Çoğumuz onu avucumuzun içine alıp kontrol edebileceğimizi, isteklerimiz doğrultusunda yönlendirebileceğimizi ve istediğimiz zaman atabileceğimizi sanırız. Çok beğenme, hoşlanma ve etkilenme gibi duygularımızı hemen aşkla karıştırırız. En büyük yanılgılarımızdan biri ise şudur: Hayatımızın bazı dönemlerinde şefkate, ilgiye, sıcak bir dokunuşa o kadar büyük bir özlem duyarız ki, karşımıza çıkan ilk erkeğe aşık olduğumuzu sanırız. Aslında içimizdeki his sevmekten çok, sevmeyi sevmektir.
Her hoşlantının, duygusal bir duruma aşk diyip aşkın değerini yerle bir edenlerle dolu artık etraf bugün ona aşık sözde yarın başkasına maymun iştahlarının adına aşk diyor çoğu bize ufakken anlatılan hikayelerde eskiden insanlar birbirlerini ölümüne sever başkalarına göz ucuyla dahi bakmazlarmış eğer kavuşamazlarsa ince hastalığa yakalanıp vefat edermiş ikiside. Şimdi insanlar bir onla bir bunla ama adına aşk diyorlar bunun. Kısacası bu devirde hala aşk kaldığı, masumca sevenlerin olduğunu düşünmek bence en büyük yanılgı aşklar biteli çok oldu kendisi bitti sadece lafta kaldı.
kızlar aceleci davranıyor bir erkek daha ne oluyor demeden kendini potada görüyor. ha tabi erkeklerin de baskısı ayrı YA BENİMSİN YA KARA TOPRAĞIN. tarzı ki iğrenç. sevginin gücü üstüne güç yoktur kainat özünde sevgi üzerine kurulmuştur, koşulsuz sevgi sevginin özüdür bunun dışında hareket edenler ilişkileri ya hüsrandır ya da yapmacık oyundan ibaret
İçimizde büyüdükçe bir kara delik oluşur. Onu fark ettiğimizde ne yapacağımızı bilemeyiz önce, sonra o delikten esen soğuk rüzgarlar içimizi dondurur. Artık hiçbir şey eskisi olmaz. Delik büyür ve kapatılamaz olur.
En İyi Cevaplar