Aklı ile fikri arasında bocalayıp durur aklına yandığımın fikrine sövdüğümün sahne dünyası. Zikri de meymenetsiz olunca, yaşa yaşayabilirsen.
Üçü beş yapayım derken, beşten üç çıkarmakla uğraşıp, elinde üçün biri kaldığından habersiz, iki kere ikinin dört ettiğinin peşine düşersin. "Aha!" dersin. "Dört dörtlük insan oldum ben"
Oysa, dört yanlış bir doğrunun Azrail' i olup tırpan ile peşinden koşarken, bir yanlış bütün doğruları cehennemin dibine gömmüştür çoktan. Sonra başlarsın alev alev yanmaya. Dördün hesabını bile yapamazken sen daha, dötün tutuşur ilk cümleyi duyduğunda.
"Vay be! Kadındaki Şansa Bak."
Senaryodan daha çok, baş roldeki yağız delikanlısı dikkat çeken filmi hayran hayran izlerken sevdiğin, ellerinle hazırladığın patlamış mısır dolu kaseyi koyarsın sehpaya filmin en romantik sahnesinden etkilenmiş bir halde. Romantizmin dibine dibine salınarak sokulursun sevdiğine. Ellerin tam saçlarını okşamaya yeltenirken gözlerine hayranlıkla bakıp, duyduğun cümle ile toslarsın duvara. "Bizdeki de şans mı?"
"Ne Adamlar Var Be. Bizim Adam Kazma Sapı"
Sen, aşkının ne parayla ne de pulla satın alınamayacağından emin bir şekilde, KiralıkAşk izleyen sevgiline doğru yanaşırsın. "Sevgilim birlikte dizi izlemekten hoşlanıyor." düşüncesiyle uzandığı kanepeye oturup, koyduğu yastıktan alırsın dizlerinin üzerine hafifçe kaldırarak başını. O hiç istifini bozmaz. "Olsun" dersin. "Keyfi yerinde." Sonra bir anda kaldırıp başını, yüzüne öfkeyle bakar. Ömer olmanı beklerken, Sinan bile olamadığını düşünerek, içinden geçenleri üfler suratına suratına. "Adamdaki karizmaya bak, bir de şuna." Senin kıçını yırtarak BarışArduç olmadığını ve olamayacağını düşünmenin, gerçekten bir faydası yoktur ertesi sabaha kadar.
"Eller Sevgilisine Neler Yapıyor, Bizimki Odun"
Kış soğuklarında hafta sonu için sevgili ile yapılacaklar listesinin en başında, romantik bir film izlemek için sinemaya gitmek gelir. Senaryosu, genellikle kavuşamamaları ya da küsüp barışmaları konu alan bu filmleri izlerken, sevgilinizin o senaryoyu birebir yaşıyor olduğunu görmemek mümkün değildir neredeyse. Bunu anlamının en güzel yolu, arada bir yüzüne bakıp, gözlerinden süzülen yaşları silmektir. Şanssız olduğun yanın ise, baş roldeki adamın yerinde olup, sevdiğin kadın için kolunu bile kıpırdatmadığını düşünmesidir. Burnunu çeke çeke "Gördün mü? Ellerin adamı kaybetmemek için nelerden vazgeçiyor. Ya sen?" diye sorduğunda bile anlayamazsın seni odun ile bir tuttuğunu.
"Şöyle Bir Sevenimiz Olmadı Be"
Jönümüz Murat. BurakDeniz'in ezber ettiği rol ile canlandırdığı karakter hani. Aşk Laftan Anlamaz anlamasına da, senin bir tek laf etmeye bile fırsatın yoktur. Çünkü günümüzün Murat'ı, aşk tarihinin divanesi Mecnun'una bile taş çıkaracak cinsten bir aşıktır. Bir fincan kahve eşliğinde, başını omuzuna yaslayarak diziyi izlemeye çalıştığın sevgilinin HandeErçel olmadığını sen bilirsin de, o bunun farkında değildir. Çünkü çoktan Hayat'ın içinde ruh bulmuştur o.
"Bak Bak! İyice Bak da Bir Şeyler Öğren"
Bizim evde esen Rüzgar'ın bir tek ben olduğumu sanırdım. Oysa salonda PoyrazKarayel birbiri ardına toz duman ederken ortalığı, mutfakta KaraSevda'ya düşmüş birileri mutlaka oluyormuş. Ahaliden kimseyi kolay kolay misafir etmediğim odalardan birinde kitaplarımla haşır neşirken, bazen mutfaktan bazen de salondan gelen cümleler, evin dört bir yanında buz keserek yankılanıyor. "Gel gel. Gel de bak. Adamlar sevgililerini kaybetmemek için neler yapıyorlar öğren."
"Analar Ne Aslanlar Doğuruyor. Bizi de Ayı Buldu"
Saçın uzun diye bin türlü laf işitirsin. Hele bir de bağlamaya kalkarsan, söylenmedik şey bırakmaz çoğu kadın. Sakal bırakırsın şöyle kirlisinden. Hassas yüzünü tahriş ettiğinden şikayet eder, öptürmez. Sineklerin kaymasına yardımcı olacak şekilde tıraş edersin, "Oğlan çocuğu gibi olmuşsun." derler. Ama bir tek sana derler. KıvançTatlıtuğ aslan olur en Cesur haliyle, Ertuğrul ile yiğit olur EnginAltan. Sen kedi olsan yine iyi. Ya ayısındır her zaman, ya da öküz fareyi tutamayan.
Gerçek hayat, film ve dizilerdeki gibi olabilse keşke. Hepimiz jön, hepimiz birer kraliçe. Kadınlar dünya güzeli, erkekler karizma abidesi. Yazılan senaryoların aktörleri olabilsek mesela. Saray yavrusu evlerde, lüks otomobillerde, hizmetçilere emirler yağdırarak geçse hayat. Milyon dolarlık ihaleler alsak örneğin. Adam öldürmek bu kadar basit olsa. Bir telefonla, cenneti ayaklarına sersem sevgilimin. Özel jetimle bu hafta sonu sinema yerine Paris' e kahvaltıya götürsem. Tekneyle açılsak şöyle Yunan Adalarına. Ya da hayal bu ya! Bu kış Alpler' de kaysam sevgilimle.
Gerçi dünya kocaman bir sahne, hayat bir oyun, bizler de aktörleri değil miyiz?
Sevgiyle kalın. Rüzgar
Günümüz Dizilerine Sövdüren, Film İzlemekten Bezdiren Sevgili Halleri.
Nasıl kaçırmışım ben bunu :) Benim el oğluna taş mı attınız efenim şimdi siz :D :D Şaka bir yana çok hayal kuruyoruz ilişkilerimizde ama hayallerle hayatları ayırt etmek lazım. Sonra ilişkiler imrenmekten ve dırdıriyeden öteye gidemiyoruz. Paris'te buluşmak üzere. Güzel kaleminize sağlık her zamanki gibi çok ince detaylar yakalamış ve aşırı emek içeren bir yazı olmuş.
Rica ederim, fikrinizi günümüz jönlerinin rolleriyle harmanlamak çok hoş bir fikir olmuş. Toplum bilimci olmak böyle bir şey olsa gerek. :) Yakıştırmayı biliyor insan :)
Ay yok, sevgilim olunca hiç böyle şeyler söylemedim ama olmadan önce 'nerde bende o şans' cümlesini kurmuş olabilirim. Gerçekten dozajında romantiklikler yapar ona sa lafım yok, hatta bana fazla bile geliyor çünkü azcık minnacık odunum. Sinemada da aşk filmi değil aksiyon filmi tercih ediyoruz. 😅 Emeğinize sağlık ama çok eğlendim okurken. 😊
Okuduktan sonra özellikle son kısımlarda şu geldi dilimin ucuna 'kocama emirler verip veriz edececime onu kral yapar kraliçeliğimin tadını çıkarırım' biz çok dizi izlemeyiz sinamaya da gitmeyiz ama evimiz bizim sarayımız rolleri herkes kendi seçiyor o odun diyen kadın odunla evli olduğu için gurur duyuyor bence tamam poyrazı bende izleyip seviyorum ama için içinde saçmada olsa aksiyon var 😂😂
4
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
+1 yıl
Sadece 1 kere Kiralik Ask'a denk geldim. Zengin ve yakisikli is adami gorunce bir imrendim kabul. Sonraki günlerde is yerimde etrafima baka baka dolandim, yakisikli ceo gorecegim umuduyla. Cok beklemedim, bir gun yemekhaneye orta yasli, saclari dokulmus, gobekli abiler girince anladim her sey yalanmis. Diziye dava acmayi bile dusundum o an. Yasadigim şoku tahmin edemezsiniz. Bir daha da tv acmadim.
Cidden su diziler yasaklanmalim :) Okurken cok eglendim.:)
ben hayatda sevgilime dememki su oyuncu ne kadarda romantik neler yapiyor sen neden yapmiyorsun demem cunklu benim sevgilimi hic kimseyle kiyaslamam oyuncu olarakda hic kimseyi fazla onemsemem sonucda onlar bizi onemsiyormu hayir ben neden onemseyimki
:)) Gerçekten de bir ara yabancı dizi izleme hastalığı vardı (Kore) ve arkadaşla ciddi ciddi Türk erkeklerini beğenmemeye başlamıştık. Eğlenceli olmuş emeğinize sağlık :)
Ben en çok dizi uzasın diye gerçekte çözülecek olayı uzatmalarina sinir oluyorum hatta ayar oluyorum. Resmen dalga geçiyorlar ne biçim bir senaryo oluyor.
En İyi Cevaplar