Yalanların üzerine kurulan ilişkiler "deniz kumunun yumuşak dokusuna gökdelen dikmeye benzer." Belki dışarıdan çok ihtişamlıdır ama içten içe yıkılacağını kimse bilmez; ve o gün gelir çatar yerle bir olan gökdelenin altında kaç can gider hesap dahi edemezsiniz. Bir yalanın altında ezilen ilişkinizin arasında kalmaktan anlık veyahut daha sonrası için her şeyden soğursunuz. Hayal kırıklıkları ruhunuzu kanatır; kızgınlığınız iç hesaplaşmalara dönüşür ve üzüntünüz bütün bedeninizi sarar. Güvendiğiniz dağlara yağan karların soğukluğunu yüreğinizin içinde hissedersiniz, nefretle yanıp tutuşurken üşürsünüz buz kesersiniz. Kadınlar bu konuda daha duygusaldır; hani demiyorum erkekler ağlamaz "bir ağlama krizi gelir" kendi sel felaketinizi yaratırsınız.
Daha düne kadar sevdiğiniz insanın hayatını zehir etmeye zindanlara çevirmeye isteklenirsiniz, bir yandan da geçirilen onca iyi günün ardından kıyamazsınız. Ruh haliniz berbat derecede hasar alır; ne yapacağınızı düşünür durursunuz. Gözlerinizin içine baka baka yalan söyleyebilen insan size olan saygısını artık ayaklarının altında çiğnemekle meşguldür. Bir insanın yalan söylemesi, yalan söyleyebildiğini gösterir ve insana sevdiğini unutturur. Her ilişkinin olmazsa olmazıdır "güven duygusu." Karşınızdaki insana güveniyorsanız ya da gerçekten güvenmek için çabalıyorsanız bir bıçak gibi boğazınızın ortasından keser atar bu yalanlar. Hadi bırakın onu "artık tekrar nasıl güveneceğim" diye sorgulamaktan kendinizi heba edersiniz. Aptal yerine konmak da cabası olurken; acaba bu güne kadar kaç kez yalan söyledi diye iyiden iyiye psikolojinizi zorlarsınız.
Nefret çanları çalarken; artık eski sevgili olan ( ya da ayrılma aşamasına gelinen eş) kişiye ağız dolusu sayıp sövmek, kızgınlığınızı çıkartmak bir şekliyle ilk etapta rahatlamak baş gösterecektir.
Sonra kendinizi sorgulayacaksınız muhtemelen. "Nasıl bu kadar saf olabilirim" söylemleriyle içerisine düştüğünüz gaflete anlam veremeyip kendinizi cezalandıracaksınız.
Sizi ağır bir depresyon bekliyor, kolay değil birlikte zaman geçirdiğiniz insanın gerçek yüzünü görüp şok yaşamak. Hayata küseceksiniz belki bi' süre; acısını ya kendinizden çıkaracaksınız ya da çevrenizde artık nazınızın niyazınızın geçtiği her kim varsa onlara zehir etkisi yaratacaksınız.
En nihayetinde bir terapi gibi artık durumu kabulleneceksiniz. "Akıllandım artık" diyeceksiniz hayatınızda edindiğiniz acı tecrübeler gibi görüp kendinizi avutarak yolunuza devam edeceksiniz.
Eşinizin veya sevgilinizin yalanını yakaladınız mı; eğer yalanını yakalasaydınız ne yapardınız?
Sevgilinizin veya eşinizin yalan söylediğini öğrenseniz ne yaparsınız?
Sebep nedendir ne içindir gerçek anlamda bir sebep varsa soğumam her şeyi bahane etmeye gerek yok kim yalan söylemedi ki yeri geldimi mecburi yalanlar vardır Ama sahte yalan dolan iki yüzlülük ve aldatıcı durum var ise affetmem affetmek ALLAHA mahsus derim yolun açık olsun derim
Direkt olarak sert tepki verip ilişkimi bitirme yönünde olmam elbette. İlk önce söylediği yalana ve bunu neden yaptığına inmek lazım benim nazarımda. İnsanlar bazen geçmişlerinde aşamadıkları şeylerin yeniden gün yüzüne çıkmasıyla karşı tarafa sırf o şeyden korktukları için yalan söyleyebiliyorlar. Yalan söylemek her zaman kötü bir şey değil. Her zaman kötü bir şey değilden kastım her zaman karşındakini yıkmak için, çıkarları için söylenilen bir şey değil. Böyle şeylerde nedenine inmeyi, kişinin hissettiğiyle ilgilenmek her zaman bana daha doğru gelmiştir. Olur da bir sevgilim veyahut eşim bana yalan söylerse ilk olarak neden olduğunu sorarım. Neden yaptın? Ne zaman doğruyu söyleyecektin? Neden direkt olarak doğruyu söylemedin? Burada söylenen yalan aldatmak üzerine, bizim ilişkimizi direkt olarak etkileyen bir şey değilse pek sıkıntı etmem. Mesela düşünsenize belki yine uçuk bir şey olabilir ama ben böyle hayatlar olduğunu düşünüyorum; akşamları arkadaşlarımla dışarı çıkıyorum diye çalışmaya giden birinin söylediği yalanı düşünelim. Bunun altında yatan psikoloji bambaşka. Bir başka ihtimal daha sunacak olursam çiftin bir etkinlik yaparken aslında bir tarafın bu etkinliği hiç sevmeyişini sırf karşı taraf üzülmesin diye eğlenceli görünmeye kendini zorlayan birini ve konuda yalan söyleyen birini düşünelim. Mesela bu yalanın altında yatan psikoloji de bambaşkadır. Bu tür yalanlar, özellikle korkular üzerine oluşan, çekindeler üzerine oluşan yalanlar bir kez gerçekleşiyor ilişki de o durum iki kişi arasında aşıldıktan sonra. O yüzden bunu oturup düzgünce konuşup halletmeye çalışırım ben. Ki böyle olmadı da. Yani yoksa aldatma gibi yalanlara elbette müsamaha gösteremem, kimse de gösteremez, göstermemeli.
Eşim ufak tefek de olsa bana ve ya başkalarına yalan söylüyor ve konuyla ilgili tartıştığım zaman da zeytinyağı gibi kendini hep haklı çıkartacak bir şeyler buluyor bıraktım artık kendi haline. Ruh sağlığı önemli
Ona güvenmem. Yalana da bağlı biraz öyle çok büyük bir yalansa yoluma bakarım ama ufak tefek yalanlarsa temkinli şekilde yoluma devam ederim eğer ki devam ederse yalanlar yarı yolda bırakıp giderim.
Ben arsız gamsız uslanmaz iğrenç bir yalancıyım xd asla da bundan vazgeçmiyorum asla. Çok defa zararını görsem de yalanı sefom ummah gerçekliğe serpilen gerçekdışı şeyler.
Yakalasaydım tabiki yalana bağlı hayati mevzu ise benim için biter herşey invelmiştir benim için madem incelmiş kopmasındada bir beis görmüyorum der bitiririm.
Işık hızıyla soğuduğum olaylardan biri yalan.. Eşim böyle bir şey yapsa güvenimi tabi ki derinden sarsar. Kırmamak, üzmemek için bile yalan söylememeli eşler. Birbirlerine hep saydam olmalılar..