Kaç zamandır unutmuş olduğumu fark ettim kendimi. Ta ki, biri bana hatırlatana kadar. "Sen kimsin" diye sordu önce. Afalladım. Hani cevabını bulamadığın soruya biraz zaman kazanmak adına yine soru ile cevap verirsin ya. Tam gardımı alıp, "ne demek ben kimim" diye sormaya yeltenirken, susturdum kendimi. Çünkü böyle söylersem, ardı arkası kesilmeyen bir soru cevap zinciriyle saçma sapan, anlamsız bir şekle dönüşecekti durum. Biliyorum dinlemeyecektik birbirimizi. Çoğumuzun sürekli yaptığı şeyi yapacak, daha konuşurken ben, konuştuğum şeylerden haberdar olmayıp aslında, bana ne cevap vereceğini düşünüyor olacaktı.
Hep öyle yapmaz mıyız? Aslında dinlemeyiz birbirimizi.
Garip bir savunma mekanizması içinde buluruz kendimizi. Hiç gereği yokken üstelik. O konuşurken ona ne cevap vereceğimizi düşünüyor olduğumuz için, gerçekten dinlememiş oluruz hep. Sonra "beni anlamıyorsun" lar başlar.
Evet. Çok haklı. O'nu anlamıyorsun. Anlamak yerine, haklı olmak ya da düşüncelerini kabul ettirme çabası içinde, kendini kanıtlamaya çalışıyorsun. İnansın istiyorsun söylediklerine. Senin bile inancın yokken kendine.
Ama benim durumum pek de öyle değildi. Ben sorunun cevabını unutmuşum gerçekten. Kendimi unutmuşum. Sahi kimim ben. Ya da kimdim.
Anlatmaya başladım elimden geldiğince ve döndüğünce dilim.
Eğer bir ben olsaydım beni ben yapan, bendeki her izde bu denli kaybolmazdım biliyorum. Oysa beni ben yapan her hücremde, benden başka bir de sen varsın. İşte o yüzden kendimi bulamazlığım benim. Aklım bir karış havada nereye gidiyor olduğumu bilmezliğim de ondan. Sıkışıp kaldığım, adını “ücra köşeler” koyduğum kuytulardan çıkamayışım da.
Yazdığım her iki satırın biri sen, diğeri sana dair her şey.
Düşlere sığdırdığım ve bir türlü düş olmaktan çıkaramadığım düşüncelerim, unuttuğum beni hatırlatıyor yeniden bana. Yeni yetme sevinçlerimi. Yazamadıklarımın, yazdıklarımdan daha çok oluşunu. Buruşturup çöpe attığım kağıt parçalarının her bir satırında, benden bir parça olduğunu. Akıl sır erdiremediğim, hatta söz dinletemediğim sözcüklerin kendini bilmezliği, birbirlerine dolanıp dururken, hoyratça ve cesurca cümlelere sığması, aklımın sende kalmış olmasından şüphesiz. Hiç açmayayım istiyorum gözlerimi. Açarsam eğer, kaybolmandan, kaybolmaktan korkuyorum belki ondan.
En saf, en körpe, en doğduğum gibi, en berrak, en saydam halimsem ben. En olduğum gibiysem işte. Gökyüzü isem, deniz gibiysem. Ve beni ben yapan benler, benim bilmediğim kadar çoksa. Fırtınalarımda kara, yağmurlarımda gri, güneşimde bembeyaz, gün batımlarında kızılsa renklerim. Hani maide yarı yatık bir katamaranın, fora olmuş yelkenlerinde asılı kaldıysa esmelerim. Alabora olmaktan korkmadan dalgaları yarıyorsa apazlığım. Bilirim ki ben, artık anlatabilirim sana. Aslında kimim ben.
Eğer değilse, bu kendimi bilmezliğimden değil, kendimi özlediğimdendir.
İnsan her soruyu öyle veya böyle cevaplar, bu cevapların hepsinde kendisinden izler de vardır şüphesiz. Ama gelgelelim tüm bu cevapların toplamına çıkan ''sen kimsin?'' sorusuna verecek yanıt bulamaz. Tuhaf bir durum sanırım. Bir insana sorulacak en zor soru. Kendini tanımakla da ilişkili değil sanırım.. evrendeki yerini bilmekle alakalı diye düşünüyorum.
Koskoca evrende neyim ben diye soruyorum. Yüzyıllardır insanlar bu topraklarda doğuyor, yaşıyor ve ölüyor. Bir çoğu ne bırakabildi ki geriye? Bu soruya cevap verme çabasına girdiğimiz zaman bile kendimizi önemli ve egomuzu kurtarma derdine giriyoruz, tıpkı yazınızın başında yaşadığınız gelgitleri açıkladığınız gibi.. enerjiden ibaretiz, biraz kan biraz düşünce. Hiç kimseyim, basit ve mutlu bir cevap. Basitliğin altında bir derinlik var görebilene.
