Elimden tavana bakmaktan başka birşey gelmiyordu. Kalbimin sızısı bütün vücudumu esir almıştı. Aklımdan geçen tek şey "o yapmaz abi, yapamaz bana, yapmamıştır, yalandır." gibi düşüncelerdi. Adım gibi biliyordum, babamdan sonra ilk öptüğüm erkeğin beni başka bir kadınla aldattığını. "Neden yapmıştı ki?" defalarca sordum bunu kendime, her seferinde cevapsız kaldı. Gözlerimdeki yaşların yanağıma değişi ara sıra irkilmeme sebep oluyordu. Her yer sigara izmariti olmuştu. Kaç dal içtim, kaç paket yaktım? Bilmiyordum. Sanki aklını kaçırmış bir şizofren gibiydim. Her şey anlamını yitirmişti. Söyleyecek tek bir lafım yoktu. Artık duvarlar üzerime üzerime geliyordu. Yavaş yavaş doğruldum yataktan. Telefonum saatlerdir kapalıydı. Üzerime salaş bir şeyler geçirip evden çıktım.
Kulaklıklarımı takıp her zaman gittiğimiz kafeye doğru ilerlemeye başladım. Bana ilk "seni seviyorum" dediği yerdi burası.
İstemsizce gözlerim doldu,saat akşam üzeri altıyı gösteriyordu. İçeriye girdim, gözüme kestirdiğim bir yere oturdum. Gözlerimdeki yaş,gözlerimi kapatmama rağmen akıyorlardı. Kendimi toparlayıp sipariş verdim. "Leyla" diyen sesle irkildim. Sesin geldiği yere gözlerimi ve başımı çevirdim. Gelen Didem'di. Çok solgun ve üzgün görünüyordum. Didem Berk'in kuzeniydi. Bilmesi gerekirdi böyle olduğumu, bu yüzden sormadı sanırım nasıl olduğumu. Karşımdaki sandalyeyi çekti ve oturdu. Boğazını temizledi ve söze başladı ; "Üzgünüm ben, çok üzgünüm Leyla. İstemezdim böyle olmasını. Çok sarhoştuk ikimizde o gece. Ben Egemen 'den ayrılmıştım, Berk' de arayınca kafa dağıtmaya gittim yanına. Yemin ederim aklımın ucundan geçmezdi böyle olacağı. Bana doku-"

Gözlerim nefretle ona bakıyordu. En yakın arkadaşım,herşeyimi bilen, Berk'le tanışmamızı hatta çıkmamızı sağlayan kız şimdi bunları söylüyordu. Durmasını işaret ettim, derin nefes alarak söze başladım ; "Nasıl yaparsınız bunu bana?" dedim. Başını eğdi ve fısıltıyla "Özür dilerim" dedi. Ayağa kalktım. Suratına bir tokat geçirmek istiyordum ama bu onun vicdanını rahatlatırdı. Gözlerim yine dolmuştu. Gideceğim yeri bilmiyordum. Öylece çıktım kafeden.

Yolun karşısına geçip, sahile inmeyi düşünüyordum. Korna sesiyle sağ tarafıma baktım,sanırım artık geçti, yere düştüğümü hatırlıyorum. Gökyüzünü gördüm. Masmavi. Masmavi ama hafif karanlık. Sonra bir siyahlık.Uğultuyla karışık bağırmalar duyuyordum. Tam olarak zaman kavramını veremiyorum ama yaklaşıl 2-3 saniye sonra. Çiçek bahçesi gibi biryerdeydim. Mis gibi kokan çiçekler gülen, oynayan neşeli çocuklar. "Leyla" diye bir ses işittim ve arkamı döndüm. Şaşkınlığımı gizleyemeden "Anneanne?" diyebildim. Anneannem ben ortaokula giderken ölmüştü. Ama hala genç ve diri bir şekilde karşımda duruyordu. Saçlarımı okşadı ve gülümsedi. Biraz daha yaklaşıp sarıldı,kulağıma eğilip "hoşgeldin yavrum." dedi.

Yorumlarınızı çok merak ediyorum. Hem başlık önerileriniz hem de hikaye hakkındaki yorumlarınız benim için çok değerli. Bu arada ilk başta defterime yazıp sonra telefonun notlar bölümüne geçirdim. Sonra da buraya kopyaladım. Emeğe saygı arkadaşlar.
Umarım beğenirsiniz. İyi okumalar. ^^°
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Onun kokusu başkasının kokusuna karıştı, yine bir hüsran.. Olabilir başlık.
Beğendiniz mi?
Pek kapılmadım, sadece okutturdu. Yani mesela arada olan konuşmalar falan hikayeye güzel oturmamış.
Birincisini de okuyup yorumlarsanız sevinirim :)
Emeğine sağlık canım
Rica ederim. Beğendiniz mi?
Fahi*enin Uyanışı