan neydi? Neleri düzeltmen gerekiyor? Değişmezsen değiştirirler seni hem de burnunu sürte sürte
Bazen tekrara düşen ilişkinin gelişini anlamayız çünkü.. Yani bir anda insan o anki duygularının peşinden gider.. Ben genel olarak uzak durmaya çalışıyorum.. Çünkü geçmişimde ağır tecrübe edindim insanların ne denli değişken olduğuna dair.. O günden sonra ne mi oldu, insanların canımı yakmasına asla izin vermedim ve derin manalar yüklemedim.. Oyuna gelmeyen taraf olunca da karşı tarafın canı yanıyor bence daha iyi.. Keyifli akşamlar..
İnsan alıştığı duyguyu terk edemiyor. Mesela hep mutsuz ve imkansız ilişkiye meyilli isen, mutlu olanı sana dokunuyor adeta. Huzursuzluk duygusuna alışmış biri kolay kolay huzur dolu ilişkiyi taşıyamıyor. Ne hikmetse bundan huzursuz oluyor gibi.
Sanırım biz kendimiz oluşturuyoruz bunu. Kafa yapımız ne ise aynı doğrultuda insanlar aklımıza takılıyor. Bakış açımızı değiştirmemiz gerekebiliyor zamanla.