Boşandıktan sonra bireyler, evliliğin bitmesini kangren olmuş bir uzuvlarını kaybetme gibi tariflerler. Buradaki “yokluk” öylesine derin bir acıdan gelir. Böylesine bir kayıp ve acı nereden gelir? Eski eşiniz hayatta olsa da eş ilişkiniz bittiğinden, boşanma temelde bir kayıp süreci olarak yaşanır? Boşandıktan sonra bireyler neden yalnızlığı seçer ve kimseye güvenemezler? Bu sorunu atlatmak için ne yapılmalı?
Merhaba, boşanan bireyler yeni bir ilişkiye tabii bir süreliğine de olsa kapalıdırlar. Fakat bunun süresi kişiden kişiye ve yaşadığı şeylere göre değişkenlik gösterebilir. Kimisi daha kolay atlatmıştır bu acıyı, kimisi ise yıllar geçse anca kendine gelebilecek konuma gelmiştir. Acıyı derinden hissedenler evliliğinde çok sıkıntılar çekmiştir ve artık bu yüzden kimseye kolay kolay güvenemezler. Öte yandan bir de toplumsal olarak adetten dolayı da yeni boşanan ya da eşi yeni ölen birinin başkasıyla nikah masasına oturması da hoş karşılanmaz. Belli bir süre geçmesi gerekir yani toplum bazında da. Belli bir süre sonra bu kişi evlenmek isterse hoş karşılanır çünkü hayat devam ediyor ve yalnız kalmak istemeyip tekrar hayata yeniden tutunmak ve kendini yalnız hissetmeyeceği biriyle yeniden evlenmek isteyebilir ve bu da oldukça doğaldır. Tabii ki Allah göstermesin ama ben de boşanırsam veya eşim ölürse, ben de buna uyacağımdan eminim. Toplumu bir kenara bırakacak olursak da uzun bir süre kendime gelemeyeceğimi düşünüyorum yani kendim istemem hemen evlenmek zaten. Her şeyin gönlünüzce olması dileğiyle...
Boşanma sürecindeki çiftler hayatlarında çok ciddi ve üzücü değişimlere maruz kalabiliyorlar. Bu duruma alışmak biraz zaman isteyen bir şey.
Boşanma noktasına gelen çiftlerin bazı duyguları da hasar almış demektir. Ve bu duyguların onarımı için yine biraz zamana ihtiyaç vardır. Daha sağlıklı bakabilmek için biten ilişki sonrasında kişinin kendine yönelmesi ve aktivitelerde bulunmasını daha sağlıklı buluyorum. Çünkü, ancak hem fiziksel hem de zihinsel olarak hazır olduğunuzda, kendinizi başka bir kişiye verebilirsiniz.
Geçmişte yaşadığınız sorunları çözene kadar yeni bir ilişkiye girmemek gerekir , duygusal yükten arınmadan başlamak tekrar bir hata yapma olasılığını oldukça arttırır.
Ancak şans vermek istediğiniz kişinin bu olduğundan emin olduğunuzda, o kişiyle çıkmaya başlayabileceğiniz zamandır. Aşkı, umudu ve sevinci yeniden deneyimleyebilirsiniz belkide daha önce sahip olmadığınız şekillerde. Bu yüzden vakti gelince güvenmeye çalışın ve yeni şeylere her zaman açık ve cesur olun. Aşk her zaman denemeye değer❣️
Merhaba , kangren tanımını zorlu bir boşanma sürecini geride bıraktığım zaman kullanmıştım bende.. 2 yıl oldu ve hâla hayatıma birini alma konusunda uzak durmakta çok kararlıyım.. Elbette bu şekilde kalmayacağının farkındayım ve bir zaman sonra güvenebileceğim birinin sevgisine teslim olucagımı düşünüyorum.. Sadece şu an buna izin ve fırsat vermeme nedenlerim, önceliğimin başka seyler olması.. Her iki cinste de güvensizliğin ve kırgınlıklarının açmış olduğu boşluğu doldurmak zaman alabiliyor , kimisi ise hiç zaman kaybetmeden başka başka limanlara yelken açıp güvensiz ilişkilere fırsat vererek daha çok kayıplar yaşayabiliyor..
