Her insan hayatında en az 1 kez bile olsa flört dönemi yaşamış, hemen hemen aynı yollardan geçmiştir.

Karşı cinsten elektrik almaya başladığınız an, eliniz ayağınız birbirine dolaşmaya başlamıştır zaten.
1. Mesaj yazayım mı, yazmayayım mı?

Günümüzün popüler sorunu olan mesajlaşma çoğu flörtün daha başlamadan bitmesine neden olur. İlk buluşma sonrası eve gidip gitmediğini öğrenmek ya da ertesi gün, dünün ne kadar güzel geçtiğinden bahsedip teşekkür etme olayı hikayedir. konuşmak isteniyorsa net olunmalıdır. Eve gidip gitmediğiniz değil, ana fikir "Hadi konuşalım" olur.
2. Şu an biz neyiz?

Başarılı flört dönemi geçirmiş hatta flört dönemlerini noktalayıp ciddi ilişkiye başlamış olanlar vardır ki, ne şanslıdırlar. Taraflardan biri bu soruyu soruyorsa, o iş evliliğe yelken açar. İşin enteresan tarafı da şudur ki, bu soruyu kim soracak?
3. İkinci buluşmayı ne zaman olacak ve kim teklif edecek?

Bu soru adamı yer bitirir. Hiç erkek teklif etmeli diye düşünmeyin. Bu şekilde düşünen kaç kadın evde kaldı, haberiniz yoktur kesin. İçinizden görüşmek ya da plan yapmak geliyorsa çekinmeden söyleyin. Gelirse gelir, gelmezse de kendi bilir.
4. Bu ne demek oluyor şimdi?

Flört dönemi aslında ilişkinin en hassas dönemlerinden biridir. Alınganlık huyu daha fazla olan biriyseniz her espride her şakada kendinize bir mesaj ararsınız. Aramayın. Espri yaptıysa gülün. Zeki bir partnere sahipseniz eğer şanslısınız. Anlamadığınız espriler olacaktır. Art niyet aramak yerine hafif bir tebessümle gülün. Komiksin demekten kimseye zarar gelmez.
5. En son bir kızı takip etmiş!

Partnerinizin tüm sosyal medya hesaplarını takibe almak, size dertten kederden başka bir şey kazandırmaz. Karşı cinsi takip etmesi de sizi aldattı anlamına gelmez. Kendinize güvenin. Karşı cinsi takip etti diye kan davası gütmenin bir anlamı yok. Olayı, "Bu kız benden güzel mi?" durumuna taşımayın.
6. Arıyorum açmıyor, kesin dışarıda!

Bu durumda derin bir nefes alın. Minik bir yürüyüş yapın. İşe yarayacaktır. Telefonu açmadı diye senaryolar yazmanın kimseye bir faydası yok. Belki de tuvalette ya da duşta. Panik anında hemen yakın arkadaşın sosyal medya hesabına bakılır. Eğer o arkadaş dışarıda bir yerdeyse ve yanında başkaları varsa, siz de o an oradasınızdır. Erken ölmemek, sinir hastası olmamak için bunlara hiç gerek yok.
7. Eski sevgililerinden neden hiç bahsetmedi?

Bu da kanser gibi sizi kemirecek bir durumdur. Sorasın gelir, her detayı bilmek istersin ama bir yandan da o anlatsın istersin. Bu tür durumlarda karşınızdakini kendi haline bırakmak en doğrusudur. Baskı yaparsanız eğer, partneriniz sizden çekinerek 5 yerine 3 der. Tam ve düzgün cevaplar istiyorsanız, kendi haline bırakmalısınız. Şöyle bir taktik vardır ki anlatmama durumu söz konusu olamaz. Eski ilişkilerinizden bahsedin neyse o. Ne eksik ne fazla. Sizin hikayeniz bittikten sonra, sıra elbette karşı tarafta.
Tüm bu anlatılanlara rağmen hala başarı elde edemediyseniz, güzel bir sözle sizlere en anlamlı teselliyi vermek gerek.
"Olduğu kadar, olmadığı kader."
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar