Sizin Kalbiniz Öldü mü?

En duygusuz insanımız bile hayatında bir kere de olsa içten sevmiştir, birine koşulsuz güvenmiş ve güveni boşa çıktığında boğazındaki o yumruyu kalbinde bile hissetmiştir. Belki de kalbi ölmüştür? Şimdi size kalbimin öyküsünü anlatacağım.


Koşulsuz sevdim, kalbimi çıkarıp verdim "Bundan sonra bu kalp senin, geri almak istemiyorum." dedim.


Aldılar kalbimi. İncelediler önce geçmişteki kalp kırıklıklarıma baktılar, kalbimin bekaretini merak ettiler. Sonra hep yanlarında götürdüler kalbimi. Bazen düşürdüler kalkıp yeniden aldılar. Bazen evde unuttular ama eve geldiklerinde hemen arayıp tekrar yanlarında taşıdılar.


Bazen temizlediler kalbimi, mis gibi olana kadar uğraştılar. Bazen kendi kalplerini çıkarıp benimkiyle karşılaştırdılar kim daha yürekli diye. Utanıp kalplerini geri koydular yerine ve benim kalbimi daha çok sahiplendiler. Güzel ve içten sözleriyle kalbimi doyurdular. Okşadılar kalbimi, kırılmış parçalarını bir araya getirip yapıştırdılar bir gece vakti.


Sizin kalbiniz öldü mü?


Bende kalbimin onlarda olmasına ve bu kadar güzel bakılmasına,iyileştirilmesine o kadar alıştım ki başka birisine vermeyi aklımın ucundan geçirmedim. Huzurla uyudum, huzurla uyandım.


Bir gece ansızın kalbim rahatsızlandı. Onlar sadece kalbimin hastaneye kaldırıldığını söylediler. Koşarak gittim. Baktım kalbime eskisinden daha kötüydü. Yeni yaralar açılmış, eski yaralar daha derine inmişti. Benim elimden gelen hiçbir şey yoktu. Onları aradım. Durumunu anlattım. "Artık iyileştirmeyecek misin?"


Cevap bile vermediler. Telefon yüzüme kapandı. Çok fazla zaman kalmamıştı kalbim için. Git gide daha da açılıyordu yaralar. Elimden gelen hala hiçbir şey yoktu. Tekrar aradım onları. Son kez, dedim. Saatler kalmıştı kalbimin ölmesine. Açtılar bu sefer. Tekrar dedim.



"Artık kalbimi iyileştirmeyecek misin?"




"Yeni bir kalp buldum ben. Onun yarası bile yok. Seninkini ne diye iyileştireyim?"



Ve dank etti her şey. Telefonu kapattım. Kalbimin fişini çektim. 1 saat dahi bile yaşamasına izin vermedim. Bilirsiniz ya öldür ya yaşat ama yaralı bırakma derler. O saniye gözümü kırpmadan öldürdüm kalbimi. Gömdüm bir deniz kenarına.


Sonsuz hayatta görüşürüz kalbim. İntikamlarını o zaman alacağım söz veriyorum. Rahat uyu.


Sizin Kalbiniz Öldü mü?


O günden beri kalbim yok. Hissiyatım yok, acımam yok. Hayatıma aldığım kimse yok. Yine uykusuz geceler var, bazen boş boş ağlayan şiş gözlerle uyuduğum günleri saymazsak tabi.


Belki bir gün kalbi olan biri bana kalbini emanet eder. Belki o zaman onu, sonsuzluğa uğurladığım kalbimin yanına götürür, "Bak senden sonra bir yaralı kalp buldum. Ne dersin belki seni yaşatmadılar ama ben bu kalbi yaşatırım?" derim.


Ha bu arada, kalbi ölen var mı aranızda, ya da kalp öldüren ya da kalbini emanet etmek isteyen?

Sizin Kalbiniz Öldü mü?
Cevapla