Beklenmedik bir anda gelen kusursuz aşk!

Bir planı vardı genç adamın, henüz 22 yaşında olmasına rağmen, bir ideali vardı. Bir mekana girdi. Kahvesini eline aldı ve gözlerini kamçılayan kadına gözlerini dikti. Genç adam anladı ki, kadına diktiğinde gözlerini, kadının gözleri zaten genç adamda idi.
Mütevazi bir giriş!

Kadın masasından kalkmıştı. Genç adama doğru ilerledi. Bu arada kadından bahsetmek istiyorum, sarı saçları, büyük iri gözleri ve 1.58 boylarında idi. Genç adam ise, 1.70 boylarında kumral birisiydi.
İlk dostluk!

Kadın ile adam tanıştılar. Kadın, iyi niyetliydi. Evliydi, üstelik 2 çocuğu vardı. Kadının yaşı ise 34 idi. Kadınla adam dost olmaya karar verdiler. Uzun bir süre konuştular, uzun süre bir dostluk kurdular ta ki, erkek bir gece kadına: ''Seni cennete gittiğim gün, orada eşim olmanı istiyorum.'' diyene kadardı, bu bir sessizlik çığlık mıydı?
İlk aşk!

Genç adam kendini tutsak hissediyordu. Uzun zamandır kimseye bu denli bir aşk beslememişti. Kadın ise çok heyecanlıydı. Anlamlandıramadığı bir güç hissediyordu genç adamda. Onun yanındayken mutlu oluyordu, fakat o günden sonra hiç buluşmadılar. Hep telefonda devam ettirdiler ilişkilerini.
İlk acılar!

Erkek vicdan azabı duyuyordu. Defalarca kez kadından ayrılmak istedi, ondan kopmak istedi. Her gece kocası yatağına girince kendisiyle konuşmasına dayanamıyordu. Kadın ise, genç adam bunu her dile getirdiğinde sinirleri bozuluyor, ve kendisine sürekli olarak ''Umutsuz vaka'' olarak nitelendiriyordu. Genç adam defalarca kez kopmak istedi, ama defalarca kez gözyaşlarıyla karşıladı kadın.
Bastırılamayan duygular!

Genç adam kendini bastıramıyordu. Onun bedenine sahip olmak istiyordu, onun hislerine, duygularına her zerresine aşk besliyordu. Bir gece genç adam, Kadına bir yer ayırtıp, orada beraber olabileceklerini söyledi. Kadın bunu çok istiyordu, o gece her ikisi de duyguları ve arzuları en üst noktadaydı. Ertesi gün olduğunda ise, genç adam yine paramparçaydı. Vicdanı onu her sabah sorgu mahkemelerine çıkarıyor gibi hissediyordu. Genç adam, kadını o gün de ağlatmıştı.
Umutsuzluklar, gözyaşları ve bolca acı!

Genç adam bir süre telefonlara girmiyordu. Kadın onu aradı. Genç adam telefonu açtı. Kadın gözyaşlarıyla donmuş sesiyle beraber zorladı kendini ve ''Neden girmiyorsun, niçin konuşmuyorsun, neredesin?'' dedi. Genç adam tutuklanmış gibiydi. O kadar çok özlem besledi ki ona karşı, varlığına karşı. Her şeye rağmen, sürekli kadın geliyordu genç adamın kalbine, her türlü üzüntüye rağmen.
Buluşma!

Soğuk bir kış günüydü. Kadın ile adam kimselerin olmadığı bir yerde öylece buluştular. Sarıldılar, birbirini öpmeden, sadece üzerler'ine sinmiş o ten kokusunu çektiler içlerine. Kusursuz bir andı bu. Kadın adamın gözlerine baktı, dayanamayacak gibiydi. Kopuyordu birtakım fırtınalar içinde, bir takım özlemler. Genç adam ise, gözlerini kaçırmakta ısrarcıydı. Kadının dudakları, adamın dudaklarına koştu. Büyük bir gök gürültüsü duyuldu gökten, bir yandan ıslanıyor bir yandan da delicesine öpüşüyorlardı.

Eve geliş!

Kadın, adamı evine davet etti. Genç adam tereddüt etti, kocasını dile getirerek. Kadın, onun işte olduğunu söyledi. Eve gittiler. Genç adam, kadının omuzlarına küçük dokunuşlar atıyordu, kadın gözlerini zevkten çoktan kapamıştı. Bu eylemler, yatakta son buldu.
Tam bu noktada düşünmenizi istiyorum. Hangi olasılık sizi tatmin ederdi? Kadının eşiyle boşanıp, genç adamla beraber olması mı? Yoksa her ikisinin de ilişkisine son verilmesi mi? Düşünün. Düşünmeniz bittiğinde ise, ilerleyebilirsiniz.
Tip 1- Ayrılık

Her ikisi de o noktadan sonra evlerine çekildiğinde, kadın düşündü. ''Bir kocam, 2 evladım var. Bugün tüm çektiğim özlemim yatakta son buldu. Ve bilmekteyim ki, zevk ve haz duygunu doya doya yaşadım. Ama artık yoruldum, artık çaresizim, artık tükendim, artık vicdanımı sorgulanmasını istemiyorum, artık bu yanlıştan dönmeliyim.''

Erkek ise aynen şöyle düşünmekteydi. ''Garip bir sevinç, içimde ki garip bir heyecan, fakat biliyorum ki sadece hazdan ibaret duygularım. Ne kocasına nede evlatlarına bunu yapamam''
Kadın ve adam ortak nokta da buluştular. Kadın gözleri ile her şeyi anlatıyordu. Gözleri paramparçaydı, gözyaşları içinde ona bakıyordu. Genç adamın gözleri sahile doğru bakıyordu. Kadın onun gözlerini kendisine bakmasını söyledi, ve onu öptü. Tek kelime etmeden ayrıldı oradan. Adam gözyaşları içinde oturdu sahile, kadın eve giderken ise arkasından gözyaşlarını da beraberinde getiriyordu.
Tip 2- Beraberlik

Kadın düşündü, ''Bu gece yaşadığım inanılmaz şeylerdi. Evlatlarım var pekala, ama onları da yanımda götürebilirim. Ve eşimle ayrılabilirim zira eşimle mutlu değilim, onu istiyorum. Onun bedenini arzuluyorum, onun hislerine karşı açlık besliyorum.''
Erkek ise kendi evinde yine şöyle bir düşünceye daldı, ''Onu da alıp Mısıra gidebilirim. Orada bir hayat kurabilirim. Çocuklarını da alabilirim. Onu çok seviyorum, hayatımın kadını o.''

Kadın, eşine boşanma davası açtı, ve çocuklarının 1 tanesini alabildi. Kadın, genç adam ve küçük bir kız çocuğu. Mısıra gittiler. Kadın her gece kocasına doyamıyordu, her gece büyük bir aşk besliyordu ona karşı. Her ay başında çocukları değiştirip, diğer çocuğunu da görme fırsatı buluyordu ayrıca. Ve kadın mükemmel bir hayat geçiriyordu.

Pekala şimdi sorun kendinize o gün, yataktayken yaşadığınız kıvılcımdan sonra, Erkekler düşünün, eve gittiğiniz de nasıl bir karar alırdınız, pekala kadınlar ya siz, ya siz nasıl bir karar alırdınız, sahiden?
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer