Evlilik, dengelerin korunabilmesi ve devam ettirilebilmesi başlıbaşına sanat olan bir kurumdur. İmzayı attıktan sonra bir çatı altında artık 'Ben' değil 'Biz' olmaya çalışırken kişisel sınırlarınızı ve özgürlüklerinizi de koruyabilmeli, geleceğinizi de düşünmelisiniz.
Evlilik iki yaşamı bir araya getirip nefes alamayacak derecede boğmak ve boğulmak değildir. Bu o kadar hassas bir dengedir ki kantarın topu çoğunlukla kaçar, ayar tutturulamaz.

Ayarı tutturan çiftler mutlu yaşlanırken diğerlerini zorla sürükledikleri sancılı bir yaşam veya boşanma adı verilen kaçınılmaz son bekler.
Duyduklarım, dinlediklerim, okuduklarım, gördüklerim ve tecrübelerimle evlilikte çoğunlukla kadınların yaptığı ve onların aleyhine sonuçlanabilecek 7 büyük hatayı inceleyelim.
Evlendikten sonra çalışma hayatını bırakmak..

Evlendikten sonra gelirini elinin tersiyle iterek işi bırakıp evde oturmak çoğu kadına cazip gelse de ev kadını olmak evliliği kurtarmaz. Öyle olsaydı Türkiye'de %70'ini çalışmayan kadının olduğu evliliklerin parmakla gösterilecek kadar mutlu olması gerekirdi ki istatistikler tam tersini gösteriyor.
Geliri olmayan kadın tüm masrafları devamlı erkeğe yükleyerek hem onu hem de kendini bunaltır. Temel ihtiyaçları geçtim, arada gözümüzün görüp gönlümüzün beğendiği ufak tefek şeyleri özgürce alabilmek de güzel. Bir çanta veya bir ayakkabı için de izin alacak değiliz ki.
Her ne kadar aksi düşünülse de erkekler üreten ve çalışan kadına daha fazla saygı duyarlar. Az da olsa bir kazancınız olsun ve onu koruyun.
Evlendikten sonra hemen çocuk sahibi olmak..

Durun hemen aceleniz ne? Bir ya da iki sene bu yeni duruma adapte olmak ve önünüzü görmek için kendinize biraz zaman tanıyın, bir yere kaçmıyorsunuz ya. Evliliğin en tehlikeli yılı olan ilk yıl içinde birşeylerin ters gittiğini gördüğünüzde çocuk ancak doğru kararlar almanızı engeller.
İlişkinizi oturtuncaya ve yeni hayata adapte oluncaya kadar ertelemenizi öneririm.
Bütün tasarruflarınızı birleştirmek..

Yapılan hatalardan bir diğeri de evlilik öncesindeki bütün hesapların veya tasarrufların imza sonrası biraraya getirilmesi. Bunu bazen kadınlar teklif ediyor birçoğu da kocalarının baskısı ile kabul ediyor.
'Biz' olabilmek önemlidir dedik ama bu bir bankada kendi tasarrufunuzda bir miktar paranızın olmasına engel değil.
Miktarın bir kısmını ortak hesap yapın ancak ileride bıçak kemiğe dayandığı zaman tek çarenin evden ayrılmak veya boşanmak olduğu durumlarda iş buluncaya kadar hayatınızı idame ettirebilmeniz için gereken bir miktarı da ayırın ve kendi adınıza bir hesap açın.
Bir boşanmanın en az 5-6000, kiraların 1000 lira civarı olduğu günümüzde hayatın bir kadına neler getireceği bilinmez. Parası olmadığı için boşanamayan ya da ailesi kabul etmediği için yanlarına dönemeyip sürünenleri bilirim.
Maaşınızın tamamını kocanıza getirip vermek..
Erkek evin merkez bankası değildir. Bir para havuzunuz olsun ve elbette siz de katkıda bulunun.
Anlayışlı erkekler için sözüm meclisten dışarı ancak tüm maaşınızı son kuruşuna kadar ona teslim etmek geleceğinizin ipini cellata teslim etmek gibidir. Bir miktarını giderler için ayırırken kalanı yukarıda sözünü ettiğim özel hesabınıza yatırabilir veya kendi ihtiyaçlarınızı temin etmekte kullanabilirsiniz.
Kocanızı isteklerinizle boğmak, baskı yapmak, aşırı kıskançlık..

Bu her iki taraf için de geçerli. Ama çoğunlukla daha sosyal olan taraf kadın olduğu için, arkadaş toplantıları, ev ziyaretleri, birlikte zaman geçirmek, kitap okumak, tiyatro, sinema vs gibi bazı erkeklerin sevmediği etkinlikleri birlikte yapmak için israr etmeyin, zorlamayın. Bu 'Biz' olmak değil baskıdır.
Bir arkadaşınızı arayın ve birlikte veya tek başınıza yapın. Unutmayın iki insan evlendi diye hobilerinden vazgeçmek veya karşı tarafınkileri de sevmek zorunda değil.
Aşırı kıskançlık da hiç kıskanmamak kadar kötüdür. Özelini takip etmeyi bırakın güvenmeyi öğrenin. Güvenmiyorsanız da evlenmeyin.
Herşeye evet demek..
Bu erkeğin gözünde sizi yüceltmez aksine aciz ve karakteri olmayan bir kadın konumuna sokar. Birbirinizi mevcut özelliklerinizle kabul ettiniz ve sevdiniz. Sevmediğiniz ve istemediğiniz şeyleri yapmak zorunda değilsiniz. Kibarca 'Hayır çünkü....'' diyerek durumu izah etmeyi öğrenmelisiniz.
Herşeye hayır diyen kadın kadar evet diyen kadın da erkeklerin gözünde değersizdir. Burada önemli olan o ince dengeyi tutturabilmektir.
Dürüst olmamak..

Yine her iki taraf için de geçerli olan bir kural. İlişkinizin ilk başından itibaren dürüst olmak önemli. Her insan hata yapabilir. Gerek gerçek karakterinizi gerekse hatalarınızı saklamayın bu onun gözünde değerinizi ve saygınlığınızı arttıracaktır. Emin olun, ileride kendi şahit olmasından veya bir başkasından duymasından iyidir.
Misafir sevmeyebilir, partilerden hoşlanmayabilir, gece hayatından nefret edebilir hatta bakire olmayabilirsiniz. Dürüstçe söyleyin.
Güvenini sarsmamak veya elinizden kaçırmamak adına saklıyor olabilirsiniz ancak sizi sahip olduklarınızla kabul etmeyecek ve saygı duymayacak biri zaten sizin için doğru biri değildir.
Evlilikte önemli olan aynı yolda elele ahenkle yürüyebilmek için çarpışmamak adına aradaki ince çizgiyi koruyabilmektir.
Sevgiyle kalın, mutlu olun..
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar