Ben sensiz yaşayamam, sensiz ölürüm, ne olur beni bırakma(!)

Ne oluyor yav? Bir düşünün nefes alıp. Beyne bir oksijen yollayın. Anamızın karnından aşık olduğumuz kişiyle mi doğduk ? Neden kendimizi buna mecbur bırakıyoruz? Bu kadar aciz bu kadar alçak mıyız? Bu kadar basit miyiz? Tabi ki böyle olmadığını biliyoruz fakat neden aşk gelince aklı iptal ediyoruz, işte derlediğim birkaç sebebi.
Yarım doktor candan, yarım hoca dinden ederse, yarım akıl da insanı kendinden eder.

Yarım akıllı hallerimiz olmadı mı hepimizin? Oldu... Kimse anasının karnından tam bir akılla doğmuyor. Nitekim insanın ergenlik yılları aklının tamamlanmadığı dönemlerdir. Bu dönemlerde hepimiz yarım akıllıyız. Tam bir kapasite ile etraflıca düşünmeyiz. Sevince, bundan başkasını bulamam deriz, sevince mecbur hissederiz sevdiğimize kendimizi. Ayık değilizdir, aslında işin böyle olmadığını göremeyiz.
Tertemiz saf beyinler, şuursuz hale getirildiğinde

Gerek okuduğumuz romanlar, hikayeler, şiirler gerekse TV'lerde izlenilen ve beyinleri pembe kıvama getiren pembe diziler, şarkılar ve dahası... Bunların hepsi bizlerin beynini farkında olmadan zehirlediler. İnsanların hayat amacını saptırdılar. Bu şekilde şuursuzlaştırılan ve özendirilen insanların da durumu aynen anlatmak istediğimiz gibi.
Onlar için sevdikleri, 1 tanedir, başka yoktur, ona mecburdurlar, ondan başkası yoktur, o olmazsa intihara teşebbüs edenler(!) Aman Allah'ım şuna bakar mısın? Canını kaptırmış adam intihara teşebbüs ediyor. Güler misin ağlar mısın? Bu resmen zihni sapıklıktır.
Bu arada aklıma "cenneti değişmem saçının teline" isimli şarkı geldi. Üniversite yıllarında kulaklarımın ırzına geçercesine kafede dinlemek zorunda kaldığım bu şeyi duyunca arkadaşlar kendinden geçerken, ben kahkaha atıyor ve müptezel durumuna düşüyordum. Acaba gerçekten kim müptezel?
Yanlış bir hayat amacı seçildiğinde ya da hayat amacı olmadığında

Alın işte yukarıdaki görselde görüldüğü gibi. Benim sana ihtiyacım var diyor? Neden ihtiyacın var söyle bakalım? Yok yani ihtiyacım var diyenlerin alayının da kazık atıp gitmesi ve bunu görmek de ayrı bir trajedi. Günahlarına bile ağlamayan insanların, sözde aşklarına ağlaması insanı kahrediyor. Sevdiği kişiye kendisini mecbur, muhtaç hisseden kişi, ya hayat amacı olmayan ya da hayat amacı zevk-ü sefa üzerine kurulu olan oynaşık sarmaşık kişidir. Körelmeden kurtulması gerekir.
Sözün özeti şudur ki;
İnsanı severken, tapmamak gerekir.
Sevgiler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar