Hiçbir şeyden korkmayan(!) erkek, evlilikten de korkmaz. Sadece kaçar. Eeee, erkekliğin %90 ı kaçmak değil miydi?
Peki neden? Neden bir erkeği evliliğe ikna etmek zordur? Çünkü;
Tam teslimiyet O'na göre değildir
Ataerkil bir toplum olmamızın en büyük handikapı, erkeği doğduğu günden itibaren, birkaç cm fazlalığı var diye, kadınlarımızın önüne almamız. Hayatı boyunca, babası dahil kimsenin boyunduruğu altına girmemiş, girse bile ergenliğe eriştiğinde karşı koyabilmiş bir adama, belki alyans taktırabilirsiniz ama, evlilik akdine imza atmasını bekleyemezsiniz. Bağlılık asla O'na göre değildir.
Sorumluluk almaktan korkar
Bugüne dek kendisine karşı sorumluluklarını bile yerine getirmekte oldukça başarısız olmuş bir erkek, evliliğin sorumluluklarını taşıyamayacağını bilir. Bir aileyi geçindirmek, o ailenin tüm sorumluluğunu üstlenmek oldukça zordur O'na göre. Yetersiz kalacağını düşünür. Kendisine güveni yoktur. Her ne kadar hevesliymiş gibi görünse de, asıl kaygısı, kaybetme korkusudur.
Özgürlüğünden ödün veremez
Tıpkı kadınlarımızda olduğu gibi, esaret en önemli gerekçe. Özgürlüğü hep abartırız aslında. Dilediğimiz gibi yaşayabilme hakkı değildir özgürlük. İnsanların ve elbette hayvanların. Hatta bitkilerin, özgürce yaşama hakkına saygı göstererek, olanakların elverdiği ölçüde yaşamdan keyif alabilmeyi becermektir özgürlük.
Bir meslek sahibi olamama ya da iyi bir meslek edinememiş olması, bir erkeği evlilikten uzak tutan en önemli gerekçedir. Deliler gibi aşık olmasına, "evleneceğim kadın bu" demesine rağmen, hem sizi kaybetmekten korkar hem de ihtiyaçlarınızı yerine getirememekten. Maddi güç, bir erkek için en önemli şeydir. Ekonomik gücü olmayan bir erkek, kendisini her konuda yetersiz hisseder. Bu nedenle de evlilik için yeterince güçlü değilse, üzgünüm ama O'nu bu gücü yakalayana dek beklemek zorundasınız. Ya da değilsiniz. Tercih sizin elbette.
En zor olan ilişkidir evlilik
Bugüne kadar her şey yolunda gitti. Tam da istediğiniz gibi bir ilişki içerisindeydiniz. Fakat iş evliliğe geldiğinde ve "ne zaman teklif edecek" beklentisi içinde, her geçen gün biraz daha umutsuzluğa kapılıyor olmanıza rağmen adamdan tık yok. Çünkü flört, bir erkek için evlilik kadar ciddi değildir. Ciddi olmayan hiçbir şey de, bir erkeğe göre zor değildir. Hatta yürütmesi en kolay olanıdır.
Yeterince Olgunlaşamamıştır
Hak verirsiniz ki, olgunluk yaşta değildir. 35-40 lı yaşlara gelindiğinde bile olgunlaşamayan birilerini mutlaka tanıyorsunuzdur. 20 yaşında genç bir delikanlının şaşırtacak şekildeki olgun davranışlarından etkilenenleriniz de mutlaka olmuştur. Evlilik ve aile kurmak gibi ciddi bir durum, olgun düşünemeyen bir erkeği mutlaka korkutacaktır. Doğal olarak da evliliğe sıcak bakmayacaktır.
Öz güven eksikliği ve mutsuz evlilikler örneği
Son olarak, elbette tıpkı evlenmekten kaygı duyan bir kadın gibi, öz güveni eksik bir erkek ve yakın çevresinde mutsuz evliliklere tanık olmuş bir erkek de, evlilikten olabildiğince uzak duracaktır.
Unutmamak gerek. Eğer hep söylendiği gibi "Bekarlık Sultanlık" olsa idi, ortalık sultandan geçilmezdi.
Bugüne kadar erkeklerin evliliğe bakış açısı hakkında yazılıp çizilen herşey aslında biz kadınların onları yetiştirme tarzımızla ilgili. Erkek diye pamuklara sarılıp paşa muamelesi yapmak, ezilmesin diye her adımında yanında olmak yanlış bir eğitim tarzı.
Bazılarınıza ütopik veya yanlış gelebilir ama kız erkek farketmez 20 yaşına gelen bireyin ayrı eve çıkması, ayaklarının üzerinde durmaya alıştırılması ve buna teşvik edilmesi taraftarıyım.
Ülkemizde 35 yaşına gelip de eli ekmek tuttuğu halde hala ailesiyle yaşayan bekarlar bana çok garip geliyor. Erkek ya da kız evlada kral/kraliçe muamelesi yapıldığı taktirde sonuç işte böyle sorumluluk almaktan kaçan bireyler olacaktır.
Kuşkusuz sizinle hem fikirim. Her birey, hayatı acı tatlı her şeklini, dibine kadar yaşayarak erken yaşlardan itibaren öğrenmeli ve tecrübe edinmeli. Böylece hem daha üretken, hem daha çalışkan, hem de daha duyarlı bir toplum olabiliriz.
Teşekkür ederim ilginize ve güzel görüşlerinize. :)
Yok ben senin söylediğini merak ettim. Genç yaşta tek başına eve çıkmak gerçekten olgunluk katıyor. Olgunlaşıyorsun ve en önemlisi elin tutmaya başlıyor. Oraya katılırım. Lakin bekarken karşılıklı aynı eve çıkma olacaksa, bu durumda evliliğin bir anlamı ve heyecanı olmayacak.
Abi bence günümüzde ki şartlar da çok etkiliyor. 2 sene anasınıfı-anaokulu, 8 sene ilk öğretim, 4 sene orta öğretim, ortalama 5 sene yüksek öğretim okuyor bir çok insan. Ee iş bulmak için de 2 sene sınava giriyorsun. Bunların hepsini topladığımızda 21 ediyor. 5 yaşında başlasan 26 yaşında bitiyor öğretimin. Erkekler için 1 sene askerlik oluyor 27 yaşındasın. Ee boş da evlenilmez paran olacak 2 sene de öyle biriktiriyorsun derken 30 a varmışsın.
İşte burdan itibaren evlenebiliyorsun. Ama içinde bir korku oluyor. Neden mi? O yaşa kadar hayatın geçmiş gitmiş. Kendince gezip eğlenememişsin. Gençliğini yaşayamamışsın, yaşamak istiyorsun. O yüzden de bir korku olabiliyor bence.
Harika ve çok mantıklı açıklamalar. Gerekçelere katılmamak elde değil. O yüzden diyoruz işte. "Evlilik aceleye gelmez" :) Teşekkür ederim ilgine kardeşim. :)
Tabii ki erkeklerin gevşekliği bir sebeptir bu konuda ama kadınların isteklerini de göz ardı etmemek lazım. Ekonomik gücü belki vardır ama kadının istediğini karşılayacak kadar yoktur. Özgürlüğe düşkünlüğün sebebi, kadınların evlenince erkeklere yapışık ikiz muamelesi yapıp, öldürürcesine kısıtlaması. Bunların yanında geri kalan da toplumumuzun erkeklerden beklentisidir ki bu beklentilerin karşılanmaması halinde erkek rezil olacağını bilir ve özgüven eksikliği yaşar. Tabii bir de gerçekten beş para etmez herifler vardır o da bir gerçek.
Ne kadar çok erkek düşmanım olduğunu "kadın yalakası" bile diyenler olduğunu bilseydiniz sanırım bu kadar rahat "torpil" diyemezdiniz. Ama ben her zaman olduğu gibi ilginize teşekkür etmekle yetineceğim. Zira beyefendi tavrımı bozmaya hiiiç niyetim yok. :)
Sanırım bu durumun çok sevmekle ilgisi yok. Biz her ne kadar kendimizce yorumlar getirsek de tahminler sıralayıp buralarda fikirlerimizi beyan etsek de, koşullar, psikoloji ve altında yatan bir çok neden, tüm toplumun evliliğe bakış açısını olumsuz yönde etkiliyor.
Ben seni tüm değer yargılarından ve ayrıcalıklı insanların ötesinde tutuyorum. Sen de benim çözemediğim başka bir şeyler var ama. Yaşayarak öğreneceğiz. :) Teşekkür ederim ilgine :)
şüphesiz öyle. ancak atladığınız şey, ben de bir zamanlar bekardım. "Hayatta evlenmem" diyordum. Hele çocuk, hep uzak durdum yıllarca çocuklardan. Asıl mesele nedir biliyor musunuz. Güvenebilmek. Hem kendinize, hem sevgilinize. Diyebiliyorsanız ki; "Yaşamın tüm zorluklarına rağmen, el ele vererek üstesinden gelebiliriz." İşte o zaman şu yazılanların hepsi birer teori olmaktan ileri gitmez. İlginize teşekkür ederim. :) Sevgiyle kalın.
İkna etmek çözüm mü sizce? İkna olması değil, en az sizin kadar istemesi gerek. Siz de hak verirsiniz ki, evlenmek ve bir aile kurmak çok ciddi bir bağ. Gerçekten kaybetmeyi göze alamıyorsa ve gerçek korkusu evlenmek değilse, biraz daha zamana ihtiyacı olabilir.
@xlaubs2 size kesinlikle katılıyorum torpil geçmiş Obsesyon bey:) Şunu da ekliyeyim belki baba evinin daha rahat olduğunun farkındadır, hiç başımı ağrıtmama gerek yok şimdi de diye bilir. Emeğine sağlık.
@İyikalpli_cadı ben mi çok fenayım? Hem de başta. :) Ayrıca torpil falan yok. Ne gözlemliyorsam, ne düşünüyorsam o. Ben bir sosyoloğum. Ayrıcalık yapmam.
@xlaubs2 farkındaysanız biriktiriyor ve şimdilik sessizliğimi koruyorum. Siz de çok iyi biliyorsunuz ki, fırtına öncesi sessizlikler çok tehlikelidir. :)))))
Saygılar hanımlar. Tüm güzellikler sizinle olsun. :)
@Blueobsession ama ben şaka yapmıştım Obsesyon abi:)) Sanırım alınmışsın ama benim seni ne kadar sevdiğimi azda olsa hissettigini düşündüğüm için alınacağın aklımın ucundan bile geçmedi. Bu bir bence ve burda tabiki senin kendi düşüncelerin yer alıyor her kes katılmak zorunda değil ama katılmasam yorum bile yapmam. Tekrar emeğine sağlık. 😊
@İyikalpli_cadı aşkolsun kardeşim. Benim alındığım nerede görülmüş. "Obsesyon bey" furyasına sen de katılmışsın diye ve beni "torpil geçmekle" itham eden arkadaşlara katılmışsın diye gülümsedim sadece. Kaldı ki biliyorsun. Ben baba evini terk edeli yaklaşık 25 sene oldu. 15 senedir evli ve 14 yaşında bir kız babasıyım. Evlilikten kaçanlara mı torpil yapacağm. :)
@xlaubs2 O da nereden çıktı. Hayatta bırakmam. Siz olmadan ne yaparım ben buralarda. Kiminke didişirim. Upps da gitti zaten. Bir siz kalmıştınız bir de frey. Kurşunla pek öksüz kalırız. Yapmayınız etmeyiniz. Elbette çok ararım. Hatta ben de giderim. Evet işte şimdi tehdit ediyorum. Giderseniz giderim. :)
Allah bağışlasın😊 ben kimin Obsesyon bey dediğinden bile haberdar değildim:)) bencenin sonunda okuduğum için öyle yazdım. Gayet iyi anlıyorum seni, yanlış anlaşımadığıma sevindim.
@@İyikalpli_cadı sıkıntı yok tatlımcım. :) bunlar hep @xlauns2 nin başının altından çıkıyor. Örgütlemeye çalışıyor üyeleri bana karşı. Ve bu örgütün başına geçecek. Yaseminle Koray gibiyiz biz onunla. Dert etme sen. :)
@xlaubs2 ille birilerinin nickine yakın isim takacaksınız değil mi? :)))) Yazması kolay olsun diye. :))) Eeee hani şarkı gelmediiiii. Bekliyorum. Kulaklarım sizde. :))))
İrdelediğimiz şey, tamamen farklı bakış açılarıyla doğru orantılı. Evliliğe toplum olarak zaten yeterince sıcak bakmıyoruz. Hatta en sağlıklı düşünebilenlerimizin bile kaygı duyduğu bir durum bu. Her ne kadar "bir gerekçesi olmak zorunda değil" diye düşünsek de her konuda olduğu gibi, verdiğimiz kararların mutlak bir gerekçesi vardır. Ve elbette bu bir tercih meselesidir aslında. Herkesin tercihine saygı göstermek zorundayız hepsi bu. Çok teşekkürler ilginize. :)
biktim erkeklerin olgunsuzlugundan dogamiz geregi kadinlar daha olgun oluyor ama biktik.. tamam bazen hayati tiye almak guzel ama ciddi konulardada kayip olmalarindan nefret ediyorum
Haklı olabilirsiniz. Ancak bu durumu tüm erkeklerin üzerine yıkmak ne kadar doğru olur sizce? Tıpkı olgunlaşmayan erkekler gibi, olgun düşünemeyen kadınlarımız da yadsınamayacak kadar çok.
En İyi Cevaplar