Aşk ve sevgi plana dayalı çalışmıyor , doğru kişi ve zaman geldiğinde en aşılmaz kaleler aşılır ve bir bakmışsınız ki kendinizi o ilişkinin içinde uçarken bulursunuz ☺️
Boşandıktan sonra her ne kadar çift olma duygusuna alışmışlıktan dolayı bir kişinin varlığına ihtiyaç duyulsada bir müddet kendi içine çekilir insanlar. Yeni bir insana güvenememenin yanı sıra aslında bu bir nevi kendi içine çekilme , kendini bulma ve dinlenme sürecidir. Daha sonrasında ise özgürlük duygusunun vermiş olduğu hazzı alıp bağımsız ilişki yaşamak ister çoğu kişi..
Tabii ki de hayır. Boşananlar da tıpkı sevgiliden ayrılır kadar normal bir durumdalardır. Eğer cinsellikten söz edecek olursak hahaha hadi ama sevgililer bile cinsellik yaşıyor ve ayrılıp başka sevgilileri oluyor. Yani boşanmış birisi tekrar bir evlilik ve hatta sevgililik bile yaşayabilir. Bunu garipsememeliyiz. Evlilikte olan çoğu ayrılma boşanma nedeni sevgililik dönemlerinde de meydana geliyor. Anlayışsızlık, kısıtlama, kıskançlık, saygısızlık, ilgisizlik, aldatma, ihanet, yalan, şiddet, psikolojik şiddet ve psikolojik baskı gibi birçok nedenden ötürü ayrılmalar ve boşanmalar oluyor. Ve bunlar her iki aşamada da geçerli hem evlilikte hem de sevgililikte. Sevgiliyle ayrılma ne kadar normalse boşanma da o kadar normaldir ve ayrılan kişi yeni bir sevgili yapması ne kadar normalse boşanan birisi de yeniden bir evlilik yapabilir ve hatta sevgiliden ayrılan kişi başka biriyle evlilik de yapabilir ve aynı zamanda boşanan kişi sadece sevgililikte yaşayabilir bu tamamen kişilerin kendi özgür kararlarına bağlıdır.
Bence bir süre kendilerine zaman vermeleri geliyor.. Kendilerine zaman vermeden acele ile yaşamak istedikleri başladıkları ilişki daha büyük hayal kırıklığı ve güvensizlik getirir ki bu tehlikeli.. insanlar evlilik hayatı boyunca onda oluşan yaraları iyileştirmeden kendi kendilerini iyi etmeden bir başkasına kalplerini açamazlar zira.. hemen boşanma evresinde yeni bir ilişkiye başlayan her insan daha derin bir mutsuzluğa gömülüyor sonra.. Çünkü tatminsizlik evresi çok kötü sürekli bir şekilde yalnız kalamama korkusu sarıyor onları. hata üzerine hata.. Sonunda tek başına bir çok hata ve bir çok yarayla kalacak işin kötüsü nasıl iyileşeceğini de bilmeyecek
Merhaba, Genelleme yaparsak evet, kapalıdır. Çünkü evlenilen eş, bizim en doğru kişi diye seçtiğimiz kişidir. Boşanma sonrası yaşanmışlıklar insanı yıpratır. Yaralarımızın kapanması için baya bir zamana ihtiyaç duyarız. Bunun dışında başka sebeplerde bizi yeni ilişkiye -özelliklede ciddi ilişkiye- kapatır. Mesela çocuk ya da çocuklarımızın olması. Bu durumda boşanan çifler yeni bir evlilik yapmak istemez. Çünkü çocuk işleri karman çorman yapar, o yüzden boşananlar genelde sevgili, flört takılırlar. Hele birde bu insanların yaşı 40'a dayanıyorsa. Tabi, ülkemizdeki dulla evlenilmez algısı da cabası. Bu ve bunun gibi birçok sebep, boşanmış insanları genelde yeni ilişkiye kapatır.