Yüreğinize sağlık. Öyle güzel, öyle dolu dolu bir açıklama ki bu, hak vermemek mümkün değil. Evet, hepimiz hiç kimseyiz. Hiç olanlar ve kimse olanlar. Çok teşekkürler, katkılarınıza ve ilginize. Sevgiyle kalın :)
Kendimi bildiğim, mutlu olduğumu hissettiğim bir dönemimde, çok sevdiğim bir insan bana aynen şunu demişti, “Kendin olmakla o kadar meşgulsün ki ne kadar eşsiz olduğunun farkında bile değilsin.” Bende kaybolan ney diyordum aradığımı buldurdun bana. Eline yüreğine sağlık.
Peki ya sen kimsin? evet güzel ama benim hep bir tezim var ben benimmm ben kimseyim ve asla kimsa olma cabasında değilim asla kendime ben kimim diye sormam ben eşşsiz bir insanım benden başka bu benim hep tezimdir ve hep öyle kalacak !!! ASLA KİMSE İÇİN KENDİMİ SORGULAMAM ASLA VE KENDİMİ ÖZLEMEM BEN ZATEN BEN OLDUĞUM İÇİN BENİM KİMSE İÇİN BEN DEĞİLİMKİ BENİM ADI ÜSTÜNDE BEN !!! bana verilmiş bir akıl bana verilmiş bir hayat !!! bu benim şahsi düşüncemdir senin yazına saygı duyarım ama düşüncem bu KİMSEYE BU SORUYU SORDURMAM SEN KİMSİN...
"sen kimsin" sorusu okuyana ya da bana sorana dair değildi. Sanırım yanlış değerlendirmişsiniz. İçimizdeki çıkmazlarla boğuşur dururuz ya bazen, ve kendimize kabul ettiremediğimiz, yakıştıramadığımız şeyler geçer aklımızdan. Kiminde sıyrılasımız gelir her şeye rağmen, kiminde kapılıveririz aslında hiç bizim olmayana. Bu da öyle bir çelişki anına denk gelen bir paylaşımdı. Teşekkür ederim ilginize ve görüşlerinize.
"ben benim" demekle bitiyorsa ne mutlu size o halde. Yaşadığımız çelişkiler kişiliğimizin ya da bizi biz yapan şeylerle çatışması değil ki. Hiç olur mu "çelişkilerin varsa" demek. Kendimizle çelişmiyoruz. Bizi biz yapanlarla değil.
asla hayatım boyunca çelişkıde kalmadım benım dogrum benım yanlısım benım hayatım bana verılmıs bır yasam kımse ıcın celıskıde bırakmam asla ben benım benden bır tane var baska asla yok ne elım aynı ne hucrelerım nede yapım :)
:) Tamam efendim. Size zaten "sen kimsin" diye sorulmadı. Sizin kimliğinizi sorguladığınızı iddia eden, kişiliğinize de saygısızlık eden olmadı. Olamaz da zaten. Sizi mükemmel kılan her hücrenize, her fikrinize, her duruşunuza saygı duyuyoruz. Ama birbirimizi anladığımızı düşünmüyorum. Çok başka şeylerden söz ediyoruz diye düşünüyorum. :)
O düşünme süresini ben de çok alırım, zira sorulan sorulara cevap verirken çok zorlamaya başladım son zamanlarda. Sebebi çoğu zaman anlaşılamamak... Kestirme bir yol arar dururum. Kendimi tanıyamadığım özelliklerimi saymıyorum bile. Emeğinize sağlık obsesyon bey :)
Ben kimim? Senden hallice, ondan az bir başka.. Suyum ben; kabına göre şekil alan.. Belki de güneşim ben; bulutların izni oldukça ışıldatan.. Ben kimim? Olmamı istediğin bazen, bazen olsa da olmaktan çekinmeyen.. Ben kimim? Nefes alıp veren..
Herkese rengarenk biriyim. Herkese başka biriyim. Babamın annemin en kiymetlisi.. Birilerinin acabasi, Birilerinin keskesi, birilerinin de iyi kisi.. Kendi kendimin en büyük dusmaniyim.
Ben soruyorum içimdeki sese oda beni bırak sen kimsin diyor bende sen beni bırak asıl sen kimsin diyorum öyle öyle kavga gürültü cevap yok alamıyorum :D
En İyi Cevaplar