Birinin duygularını hiçe sayacaksanız; birinin duygularını önemsemeyecekseniz sevmeyin.
Siz; olduğunuz gibi, nasıl geldi ise öyle gidiyor... Pardon! Fazla gidiyorsunuz; ilgiye, aşka, sevgiye, mutluluğa iyice doymuş şekilde gidiyorsunuz. Fakat geride bıraktığınız, bıraktığınızı gibi kalmıyor. Bir hayli eksik, bir hayli yarım... Bir müddet sonra hissizleşme evresine başlıyorlar. Hissetmiyorlar, hissedemiyorlar. Sevmesini bilen, güzel sevebilecek insanların duygusunu köreltiyorsunuz. Sonra ortaya, sevmesini beceremeyen; güzelliği, maddiyatı için bir araya gelen duygu yoksunu, iradesiz insanlar yaratıyorsunuz. İnsanları; aşık olmaya, sevmeye karşı korkutuyorsunuz. Dünyanın en güzel duygularından bir tanesini yaşamaya izin vermiyorsunuz. Bencilseniz sevmeyin...
Bir insanı yarı yolda bırakcaksanız; sevmeyin.
Ya yolu bitirin, ya da yola hiç başlamayın. Yolun yarısına geldiğinde nereye gideceğini şaşırıyor insan. Boşlukta takılı kalıyor. Geriye dönüp, şöööyle bir baksa anılar rahat vermiyor, ileriye doğru baksa gerçekler... Ortada kalıyor öylece. Ne yapacağını, nasıl, nereye, kime gideceğini bilmeden ortada kalıyor. Duraksıyor insan... Sonra, yolun hemen yanındaki uçuruma yöneliyor. İntihar ediyor insan... İntihar eden o oluyor fakat öldüren siz oluyorsunuz.
Birine yalan söyleyecekseniz; sevmeyin.
Gerçeklerin değerini yitiriyorsunuz. Gerçek olan, var olan bir şeye değilde, hiçbir zaman var olmayan ve belkide hiçbir zaman var olmayacak bir şeye müptela ediyorsunuz. Yalanın alevi öyle bir yangındır ki; ya kokusu sigara dumanı gibi sarar, bağlar; ya da kokladıkça zehirlenir; yakar... Genelde yakar.
Ah alacaksanız; sevmeyin.
Ne verdiğiniz umudu geri alabilirsiniz, ne de almış olduğunuz ahı geri verebilirsiniz. O, ah sizden öyle bir zamanda öyle bir şekilde çıkar ki, bütün yapmış olduğunuz hatalar gözünüzün önünden geçer. Bazıları ise gözünüzün kenarına takılır, manzaraya bakar gibi bakarsınız ona... Ardından batmaya başlar, sonrası göz yaşı... Ve dudaklarınızdan şöyle bir cümle dökülür: "Keşke ulan, keşke yapmasaydım."
Ahmet Kaya dinlerken gözlerden süzülen bir damla yaş olmayın, annesine masum bir eda ile anlatırken o aldığınız, ama geri veremediğiniz nefes olmayın. Çayı karıştırırken biranda yüreğe inen kalp ağrısı olmayın. Dizide adınız geçerken, yanan yürek olmayın... Gerisi hallolur.
En İyi Cevaplar