Geçenlerde, neden insanlar sevdiklerini söylemekten bu kadar kaçarlar diye sormuştum. Birçok arkadaşımdan güzel yanıtlar geldi. Kimi arkadaşım insanların bu sözcükleri hak etmediğini, kimisi vakti zamanında çok sarf ettiğini ve artık önemi kalmadığını, kimisi kelimeleri kullanmaktan çekindiğini, kimisi de buna gerek duymadığını yazdı.
Peki kelimeler bu kadar önemli miydi aslında?
Hepimizin hayatında buna değecek insanlar var
Annemiz, babamız, kardeşimiz, kedimiz, dostumuz, öğretmenimiz...vs Birisi hayatımda sevebilecek kimsem, hiç bir şeyim yok derse yalan olmaz mı? Çok nadirdir kimseyi sevememek, sevemeyenin vardır hatıralarında, beynini harap etmiş, psikolojisini bozmuş bir olay. Sevmek istiyoruz, severiz. Ömür boyu birlikte yürüyebileceğimiz bir partnerimiz olsun istemez miyiz? Bulduğumuzda niye onu yıpratmak isteriz ki? Belki de sizi ömrünüzün sonuna kadar yol arkadaşı olarak görecek doğru kişi odur. Peki böyle birini bulduğumuzda onu kaybetmemek için ne yapıyoruz?
Kelimesiz iletişim
O üşüyorken, sırf siz de üşüyorsunuz diye, sırtındaki ceketi omzunuza koyması, sizi fazla yormamak için her defasında onun sizin bulunduğunuz yere geliyor olması, kendisine çok sevdiği kurabiyeden alırken, size de bir paket yaptırması, bir film seyrederken "annem de bu filmi sever/partnerim de bu filmi sever" deyip hemen küçük bir mesaj göndermek, aramak, ona küçük bir şarkı bestelemek, çok sevebileceği bir yemeği pişirip davet etmek.. ve bunun gibi birçok eylem anlatmaz mı sevgiyi? Kuru kuru bir "seni seviyorum" dan ise, bu daha cazip değil midir?
En önemlisi sizi değiştirmeye çalışmayan insanlar
Çevremizdeki bu insanları biliriz. Birçoğunu görmezden geliyoruz ama vardırlar. Sizi siz olduğunuz için severler. Onlar için sizin yaptığınız doğru/yanlışlar, hayatı yaşayışınız, tercihleriniz, zevkleriniz, karakteriniz hep şiirseldir. Sizi böyle yaşadığınız için severler. Onun yerine böyle davransın, şunu giysin, bunu dinlesin diye dışarıdan şekillendirmezler sizi. Sizi siz yapan her ayrıntıyı kucaklarlar.
Oysa bazen biz, sevdiğimiz insanları sonradan değiştirmeye kalkarız. Biz onları başta böyle tanımıştık ve sevmiştik. Zamanla zamanla müdahale ederiz hayatlarına, mutsuzlaştırmaya başlarız. Başlarda mutsuz olduklarını hissetmezler ama yıpranmaya başlarlar. Mutsuzlaştıkça sizi de mutsuzlaştırırlar ve neden mutsuz olduklarını anlamdan ilişkiniz hasar görmeye başlamıştır.
Her zaman daha fazlasını istedikçe elimizdekinden olmak
Birini şekillendirmek, hep daha fazlasını istemek karşımızdaki insanı yıpratır. Biz şükretmeyi beceremeyiz çoğu zaman. Sahip olduklarımıza sevinip, küçük mutluluklar peşinde olmaktansa hep daha fazla olsun isteriz. Elimizde bize değer veren, sahip olduğumuzu sandığımız insanları kaybederiz. Oysa aslında onlar sonsuz değillerdir. Aç gözlülüğümüz yüzünden, belki de bizi tek mutlu edecek o kişileri kaybederiz.
Dünyada varlıklarını sürdürdükleri saatler boyunca, sizi olduğunuz gibi seven değerli insanlara sıkı sıkı sarılın. Hayat çok kısa...
Bize yansıtılanları görmeyip, onlardan daha fazlasını beklemek bencillik midir yoksa gerçekten de şükretmeyi bilmediğimiz için mi daha fazlasını isteriz bilmiyorum ama istemek insanoğlunun doğasında var.
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
950 km uzaklıktaki sevdiğime sarılıp saçlarının teninin kokusunu hissetmek , gözlerime bakıp ta söylediklerimi anlaması gibi
Sarılarak anlatmak en güzeli
Sevgi söylemeden anlaşılıyorsa kıymetli zaten