Aşk planların dışında gerçekleşendir, kontrol edilemez, ertelenemez, geciktirilemez, acele ettirilemez, engellenemez.
Fakat ilişkiler öyle değil. Biriyle ilişki başlatmak tamamen irademize kalmış bir şey. Ve ilişki derken evlilikten, uzun dönem beraber yaşamaya kadar dar bir alandaki ilişkilerden bahsediyorum. Dileyen için dostluk ve arkadaşlığı da katabilir.
Madem ilişkiler insanın düzen ve intizam, stabilite ve istikrar, sevgi ve saygı, ilgi ve alaka ihtiyaçları çerçevesinde alınan karardan başka bir şey değil, öyleyse ilişkiye başlayacağımız insanın da bu sistemi sağlayacak, güveni sarsmayacak biri olması gerek. Sürdürülebilir bir ilişki istemiyor muyuz?
Mutlu ve güvenilir bir ilişki kararımızı neye göre şekillendirmeliyiz? Şimdi bu soruyu irdeleyelim.
Ne açıdan bizi kendine çeken biriyle ilişki kurmalıyız?
Ruhumuza hitap eden kişiyle mi?
Ruhsal olarak birinden etkilenmek deyince, bunu ifade etmesi de, bunu kavraması da zor. Fakat ruhsal etkilenme öyle bir şey ki sanki bin yıldır tanıyormuşsun, o senin ruhunun ayrılmaz bir parçasıymış, ruhunda boşlukları dolduruyormuş gibi hissedersin. Bazılarımız bu hislerin gün yüzüne çıkmasına olanak sağlayan kişilerle karşılaşacak kadar talihli. Peki bu kişilerle uzun dönemli bir ilişki fikri nasıl olur?
Ruhsal etkilenme, tamam acayip tatmin edici, sıra dışı, alıp götürücü bir şey. Herkese nasip olmaz. Fakat ikiniz de olgun değilseniz, ikiniz de hala anlam veremediğiniz kurguların aptal karakterleriyseniz, isterseniz aşkın iki yarısı olun, şu dünya standartlarında o ilişkiyi sürdüremezsiniz. O yüzden, deneyin tamam, ama yıpratmayın karşıdakini de kendinizi de.
Peri masalı ilişkisine kim hayır diyebilir? Bu tür bir etkilenme ve çekim çocukluk hayallerimizi süsler, yetmez geç çocukluk dediğimiz 40 yaş sonrası mutsuz ev kadını kahve erkeği hayallerimizi de süslemeye devam eder. Evet, aşk güzel bir şey. Yaşayabilene.
Fakat aşk düzenli bir ilişki için yeterli mi?
Aşk insanı savurur, dalgalandırır, genişletir. Evren toz pembe görünür. Her şey çok güzel de, şimdi lütfen tarihin unutmadığı efsanevi aşkları göz önüne getirin. Tekrar inceleyin. Hangi aşk kavuşmaya sahne olmuş? Hangi aşk "evli, mutlu ve çocuklu" bitmiş?
Aşk gene de düzenli bir ilişkiye konu olabilir, bunu yaşayan, veya yaşadığını iddia eden çift çok. Deneyin, deneyin, ama takıntılı olmayın. Ha şu da var, aşk için kaybetmek de, ölmek de güzel.
Aklımıza hitap eden kişiyle mi?
Zekasıyla bizi büyüleyen insanlar var, öyle değil mi? Zekası, başarısı, bakış açısı, sözleri, şuyu buyu. Bu insanlar aklımıza yatabilir, bizi ikna edebilir, onlarla hayat kolaylaşabilir. Doğru. Kelimeleriyle bizi mest edebilir, duruşuyla içimizi hoplatabilir. Bu da doğru. Fakat uzun süreli bir ilişki için zihinsel uyum, mantığa uygunluk, kafa yapısının uyuşması yeterli mi? Ya duygusal açlığınız, ruhsal açlığınız ne olacak? Bazıları içsel meselelerde daha dirençlidir, belki onlar için idealdir bu tür ilişkiler, bilemeyiz.
Sosyal çevremize ve kimliğimize uyumlu kişiyle mi?
