Milletin ağzında bir "seni seviyorum, senin için ölürüm, sana tapıyorum, senden başkası yalan" gibi kalıplaşmış dillere pelesenk olmuş cümleler dolanıp duruyor. Bana aşırı samimiyetsiz geliyor yahu; sevmek lafta sözde kalacak bir şey değil "genel manada hislerle kompozisyon sağlayan duyguların durumların" bütünüdür.
Sorguluyorum kendimce bir çıkarım ediniyorum, tam "işte bu sonunda eureka" nidaları atmaya başlıyorum Arşimet gibi ama sonra bir de ne göreyim "sevgili olan çiftler benim buluşumun tam tersi davranıyor." Rasyonellikten uzak tamamen kılıf olarak kullanılan sevgi anlayışı hakim; herhalde oportünist bünyelerin istekleri daha ağır basıyor.
Hissettiremedikten sonra "sevmenin hiçbir anlamı yoktur" insan denen varlık gücünü sevgiden alır en basit mantıkla. Ortada gerçek "salt anlamlı bir sevgiden" söz ediyorsak zaten hissedilmemesi olağan değildir. Flört dönemleri veyahut öncesi bir elektriklenme aradığınız süreçlerde karşınızdaki insanı tanımak, ihtiyaç dahilindekilerini anlamak ve dilini anlayıp onu keşfetmek iyi bir tutumdur. Lakin "sevince her halükarda içgüdüsel olarak bizlere eklenen" detaylardan bahsediyoruz. Hissettiremediğini düşünenler mutlaka olacaktır; hiç ağlayıp sızlanmamanızı tavsiye ederim. Sevebileceğiniz insanları bulun, yanlış kalplerde ikamet etmeye çalışmanın kendinizi hırpalamak olduğunu unutmayın. Bu güne kadar sevginizi hissettirebildiniz mi veya size sevgisini hissettirenler oldu mu; yoksa sadece lafta ve sözde kalan bir "sevgi" anlayışına mı hakimsiniz?
Bazen insanları anlamak zor. Canım cicim ayları bitince birbirine saygısı kalmayan tipler olup çıkıyorlar. Nedeni birbirine hevesi kalmayan insanlardır. Hemen araya lüzumsuz tartışmalar, anlayışsız tavırlar, başından salmalar baş gösteriyor. Bu bir ilişkinin başlayıp devam edip sonrasında olanlar. İlk olarak başlarken karşılıklı eğilim genelde bir şeylerin eksikliği oluyor. Yani samimiyet gibi gözüküp samimiyetsiz tavırlar bunlar. Yani ilişkiye bodozlama dalmak tabiri caizse. Canım cicim ayları bunlar işte. Maviye yeşil der gibi. Kontrol ve karşılıklı iletişim kurmadan istekler sınırsız oluyor. Bir taraf bunun altında ezilebiliyor. Bir bakıyorsun sevgi terazisi bir tarafa eğilmiş diğer taraf onu kullanmaya çalışıyor. Bu aylarda sözlerin duyarsızca ve anlamsızca harcanması aslında kendi nefes dediğimiz şeylerdir. Burada o sözlerin derin anlamını bilmeden harcıyoruz. Hani deriz ya işte senden başkasını sevemem sonra eee gittin hani sevemezdin ondan başkasını. Ne oldu? senin ki sevgi değil ki boş kuru gürültüden ibaret bir durum. Sonra o kelime bu kelime herkesin ağzında laçka olunca o söze kimsenin inanası gelmiyor. Tabi inanmazlar. Sen onu en değerli anında değil ki her zaman her yerde ulu orta dile getirirsen olacağı o. İletişim kopunca bu böyle değilmiş diye düşünüyorsun. Hayır ! O sevgi aslında öyle bir şey ama sen sahip çıkamadığın için o duruma geldi. Sen ağzında lacka edeceğine, karşındaki insanı olduğu göründüğü gibi kabul edip her zaman yüreğinde pervane etseydin sonunu görmeyeceğin bir sevgide olurdu. Yani gel gelelim ki sahip çıkmayı adam gibi bileceğin gibi karşılıklı anlayış içinde sevginin her şeyini onunla yaşayıp göstereceksin. Bu sadece sözler değil eylemlerde olacak. Bir bakış bir nefes gibi mesela...
Zor değil. Gerçekten sevdiğin zaman karşı tarafa bunu hissettirmemek imkansız gibi bir şey. Kimisi "seni seviyorum" diyince bir merhaba kadar basit gelir kulağa, ısıtmadığı gibi buz gibi yapar içini gerçekten sevilmediğini hissedişin. Kimisi de "seni seviyorum" demese bile davranışı, ufak bir sözü, bakışı, konuşması ya da öylece duruşu bile ne kadar sevildiğini hissettirir sana.
Fakat bir gerçek de vardır ki her zaman sevdiğimiz kadar sevilmeyiz, kırılırız haliyle, sarsılır güvenimiz. Bu yüzdendir ki sanırım karşımızdaki gerçekten sevse de bizi inanmayız, hissetmediğimize inandırırız kendimizi.
Bugüne kadar sevgisini hissettiğim biri olmadı. O sözü çok duydum "seni seviyorum" ama hep hava da asılı kaldı. Karşımda ki kişi sevmek değil elde etmek, güzel ve boş vakit geçirmek istediği o kadar belli ediyordu ki bununla yetinmem imkânsızdı. Sevildiğini değer gördüğü hissetmek istiyor insan ama bu artık boş bir istek gibi gelmeye başladı. Birine değer verdiğim zaman ben uzun bir süre başka biri olmuyor normal arkadaşlarla bile konuşmuyorum ki ona değer verdiğimi görmesi için ama o hep insanlarla haşır neşir olduğu için bunu görmedi. Sevmek istiyorum değer vermek ama buna değecek birine.
Gerçek sevginin fiziksel temas ile değil de, kalbe ruhen de hissettirmek de bir sevgi türüdür. Maalesef günümüzde sevginin önemini, aşkın değerini bilen kişi sayısı az. Aklı fikri uçkuruna adamış, asosyal milletten bunları beklemeyiz.
Sevginin 5 dili’ diye bir kitap okumuştum. Herkesin sevgi dili farklıymış. Sevdiğinin sevgi dilini öğrenip, ona göre davranırsan hissetmesi daha kolay olur ama insanlar pek uğraşmak istemezler. Düşünsene sevdiğinin sevgi dili hizmet görmek 😊bana göre en zor olanı bu. Ona hizmet etmeyince sevildiğini hissetmiyor. Bazılarının baskın sevgi dili dokunmak. Bazılarının övgü sözleri. Bazılarının güzel vakit geçirmek. Bazılarının hediye almak. Sevgi dilleri farklı olan sevgililer zorlanıyor dolayısıyla. Çünkü herkesin sevgisini gösterme metodu farklı. Nasıl biliyorsa onu uyguluyor, karşısındaki tatmin olmayınca da anlamıyor 🙄 bir de şöyle sorunlar var, küçüklüğünden yanlış model edinmiş, sevdiğini kısıtlayarak, döverek, söverek gösterenler. Yok mu böyleleri? Varrr.. nasıl olur falan filan dememek lazım. Çocuk öyle görmüş çünkü. Çocukluğunda babası annesini dövüyormuş, eziyormuş. Çocuk aklıyla onu model ediniyor maalesef.
Sevgiyi hissettirmek ve hissetmek zordur çünkü herkesin sevgi algısı ve sevgiyi gösterme yöntemi farklıdır. Dolaysıyla kendi penceremizden sevgisiz veya soğuk olarak nitelendirdiğimiz insanlara haksızlık yapabiliyor olma ihtimalimiz göz ardı edilemeyecek kadar yüksek bir ihtimal dahilindedir. Seviyosak göstermeliyiz göstermeyen kaybeder çok sevgi gösteren de kaybeder her şeyin ölçülüsü makbuldür ve de en cok benliğimizi sevmeliyiz fikrimce. Kendini sevmeyen bir insan başkasını sevmez diye bir genellemede bulunabiliriz.
Günümüzde böyle. Kim kimi gerçekten çok seviyor, kim kimden nefret ediyor bunları bilmek aşırı zor. Sevginin sahtesi var evet bunu biliyoruz. Nefretin de sahtesi var şuanki dönemde. Ne varsa eskilerde var. Şuanki coğrafyada herkes menfaat peşinde, kimse kimseye güvenmiyor, güvenmediği için de sevgiyi hissettirmek imkansız bir hal alıyor.
