1) Seçimin sağlıklı bir eşe ait olduğu kesin olmalıdır
Evliliğin geleceği ve değeri bunu gerektirir. Hasta bir eş seçen kimse sevgi ve evlilik konusunda yeterince hazır değildir.
Kızların zayıf, engelli, tüberküloz olan erkekleri, alkolikleri veya evsizleri tercih etmeleri nadir görülen bir durum değildir. Bu tür erkekleri iyileşirebileceklerini düşünürler. Bu tür kadınları yeterince ısrarlı bir şekilde uyarmak gerekir, çünkü bu tür tedavi girişimleri asla başarılı olmaz. Aynı şekilde hiçbir zaman bir eş hasta olduğu için seçilmemelidir. Zayıf insanlar baskın olan eşi daima hayal kırıklığına uğratır; onlar, hayal edilebilecek en rahatsızlık veren hayat arkadaşlarıdır.
2) Bedensel ve pşisik bir çekim mevcut olmalıdır.
3)Esin arkadaşları olmalıdır
Onun başkalarıyla çalışabildiği ve bir arada yaşayabildiği görülebilmelidir.
4)Seçilen esin mesleki alandaki toplumsal ilgisi belirgin olmalıdır
Onun için bir şeyleri başarmak ve gerçekleştirmek önemli olmalıdır.
5) Nihayetinde karşı tarafa duyulan ilgi insanın kendi şahsına olan ilgiden daha büyük olmalıdır
Bunun böyle olup olmadığını anlamak kolay değildir, fakat mümkün olduğunca belirgin bir yargıya varmalıdır. Çoğunlukla bu durumda küçük ayrıntılara göre hareket edilebilir. Örneğin bir insan eşini geçerli bir sebep olmaksızın yağmur altında bekletiyorsa, kesinlikle yeterli ölçüde ilgisi yok demektir.
Bazı genç insanlar, çoğunlukla erkekler, kesin bir kararın seçimde gerekli olmadığını, hatta normal olmadığı düşüncesindedirler
Çekim gücünün süreklilik göstereceğini kim bilebilir ki? diye sorarlar. Ve bundan dolayı kesin bir karardan kaçınmak için, örneğin deneme evlilikleri ya da "arkadaş evlilikleri" gibi çeşitli kaçınma yolları denenmiştir.Bu tür deneyler hiçbir zaman tatmin edici bir sonuca yol açmazlar ve her zaman kadının zararına olurlar. Yani insan kararını önceden ve kesin olarak vermek zorundadır.
Şüphede olanlar ise emin olana kadar beklemek zorundadırlar
Fakat aynı zamanda insan her durumda şüpheye düşüp düşmeyeceğini kendi kendine sormak durumundadır. Bir insan eğer sosyal ve ekonomik durumunun yetersiz olduğunu dile getiriyorsa dikkatli olmak gerekir. Çoğunlukla bu, bir karara engel olması için kullanılan bir bahanedir; bu bir oyalama taktiği olabilir. Bu durumda o insan yeterli bir geliri elde etmek için ya da iyi bir mevkiye ulaşmak için çaba harcamaz. Maddi durumlar gerçekten de çok büyük bir engel oluşturuyorsa söz konusu çiftler kendi evlerine çıkabilecek duruma gelene kadar ebeveynlerinin yanlarında kalabilirler. O zaman en azından evli olurlar ve bu her iki taraf için de hiçbir karara varmamaktan çok daha iyidir.
Önemli olan evliliğin başarılı olmasının toplumsal duygunun kuvvetlendirilmesiyle gerçekleşmesi gerektiğidir.
Evlilik Konusunda Yeterince Hazır Olup Olmadığını Nasıl Anlarsın?
Sosyal ve ekonomik durumun her zaman bahane olmayacağı kanısındayım. Gerçekten imkanı yoksa, birisini de buna zorlamak istemiyorsa neden hepten batacağı bir işe kalkışsın ki. Aşk bazen maddiyatı aşamıyor bence. Asıl maddi zorluklara göğüs gerecek kızlar çok nadir bulunuyor diye düşünüyorum.
En İyi Cevaplar