Ever bir süre kapalıdır ki öyle olması gerekir Çünkü yeni bir ilişkiden çıkmak iyi veya kötü ne yaşanırsa yaşansın geride kalanları unutmak kolay olmuyor.. Yasadıgı evlilikte güvensizlik şiddet aldatma varsa dahada uzun süre kapanırlar. Kolay değildir ki bir insana güvenmek. Yeniden sevmek Aynı hataya düşmemek üzmemek ve üzülmemek için en güzeli bir süre kendinle kalmak
Boşanma sebebine göre değilkenlik gösterir. Aldatma varsa ve başka çiçeklerden özgürce bal almak istiyorsa o zaman maymun iştahlı ve önüne gelene yalan söyleyerek yatağa atma derdinde oluyorlar. Yuvasını kurtarmak için çabalamış, eşinin affedilmez hatalarından dolayı ayrılmışsa yalnızlık evresini geçirmeleri için çok zamana ihtiyaçları oluyor. Yaşımdan dolayı görüştüğüm erkekler genelde boşanmışlar. Bekar bulmak artık zor malum. Ve gözlemlerim bu yönde. İkinci guruptakilerden yalnızlık acısını aşmış, özgüveni yerine gelmiş ve yeni bir hayat kurmak için hevesli olanlara selam olsun 😁
Boşanan bireyin yeni ilişkiye kapalı olup olmaması onun bosanmadan önceki hayatında yaşadığı sıkıntıların boyutuna bağlıdır kişi eğer yeni bir ilişkiye kapalıysa yaşadığı travmanın etkisinden dolayı kendisini yeni ilişkiye kapatmıştır.
Çok güzel anlatmışsın ama ne yazık ki çoğu insan böyle düşünmüyor o kadar ağır tepkiler veriyorlar ki kimse oturup da sormuyor sen ne yaşadın da bu hale geldin diye ve toplumun çok sert vurduğu bi dul damgası da var üstelik yaşadığı sıkıntılara mı üzülsün yoksa toplumun baskısına mı sen dulsun calisamazsin sen dulsun gülemezsin evden çıkamazsın kimseyle konuşamazsın vs vs sanırsın bosananlar vebalı ayrıca dul eşi ölmüş olana deniyor kendi hür iradesiyle evliligini sonlandiranlara boşanmış deniyor ama kimse bunu algılamıyor
Nefes de almasın dullar oldu olacak bokunu çıkardılar hakikaten iyice boşanmış lar içinde aynı iyi gitmiyorsa evliliği ne yapsın mutlu olmadığı bir evliliği sürdürmek zorun değil ki. Türkiye çok cahil boş insanlarla dolu ne yazikki.
Malesef öyle ellerinden gelse diri diri gömecekler ya da kötü gözle bakıyorlar boşandı ya da dul kaldı her haltı rahat yer bu dur bi yanasayim diyip insanlari rahatsız eden pislikler de cabası
Yani şöyle bir boyutu da var bu olayın kadınların bu durumundan kötü gözle bakmalarından ziyade kadın çaresiz kaldığı için yanına yanaşıp kadının aklını bulandırıyorlar kullanmaya çalışıyorlar.
Bi işe girip kendi ayaklari uzerinde durmasina müsade etmedikleri icin laf söz olacak diye biraz da ekonomik sıkıntıdan dolayi sesini çıkartamıyor ama toplum bi rahat biraksa ekonomik gücü ellerine aldiklari zaman hiç kimseye eyvallahlari olmaz muhtarlıkları da olmaz kimse de yanasamaz yanlarına
Yorgunluk, umutsuzluk ve güven eksikliği oluştuğu için birdaha evliliğe kapalı duruma geliyor. Hayatına giren insan bu eksikleri tamamlamıyorsa ilişkiyede kapalı bir duruma geliyor.
Bosanan erkekler ne kadar belli etmemeye calissa da ozguvenlerini yitirip, hemen yeni birini bulup eskisinin intikamini yenisinden cikarmaya calisirlar. Eskisiyle yapamayan, yenisiyle de muhtemelen yapamaz