Aslında bir bakış, içten bir gülüş, bir mimik, heyecan.. Anlık duygularla söylenen kelime.. Hissettirmek o kadar kolay ki, hissettiremeyen zaten gerçekten aşık değildir. Da vincinin şifresi değil bu ufacık bir haraket bile hissettirebilir insana, tabii gerçek aşk ise.
Seni seviyorum cümlesini seven de kullanır, sevmeyen de bu zor bir şey değil atıp tutmak kolay eğer ki gerçekten seviyorsa karşımızda ki kişi bunu hissettirmekten de keyif alır ama bunu hissettirmeyenler de sevmemiştir sadece çıkarları doğrultusunda hareket ediyordur. Zor çünkü gerçekten sevebilecek potansiyelde insanlar yok denecek kadar az. Hele ki günümüzde...
Söylediklerine harfiyen katılıyorum. Lafta her şey kolay asıl mesele hissettirebilmekte.. O lafları söyleyenlerin çoğu 'gerçekten' seviyor olsa bir bakışıyla, yaptığı ufak ama etkili hareketlerle vs. hissettirirler bunu. Gerçekten sevmedikleri için hissettirmek zor oluyor o yüzden. Hissetmediğin bir şeyi karşı tarafa nasıl hissettirebilirsin ki?
Sevgi yürek işidir. Ama öyle sadece ritmi değiştirmekten bahsetmiyorum. Fedakarlık, özveri, cesaret ve aşk ile olabildiğine güç bir duygu kompozisyonu... herkes yazamaz, herkes anlayamaz ve hissedip-hissettiremez. Çünkü kompozisyondaki tek bir olgu eksikse bütün herşey artık topal kalacaktır. Karşılıklı olmalı. Şeffaf olmalı. Korkusuzca ait hissedip ait olmalı. Bakın bakalım o vakit kim hissetmiyor 🙂
2
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Birçok kişinin sevgi hissetmekten kastı ilgi odağı olmak, konuştuğu kişinin kendinden başka kimsesinin olmaması, hayatının merkezinde olmak. Bunlar bana çok anlamsız geliyor. Benim bir sevgiyi hissetmem için saygılı ve anlayışlı olması kafi, süslü laflara gerek yok.
Bizde birini sevdik ama ne yaptıysak ne ettiysek bir türlü sevdiğimizi ispat edemedik, seni seviyorum demek çok kolay bir kalıp ama ispatlamak hakikaten zor. Keşke bir şekilde ispat etmenin yolu olsa...
Aslında zor değil sadece insanlar basite kaçıyor. Ya da yeterince önemsemiyorlar bu durumu. Değer vermek, düşünceli davranmak, önemsemek, her şeyin üstünde tutmak.. Hissedilebilecek en güzel duygular bunlar, sadece duymak bence de yeterli gelmiyor.
Hepsi lafta ve sozde bak bir tartis o zaman senin icin olurumler herseyimsinler falan hayal oluyor ve dilde kemik yok her kes herseyi soyler hissetiremedikten sonra ben sevgimide ilgimide abartarak hissettirdim ama bana yapılmadı
Bence hiç de zor değil gerçekten seven bunu doğru dürüst söyler belli eder ama gerçekten sevmiyorsa böyle davransa da bir yerden sonra belli eder kendini bence
İlişkiye başladığım kişiye aylarca seni seviyorum diyememis bir insan olarak bunun sözlerle değil davranışlarla hissetirilmesinin doğru olduğunu savunanlardanım
Seni seviyorum herkes diyebilir bedava sonunçta ama bunu gerçek anlamda davranışlarıyla anlatır hissettirir senin için çabalar paylaşmak ister bir çok şeyini...
20 yasında -sen beni benim sevdigim kadar sevmiyorsun.. diyerek benden ayrılıp başka biriyle evlenen bir sevgilim olmustu baska öyle sevgili islerine cok yeltenemedim 😏
Hissettirdim mi bilmiyorum ama onun için çok gözyaşı döküp hasta oldum
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Bilmiyorum bende çok severim ama gösteremem insanlara.. iğrenç bir şey bence değiştiremiyorum bu huyumu. Hissettirdiklerim oluyor bazen onlarda kıymet bilmiyor.