Sert bir rüzgârla başlar her şey. Rüzgârın ferahlığı yüzünü okşatır. Sırıtırsın. Sonra kalbinde bir sıcaklık belirir. Ormanın o bölgesi yanar ve yangın diğer ormanlara da sıçrar, kalpteki sıcaklığın mantığımızı ihtiva eden beyne sıçrayıp kül etmesi gibi. Midemize sıçrar, yemekten kesiliriz, iştahımız kaybolur. Derken kitlesel bir orman yangınına dönüverir, insanın sadece bedeni değil, ruhu da yanar; depresyon, ileri derecede psikolojik sorunlar ve zihinde intihar etme düşüncesinin teşekkül kazanmasına kadar götürür bu süreç. Böyledir aşk. Ufak bir esintiyle başlar ama yakar geçer. Ağacın gövdesine sarılıp kurutan sarmaşık gibi sömürür insanı.
şöyle söyleyeyim asker zaman Çünkü doğal afet olmuştur ama Günümüzde ise gerçekten bütün doğal afetlerin birleşimi diyebiliriz Çünkü malum Artık aşk diye bir şey kalmış insanlar birbirini çıkar için kullanır Olmuş veya en ufak çıkar uğruna kullanıp atar olmuş Onun için her türlü doğal afeti barındırıyor maalesef
Deprem olurdu muhtemelen.. Ne zaman geleceği belli olmayan, önce ufak sarsıntılarla kendini belli eden, daha sonra yıkıcı dalgalarla vurduğu her yeri darmadağın eden, bittiğinde ise geride büyük enkazlar bırakan bir doğal afet..
Şimşek çakmadı olurdu hani öyle geceyi aniden aydınlatan yağmurla rahmetle gelen ama düşerse yakıp küle çeviren geldiğinde ışık gittiğinde karanlıklar bırakan görünüşü güzel ama denemesi acı
Bence çığ olurdu. Çünkü çığ olmadan önce çok güzel karlı bir manzara vardır, bundan etkilenirsin ve öylece bakakalırsın. İşte burada etkilendiğin kısım aşkın kendisidir, o bembeyaz manzara seni senden alır. Ama sonra bir gürültü kopar ve senin bakakaldığın o eşsiz manzaradan üzerine tonlarca ağırlıkta kar düşmeye başlar. Artık iş işten geçmiştir, kaçamazsın veya saklanamazsın. O bakakaldığın beyaz manzara seni yutar. İşte budur.
Kasırga olurdu sanırım. Fırtınadan önce sessizliğin hakim olduğu. Merkez noktasına ulaştığı zaman büyük bir yıkımın gerçekleşi bir durum gibi olabilirdi.
Asit yağmurları ile küresel ısınma arasında kaldım. Sanırım küresel ısınma olabilir. Hayatın sonu; hislerin, düşüncelerin, duyguların... Sanırım kötü bir aşktan bahsediyoruz yoksa aşk zaten başlı başına doğal ama afet ve felaket diye nitelendirilemez bana göre. Eğer doğru kişiyle yaşayıp deneyimliyorsanız...
Deprem eğer bir evi sağlam yaparsan kolay yikilmaz sağlam yapmak için de güven sadakat sevgi saygı gereklidir biri olmazsa diğerlerinin olması da bir seyi değiştirmez yine bitmeye meyillidir depremde ki evde öyle
Her aşk hikayesi farklı bir doğal afet etkisi bırakır. Kimi yangın gibidir kül olur gider, kimi çığ gibidir bir belirsizlik içinde bırakır yönünü şaşırtır, kimi deprem gibidir sarılmaz yaralar bırakır, kiminiki de kasırga gibidir alır bir kenara fırlatır...
Yanardağ patlaması olurdu sanırım. İçinde biriktirip biriktirip bir süre sonra tutamadıklarının dışa vurup yakıp kül etmesi ve orada bir daha uzun süre ot dahi bitmemesi gibi.