Ailemize, geleneklerimize, sosyal statümüze, siyasi görüşümüze, arkadaş çevremize uygun bir eş neden kötü olsun ki? Hayat pürüzsüz akar, monoton da olsa güven verir, tahmin edebilirsin, sorunlara birlikte aynı çözümle yaklaşmanın keyfini çıkarabilirsin. Çok güzel.
Fakat alışkanlık, aynılık, rutin, benzerlik... Bunlar insanı bir zaman sonra bunaltabilir. Delice çekim yoksa, ten uyumu yoksa, yalnızca koşullara uygunluk söz konusuysa, uzun süreli devam etmek ister miyiz? Sanırım gene de en uzun süreli ilişkiler bu tür uyumlarda oluyor.
Ten uyumu olan kişiyle mi?
Şehvet, ihtiras, arzu... Hepsi ön sırada. Tutkuyu yaşıyorsunuz fena mı? Tenler birbirinde eriyor, ıslak ve sıcak dakikalar ilişkinin esas kahramanı. İlişkilerde olmazsa olmaz, bence de öyle.
Fakat sırf ten uyumu olan bir ilişki, yalnızca yatak odasından oluşan bir ev gibi değil mi? Hayatın geri kalanı, gündelik yaşam, siyasi olaylar, mutfak ihtiyaçları, kalbin odacıkları, bunlar ne olacak? Uzun süreli ilişkiyi sağlayabilmek için yeterli mi?
Peki geriye ne kaldı?
Her şeyi eledik. Hiçbir şey kalmadı. Saydıklarımın hiçbiri, benim görüşümce, ne uzun süreli bir ilişki için ne evlilik için yeterli değil. Güven, istikrar, tatmin, huzur, bunlar bir arada hiçbirinde yok.
Peki ne sonuç çıkıyor? Bana kalırsa ya standardın çok düşük olacak ve her birinden azar azar bulunduran birini gözüne kestirip evleneceksin. Ya da yüksek standartlarla devam edip "çok aşık oldum, hiç evlenmedim" diyen Orhan Veli gibi yaşayıp öleceksin.
Evlilik güzel bir şey olsa gerek. İlişkiler zaten güzeller. Bazen insan bir noktaya geliyor ve yıldığını fark ediyor yalnız.
Ama evlilik güzel evet. Mutlu evlilikler dilerim.
Sizce evliliğin şartı, olmazsa olmazı ne?
Bizi Hangi Açıdan Etkileyen Biriyle Uzun Dönem İlişkide Karar Kılmalıyız?
Evliligin bence şarti en onemlisi ayni kederi ve aciyi duygulari ve anlayisi yasayabilmektir yani hayati paylasacagin kisi senin yasadigin hayati anlayabiliyorsa seninle ayni hayati kavriyorsa iliski uzun sureli olur ve bitmez. hayatlar ayni olmali veya hayatin ikisi icinde ayni akmali
Bende evli çocuklu mutsuz insan oluyorum😀. Evliliğin şartı ne biliyor musun? İlk sevmek... Sonra Paylaşmak en büyük etken eşinle hiç birşeyini paylaşamiyorsan sorun çıkıyor. Saygı ve anlayış çok önemli ilk bana sonra aileme saygı duymalı. Cinsellik ana temel eksikse herşeyi etkikiyor kimse demesin ki ben eşimi seviyorum ama beni doyurmuyor. Seks olmazsa insan gergin oluyor çünkü tensel temas yoksa sevgi eksikliği başlıyor tenin sıcaklığını almak gerekir. Sonra eşler küsse bile ayrı yatmamalı kolundan tutup zorlada olsa seninle yatmasını sağlayacaksın bunu yapmıyorsa sorun oluşuyor. Bu konu daha uzar gider de. Birliktelik çok önemli ilgili olmak gerekiyor.
Angelina jolie ve Brad Pitt. Bir filmleri vardı (Hayatın Kıyısında) Evlilikleri ruhsuz ve cansızdı ama adam düşündü nerde hatam var diye sonra karısının istedikleri doğrultusunda gitti onu anlamak için zaman ayırdı. Sonradan anladı karısını çözdü gerçekleşlerle yüzleşince film mutlu sonla bitti. Sen beni anlamıyorsan anlamak istemiyorsan yeterince bana o hissi vermiyorsan kayıplardasındır. Bir erkek nasıl işden eve geldiğinde güler yüz bekliyorsa halini hatrını sorulmasını bir kadın da öyle ister. Bencil olmicaksın onu der onu söylerim.
