Bende yeni duydum ve cidden ilgimi çekti. Psikolojik araştırmalara göre birini sürekli düşünüyosanız, oda sizi düşünüyomuş. Çünkü siz buna odaklandıginizda çekim yasasını devreye sokmuş oluyormuşsunuz. Bir nevi hayatınıza davet sinyali gönderiyomuşsunuz gibi düşünün... Bu söylediğimi sadece isteğiniz kişi olarak düşünmeyin.
"Bir konuyu uzun süre düşünürseniz hatta yeterince uzun süre düşünüp pozitifte kalabilirseniz, bu konuyu odağınız yapmış olur ve onu hayatınıza davet edersiniz. Bu odak çığ gibi büyüyerek kendine benzeyen olayları insanları hızla size çeker. Bütün şans faktörlerini toplar. Ona yönelttiğiniz ilgi ne kadar artarsa yaşamınızda çıkacak kanıtlarda o denli fazla olur."
Denemesi bedava:)
Mutlaka vardır hayatına davet etmek istediğin bir kişi. Aklımda olduğun aklında olsun demek isteğin... O zman çekim yasasını kullan: ))
Merhaba, Çekim yasası büyük sırrın başlangıcıdır. İstediğini elde etmeye çalışan her insan bunu kullanabilir. Ancak çekim yasasını hayatına davet eden kişinin titreşimi, nefsi istekler istemeyecek kadar yüksektir. Dolayısıyla çekim yasasının var olma sebebi insanların deneyim yaşayabilmesi ve istediği deneyimi yaşayıp ruhun tekamülünü kolaylaştırmaktır fikrimce. Işıkla kalın...
Eğer kırmızı bir araba almak istersen trafikte sadece kırmızı arabaları görürsün. Bunun gibi bir şey ama ilişkilerde bu yemez neden mi çünkü bunun olabilmesi için karşı tarafında aklında olmalısınız tek taraflı yemez (=
o şey telepati oluyor çok daha detaylı bir konu herkeste işe yaramaz genelde kullandığım bir yöntem bu sayede rüyasına bile girebilirsin arkadaşımla 2 kez yapmıştım aynı rüyada aynı mekanda birbirinizin ne dediğini hatırlıyorsunuz biriniz rüyadan uyanırsa öbürünüzde uyanıyor çünkü rüya ortak
Aynı rüyayı paylaşıyorsan o telepati değil muhtemelen astral çıkış olmuştur. Uykunun rem seviyesi çoğunlukla astral çıkışın kendiliğinden gerçekleştiği bir haldir. Bu durumda telepatik çekim astral buluşmayı sağlar ve rüya paylaşımı gerçekleşir...
Uykunun rem seviyesi yani rüya anı astral çıkış kendiliğinden gerçekleşir. Telepati için iki zihin odaklandığında uykunun rem seviyesinde iki beden bu zihinsel temas sebebi ile astral olarak çekilir ve ortak rüya buluşması gerçekleşir. Normal rüya süresinden daha uzundur. Eğer sadece telepatik aktarım olmuş olsa rüya süresinde yani bir kaç saniyede olup biter...
şöyle bak daha önce ben arkadaşımla mecburen ayrı kalmak zorunda kalmıştım annemin yüzünden beni engellemişti bi süreliğine o günlerden bir gün onu rüyamda gördüm bembeyaz ve boş bi yerdeydim onu gördüm bana doğru geliyordu beni neden bıraktın dedim yanıma geldi durdu bırakmadım geri gelicem dedi sarılıp ağlamıştım yavaş yavaş geriye gitti ışıkların içinde kaybolmaya başladı gitme diye bağırdım sonra uyandım aynanda rüyayı anlatıyorduk engeli kaldırmıştı
bi sonrakinde bilerek aynı rüyaya girmeye çalıştık ama farklı yerlerdeydik o evde bense savaş yerinde telefonla ona bişi yazıyordum sonra yanıma bomba düştü ve patladı yazdığım yazıyı okuyamadım uyandım ona sordum ne yazmıştım sana, okuyamadım diye slk o da unutmuş hatırlamıyom ama çok güzeldi dedi o da evde kedisiyleymiş
Astral seyehat çoğu rüyada kendiliğinden olur. Uyku yarı ölüm gibidi denmesinin sebebi bu. Uykunun rem seviyesinde astral beden fizik bedeni terk eder. Kontrol edemediğin için farkında olmaz rüya ile sonuçlandırırsın. Astral seyehat zor falanda değil. Özellikle hipnotik transta gayet kolay yapılabiliyor ve kendi kendine yapmak öğretilebiliyor...
Benim rüya buluşma çalışmalarım hep tek yönlüydü. Yani transa giren gidip diğerinin rüyasına giriyordu. rüya sonunda "kalk bu bir rüya uyan senin rüyana geldim" diyerek uyandırıp feedback yapmasını aramasını istiyordu. Her iki taraf rüyanın tüm detaylarını hatırlıyordu...
ben bi ara sevgilimle kavga etmiştim beni engellemişti sonra rüya gördüm ama çok alakasız yani sonra rüyadan sanki rüyanın dışından onun sesi geliyordu nerdesin diye bağırıyordum onu arıyordum ve o an rüyada olduğumun farkına vardım uyandığımda bi kaç dakka sonra bana yazmıştı
Profil özgeçmişime göz at istersen. Defalarca teyit ederek yaptığım bir çalışma. Tek sıkıntım kendimi hipnotik transa sokamadığım için self-projeksiyon yapamıyorum. Bir başkası ile oluyor ve tek zorluk imajinasyon yeteneği olmayanların durumu kavraması...
Ben inanmıyorum. Aslında bilimsel olarak kanıtlanmamış çoğu şey hurafe gibi geliyor bana. Ayrıca birini sürekli düşünürseniz buna çekim yasası değil, saplantı denir. Kötü bi' şeydir arkadaşlar. Size aslında oda sizi düşünüyormuş gibi gelebilir ama öyle olmadığını anladığınızda daha çok üzülürsünüz. Seviyorsanız gidin konuşun, yapmayın böyle şeyler :)
Samimi duygu ve düşüncelerimden taviz vermeden, nasibimde hangi insan varsa, kalbim kime ısınıp akıyorsa sadece onu düşünüyorum ben. Benim için doğal sevgi, tutkulu aşk herşeyden önce gelir...🦄🍀🍏⭐❤️
Haklısın, ben bu fikri biliyorum fakat her şey doğal ve vicdanlı akışında olsun istiyorum. Hani deriz ya kalpten kalbe yol vardır diye😄Şimdi iyi bir koca arayan hatun kendini ayarlayıp paralı ve zengin bir erkeği düşünebilir😅😅Ommmmm... Fakat ben sadece kalpten odaklandım, onu demek istiyorum. Sana katılıyorum esasen. Yine de doğallık ve vicdan çerçevesinde olsun...
Gerçeği yansıtmayan safsata. Zira ünlü bir kişiliği düşünen milyonlar varken, içlerinden yalnızca birkaçı o ünlünün aklına gelmeyi başarır. O da takıntılı hayranı olmasından sebep, ister istemez hatırlamasından kaynaklıdır..
Bu yasa, gerçekten sevenler için doğru. Yapılan diğer araştırmalara göre ise bir tarafın sevip diğerinin sevmediği durumlarda tek taraflı düşünen kişiyi yormak ve üzmekten öteye geçemiyor.