Joseph ile Maria

Peki ya nasıl tanıştı ?
Sonra nasıl gelişti ?
Devamında ne oldu ?
Peki ya mutlu son ?
Joseph

Şimdi adım adım başlayalım. Hikayemiz Fransa'da geçiyor. Fakat Joseph Fransız değildi. O Türktü sadece Fransa'da Müslümanlara karşı olan tutumdan dolayı ismini Joseph kullanıyordu, asıl ismi Yusuf'tu. Gerçi bazıları onun kim olduğunu biliyordu. Yusuf okul hayatı boyunca başarılı bir çocuktu. Okulda sınıfları derece ile bitirmesi bazılarının zoruna gidiyordu. Sonuçta kendilerinden olmayan birisi ve en üstte. Tabiki hain planları olanlar Yusuf'u bırakmayacaktı.
Maria

Maria ise Fransızdı. Okul müdürü olan Garcia'nın kızıydı. O eğitimine babasının müdürlüğünü yaptığı okulda değil, Fransa'nın en köklü kolejinde devam ediyordu. Zaten babası da okuldaki kişilerin kızıyla muhattap dahi olmasını istemiyordu bu yüzden onun için en iyisi o kolejdi. Ama Maria'nın müdürün kızı olduğunu bilen okuldan 1 kişi vardı. Hatta onu bir süreliğine izlemişti de.
Hain Plan

Joseph'in liseden mezun olmasına sadece 2 gün vardı. Buradan kurtulup başka bir ülkeye gidip üniversite okuma hayalleri kuruyordu. Okulun son günü ödül töreninde 1.olarak kürsüye çıkacağını öğrenmişti. Bunu bilen 5 hain sınıf arkadaşı Joseph'in müdürün odasına girdiğini görüp, arkasından sinsice yaklaşmışlardı.
Joseph müdür ile konuşurken 5 arkadaşı birden içeri girdi. Ellerinde silah vardı. Ve bağırmamaları konusunda onları hayatlarıyla tehdit etti. Müdüre ellerinde bulunan kağıdı verdi ve tören sırasında bunu okuyacaksın tehdidinde bulundu. Aksi halde eşinin, kızının, hatta başka ülkede yaşayan anne ve babasının bile hayatıyla ödeyeceğini söyledi.
Joseph'e da al cesaretin varsa vur bizi diyip birisi tabancasını verdi. Yusuf birden cesaret alıp tetiği çekti onlara karşı fakat tabanca boştu. Silahın boş olduğunu düşünmeliydi. Kahkahalarla gülüp, onu bir güzel dövdüler, sonrada onu da ailesiyle tehdit ettiler.
Tören Konuşması

Amaçları başka birşeydi bu 5 hainin. Yusuf'ta bu tehditleri sırf ailesinin hayatını korumak için içine gömdü ve töreni bekledi. Tören vakti geldi. Müdür konuşmasını yapmak üzere kürsüye çıktı. Herkese üniversite hayatında başarılar diledikten sonra dereceye giren öğrencileri açıkladı. Lisesinin 1. Edward Stron. Herkes bir anda sustu. Kimse belki de beklemiyordu onun ismini. Herkes Joseph'in başarılı olduğunu bildiği için o ismi duymaya hazırdı. Herkes Joseph diye mırıldanmaya başladı. Birşey eksikti. Müdür son olarakta şunu ekledi. Joseph Turner okuldan disiplin suçundan atılmıştır.
Müdür Vuruldu

Evet istedikleri oldu Joseph okulu bitiremeden atıldı. O 5 hainden birisi olan Edward ise 2.linkten 1.liğe yükselmiş oldu. Müdür bembeyaz olmuştu konuşmadan sonra. Odasına yürürken güçlük çekiyordu. Joseph sıranın en arkasındaki yerinden bir anda koşmaya başladı. Okulun girişine doğru koştu. Öğrenciler mırıldanarak Joseph gidiyor diyorlardı. O içeri girdikten 2 dakika sonra 3 el silah sesi duyuldu. Öğrenciler çığlık çığlığa kaçışmaya başladı. Sonra bir ses duyuldu yardım edin diye. Bu Joseph'in sesiydi. Herkes birbirine bakıyordu. Şok bu olsa gerekti. Polis, ambulans hemen çağrıldı bu şoktan sonra. Olayı en son gören kişi olan Joseph'i de polisler aldı.
Joseph Sorguda

Joseph birşey anlatamazdı. Çünkü babası olmayan bir evde annesi ve 3 kardeşi vardı. Onların hayatlarını tehlikeye atamazdı. Serbestte bırakmadılar onu. Kontrol altında tutup tekrar ifade için beklettiler. Müdürün öldüğü haberi geldi merkeze. Joseph en mutlu gününün nasıl en mutsuz güne dönüştüğünü anlayamadı bile. Bu gün neyin bedeliydi ? Gözlerinden yaş akmıyor, sadece ailesini düşünüyordu. Burada daha ne kadar duracağını merak ediyordu. Okul hayatının gerçekten bitip bitmediğini sorguluyordu yanında sanki bir arkadaşı varmış onunla konuşuyormuş gibi sesli sesli. Tam o anda kapı açıldı ve Joseph'in olduğu kontrol merkezine Maria, yani müdürün kızı ve eşi girdi hiddetle. Müdür öleli 5 saat olmuştu. Onlar artık intikam için oradaydı. Maria sadece 5 dakika konuşmak istedi. Polisler bu isteği kırmadı.
İlk Bakışma

Maria ile Joseph ilk kez o anda göz göze geldi. Sanki birbirlerini tanıyan iki arkadaş gibi baktılar birbirlerine. Neyin bedeli bu he neyin bedeli bu diye kafasında yankılanan sesin cevabı bu muydu yoksa Joseph'in ? Derin bakışmadan sonra bir anda rüyadan uyanmış gibi aynı hislere geri döndüler. Maria yalvardı, söylemesi için. Babasını onun vurduğunu düşünmüştü ilk. Fakat ilk yardım isteyende oydu. Bu ne karmaşık birşeydi. Babası onu okuldan atmıştı o vurabilirdi. Fakat o vursaydı, kaçardı değil mi ? Maria beyninin içinde kendi kendini yiyordu. Ne yapacağını bilmeyen bir deli gibi Joseph'in etrafında dört dönüyordu.
Maria'nın Fikri

Babasını öldüren kişinin elbet bir ipucu bırakmış olduğunu düşünüyordu. Sonra silahta parmak izleri olabileceği aklına geldi Maria'nın. Bağırdı polise doğru Maria : Parmak izi, parmak izi.. koşarak polisin yanına gitti ve silahta parmak izi olabileceğini söyledi. Polisler zaten biliyordu bu işi ilk defa yapmıyorlardı. Baristik sonuçlar zaten bekleniyordu. Bunu sakince anlattı Maria'ya. Kızın aklı yerinde olmadığı için bu halde olması da normaldi. Müdürün eşi Linda göz yaşlarını dindiremedi bile merkeze geldiğinden beri. Yoksa o da konuşmak istiyordu olayı son kez gören Josephle.
Katil Joseph

Polis baristik sonuçlar geldi diye seslendi müdürün ailesine. Ve silahta sadece 1 kişinin parmak izi bulunuyor ve bu silahtan çıkan o kurşunların olduğu da kanıtlandı dedi uzun boylu polis amiri Richard. Bu kişi sakin olun ama tanıdık kişi. O parmak izleri Joseph'e ait. Herkes bir anda sustu. Çıt bile çıkmıyordu merkezde. Sinek uçsa kanat çırpışlarını duyacak sessizlikteydi ortam. Joseph'de duydu bu sonucu. O an gözlerinin önünden sadece ailesi geçti. Müdürün eşi bayıldı, Maria ise Joseph'in içinde durduğu güvenlik demirlerini yumrukluyordu.
Joseph'in Ziyaretçisi Var!

Joseph'in ailesine de haber verildi. Mahkeme günü belirlendi. Sanıklar mahkemede sanıklık yapmak için başvurularında bulundu. Avukatlar olaylar hakkında delil toplamak için öğrencilerin bazılarını konuşturmaya çalıştı. Olay yeri inceleme daha titiz çalışmaya başladı. Joseph, kendi iç dünyasıyla baş başa. Ailesini bu ülkenin koruyacağını bilse gözünü kırpmadan herşeyi açıklayacaktı. Ama biliyordu onları korumazlar, sonunda öldürülür ve yok olurlar. Günler geçti ve mahkeme gününe 1 gün kaldı. Bir ziyaretçin var diye çağrıldı Joseph. Ziyaretçi olarak gördüğü kişi Edward'dı. Onu görünce şaşırdı. Edward kısa ve öz konuştu. İlk olay hadi bizim işimizdi ama neden öldürdün diye sitem etti. Sonra, ailen güvende söz vermiştim sana. Normalde tutmam ama diyip bir kahkaha attı. He birde mahkemede saçmalamaman içinde ailen güvende. Herşey senin suçun ailenin değil, bedelini onlara ödetme derim diye de tehdit edip Joseph'i dinlemeden çekip gitti. Joseph'in tek yaptığı duvarları yumruklamak oldu..
Joseph Herşeyi Çözüyor

Joseph elleri kan içinde, başını duvara yaslamış, nefesini hararetli şekilde alıp veriyordu. Aklına bir fikir gelmeliydi. Kendini buradan kurtaracak hatta gerçekleri aydınlatacak, daha da ilerisi kendine yapılanların bedelini onlara ödetecek bir fikir. Olayları tek tek düşünmeye başladı. Hayatını geri sarıp tekrar baş rolüne geçti. Okuldaki son gündü ve Joseph 1.lik açıklaması için bekliyordu. Onu müdürün odasına gönderen neydi ? O an birşey geldi aklına. Onu müdürün kendisini çağırdığını bir alt sınıfında okuyan Lucio söylemişti. O da buna istinaden müdürün odasına girmişti. Ve sonrasında kendi sınıfından olan 5 hain içeri girmişti. Evet bunu kesinlikle onlar yaptı. O 5 kişi ayarladı çocuğu ve beni çocuğun odasına yolladı diye düşündü. Çünkü odaya ilk girdiğinde müdür Joseph'e ne oldu edasıyla bakmıştı. Eğer o çağırsa öyle bakmaz, biraz konuşalım otur derdi. Sonrasında onlara silahı çektiği an aklına geldi. O silah boştu evet. Onlarda biliyordu. Onların amacı o silahı tutmamdı sadece. Böylece parmak izim kalacaktı silahta. Sonra da dövüp tehdit edeceklerdi böylece. Ailemin adresini de çantamda bulunan postadan anladılar. Bu sabah bana gelen o posta çantamda yoktu çünkü. Evet herşeyi tek tek çözüyordu kafasında ama sonrasında ne yapacaktı.
Mahkeme Günü

Mahkeme günü gelmişti. Yusuf tek tek kafasında çözüyordu olayları. Ama yetmezdi. Mahkemede bütün deliller onu gösterdiği için söyledikleri şeylerin boşa gideceğini de biliyordu. Ona somut gerçekler lazımdı. Ya da şahit. Ya da katil ! Evet tamda buydu. O katilin kim olduğunu çözüp, somut delillerle de ispatlarsa kurtulacaktı. Hakim duruşmayı başlattı. Herkes suspus olmuş, hakimin dudaklarından dökülecek kelimeleri bekliyordu. Joseph'in avukatı yoktu. Kendisini savunmasını söyledi fakat Joseph tek kelime söyledi : "Ben öldürmedim". Sonra da yerine oturdu. Şahitler çıktı tek tek o 5 hain de şahit olmuştu. Joseph'in o gün kendilerine de silah çektiğini söyledi. Müdürün onu disiplin suçundan attığını ve okul 1.si olarak Edward'ı kürsüde açıkladıktan sonra, koşarak onun odasına gittiğini söyledi hepsi. Silah çektiği için disiplin suçundan okuldan atıldığını o gün öğrendi Joseph. Daha doğrusu 5 arkadaşın müdüre verdiği o kağıtta kendisinin neden disiplin suçu aldığının cevabını da yazmışlardı. Bu 5 hain çok zekice bir kurgu yapmıştı. Ve hakimin kararı açıklandı. Karar : Müebbet !

Ya sonra ;
Peki ya sonrasında ne olacaktı ? Onca delil, şahit, somut delil onu gösterirken nasıl kurtulacaktı ? Peki ya gözlerinde kendisini gördüğü Maria'yı bir daha görebilecek miydi? O hisleri bir daha yaşayabilecek miydi ?
Ailesi ne olacaktı ?
Devamı gelecek...
Tabi beğenirseniz..
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
Abi çok güzel olmuş devamını merakla bekliyorum
Burada kesilir mi ya😢