Sevgi, enerjidir histir. Yanında iyi ve mutlu hissetmektir. Günümüzde herkes kriterlerine göre seçim yapıyor çünkü mantığıyla hareket ediyor. Oysa ki duygularımızı, dinlememiz gereken tek yer aşk iken orda bile aklımızı devreye sokuyoruz. Ben çok sevdiğim insanlara doğru çekildiğimde ve onları neden seviyorum acaba dediğimde bir açıklama getiremiyorum. Dünyalık tüm çıkarlar bir tarafa atılmadan gerçek aşk bulunamaz. İnsan önce kendi gönlünden haberdar olmalı ki, başkasına yol bulsun.
Bence bunun için ölmeden önce ölmek gerek. Birlikte bir hayata başlayacak iki kişi attıkları her adımda bunun "bir kere" olacağını hep aklında tutmalı. İkisinden en azından biri bunu sürekli hatirlatmali. Şunun gibi mesela; bir kere evlenicez, bir kere düğünümüz olucak, bir kere ilk çocuğumuz olucak, bir kere ev alicaz, bir kere ikinci çocuğumuz olucak, bir kere dünyaya gelicez gibi. Sonuç odaklı yaşamak. Madem ki birlikte ölücez, hayatımızı da en iyi şekilde yaşayalım. Maddi manevi. Daha yola çıkarken çözüm odaklı olmak, zaten baktım olmuyor bosanirim şeklinde dusunmeyerek. Sevgi emek ve çaba gerektirir.
Hazır değilsen de kalp cakrasi çalışıyorsa hazirlar. Zamanla ikinizi de dönüştürür. Kalpten sevmek böyle birşey dır. Törpüler. Bakma sen günümüz aşklarına. Aşk değil onlar.
Çok sevmek ölümü hatırlatır. Kaybetme korkusundan dolayı. Acı olmasa dönüşüm de olmaz, gelişme de olmaz. Büyümek sancılı bir kere. Acı çekmeden olgunlaşamiyoruz, malesef.
Hep diyorum evlilik anlaşmalı ve karşılıklı sömürüdür. Verebildğin kadar ver, alabildiğin kadar al.. Bir yerden sonra kendin olmaktan çıkıp, istediği gibi birine dönüşürsün. Yapacagın hiç bir fedakarlık mutlu olmaya yetmez. Evlenmeyin.
Kız tarafı ya da sevdiğin kız ne dersen de sen onun ailesine saygı sevgi gösteriyosan o da senin ailene aynı şeyleri hissetmeli ya da yapmalı bu şekilde hem senin hem ailenin gözünde değeri bir kat daha artar
Eline sağlık sıkılmadan okuduğum alıntı olmayan güzel bir bence olmuş 🌺
3
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Güzel anlatmışsın ve haklısın. Hiçbir şey zorla olmaz bu hayatta, olmamalı. İlişkiler ve evlilik hele ki... Benim için bir evlilikte olmazsa olmaz nedir bilmiyorum. Esasında bunca planla olan bir şey olduğunu da düşünmüyorum. Ama sanırım sevildiğime emin olmadan ve güvenmeden evlenmeyi düşünmezdim. Evlilerin birçoğu başlangıçta ilişkilerine evlenmek niyetiyle başlamamış insanlar. Bazen sadece yaşamak gerekir. Bazense yaşamamak için direnmek. Oldukça karmaşık...
Büyü olmalı ya da tutku bazen hepsi olur ama anlamsız bir şekilde OLMAZ işte tam buna sebep yeterince tutku yoktur ya da işte büyüsümü , tılsım mı neyse işte o olmalı.
Çirkin olsa zekası da havada yaşadım bana hep zeki derlerdi tabii ben mütevazı olduğumdan sizden farkım yok derdim bir kıza açıldım dinlemedi bile demek ki zeka sadece görünmeyen yüz onlar görünen düzgün yüz istiyorlar
En İyi Cevaplar