Onunla sadece 9 ay önce burada tanıştık. Hoşlandığım çocuk akrep burcuydu, ''Akrep burçlarına nasıl davranmalı?'' diye bir soru sormuştum, o da yorum yazmıştı. Yorumda bayağı bir hoşlandığım çocuktan konuşmuş, ama ben onu çoktan unutup, konuştuğum kişinin nasıl biri olduğunu merak eder olmuştum, beni kendine çekiyordu... Mesajlaşmaya başladık, 1-2 hafta geçti derken telefonda konuşmaya başladık.
Sesi o kadar güzeldi ki, ne dediğini dinleyemiyordum...

Tarif edilemez bir ses tonu vardı. Her an onu dinleyip kendimi cennette gibi hissetmek istedim, ama olmuyordu, benden sıkılmaması için, onu bunaltmamak için kendime hakim oluyordum, her gece aramasını bekliyordum.
O Maraş'lı Mersin'de yaşıyor, ben Mersin'liyim Maraş'da yaşıyorum.
Yer değiştirmiştik sanki. Neyse bayram da akrabalarını ziyarete buraya geldi. Şansa bakın ki, buluştuğumuz gün bardaktan boşanırcasına yağmur yağdı. Herkes aynı tarafa karınca sürüsü gibi kaçmaya başlamışken, biz sadece el ele tutuşup yürüyorduk. Derken beni elimden tutup kendine çekti...
Bana sarılıyor, yüzümü okşuyordu...

Sanki suya girmişiz gibi ıpıslak bir haldeydik. İlk öpüşmem-di. Şaşkın bir halde kollarından sıyrılmaya çalışıyordum ama bir yandan da çok yumuşak olduğu için bırakamıyordum... O kadar sıkı sarılıyordu ki, o an bana sonsuz bir zaman dilimi gibi gelmişti.
Beklentiler daima yaralar.
Zaman geçtikçe küçük sorunlarımız büyüyüp, dağ gibi olmaya başlamıştı... Eski sevgilisinin kendisini aldattığını annesine söylemediğini öğrenince çılgına dönmüştüm, üstelik annesi o 2 yıllık eski sevgisiyle hala devam ettiklerini sanıyordu (anlayacağınız beni o kız zannediyordu)... Nedenini sorduğumda; ''Annemin gözünde küçük düşmek istemiyorum, aldatıldığımı öğrenirse ''Seni fakir ve işsiz olduğun için terk etti. Hala bir iş bulamadın'' laflarını duymak istemiyorum'' gibi bahaneler üretmişti.
Bunları düşünüp onunla telefonda konuşurken defalarca ağlardım, yediremezdim kendime... ''Beni sevmiyorsun'', ''Bana değer vermiyorsun'' gibi sözleri duymaktan sıkılmıştı. O da '' Bana güvenmiyorsun'', ''Dediğimi yapmıyorsun'' gibi abartılı tripler yapmaya, kendini vazgeçilmez sanmaya başlamıştı, çünkü her kavgamızda arayan ben oluyordum. Her şey o kadar dayanılmazdı ki en küçük şeylere bile trip yapmaya başlamıştı.
Kendini dünyalar kadar değerli zannedenlere kısa bir not: Dünya beş para etmiyor

Sanki beni kendinden soğutmaya çalışıyordu. Derken;
Doğum günün kutlu olsun...
Whatsapp durumunda bu yazıyı gördüğümde, başımdan kaynar sular dökülmüş, beynimde şimşekler çakmaya başlamıştı. Eski sevgilisinden başka Başak burcunda kimseyi tanımadığını biliyordum... Onu aldatan birini hala özlüyor ve hatırlıyordu, bense o mutlu olsun, benden memnun olsun diye uğraşıp, ona; bere takmayı seviyor diye, atkı-bere takımı örmüştüm. Benim için kılını bile kıpırdatmayan birine...
Diyeceğim o ki arkadaşlar, size kimseye güvenmeyin diyemem. Herkese aynı sıfatı da veremem. Ama bir insanı tanımadan asla sevmeyin.
Sağlıcakla kalın.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar