Terk Edilmiş Kırık Kalpler Adına

26/07/2014...
Sana yazdığım uzun yazıyı buldum defterimin içinde, biraz önce. Okudum tekrardan, iyi yazmışım sanki. Kalbimin aynası olmuş sözlerim, yeni fark ettim... Her cümlesini tekrar tekrar, sözleri en derinlerimde yaşarcasına okudum. Anlamı da derinmiş, onu da fark ettim.


Terk Edilmiş Kırık Kalpler Adına


Sonra düşündüm... Seni düşündüm, tekrardan.


Buna karşılık olarak ne yaptığını düşündüm. Anlayacağını umduğum derin sözlerimin tek noktasını bile anlayamadığını düşündüm. Sözlerini düşündüm. Üzülüşümü, yıkılışımı düşündüm ardından. Üzüşünü, yıkışını düşündüm. "Boş ver" dedim kendi kendime, derinlerimde hissederek aldığım en derin nefesimle...


Terk Edilmiş Kırık Kalpler Adına


Derken, sayfanın sol kenarında bir tırnak izi fark ettim. Aşağıya doğru, yaklaşık 5 santim uzunluğunda çizilmiş. Hatta çizilmemiş, kazılmış... Hatırladım... o günü hatırladım. O anı... Tekrar tekrar yaşadım tek tırnağımla kazıdığım izi yaptığım dakikayı... Senin, yazıma karşılık olarak söylediğin sözler gelmişti kulağıma o an. Oturuyordum. Ağlıyordum. Sinirden mi, üzüntüden mi kestiremiyordum ama, ağlıyordum. Defterim önümde... Defterim üzgün... Bende duygu karmaşası... Sinir, üzüntü, nefret, sevgi karışıklığı... Ne yaşadığımı, ne hissettiğimi bilememe duygusu... Tarifi yok.
Aslında... Aslında en fenası ne biliyor musun? En yıkıcı olan ne biliyor musun benim için? Şu an değil ama... Dedim ya eskileri hatırladım. O zamanlar, benim için en acısı neydi biliyor musun? Aşk acısı çekenleri görüyordum sürekli... Sevip, sevilip; eskide bir şeyler yaşayıp da sonradan unutulanları...



"Seviyorum, geleceğimi kurdum; başrolde sen varsın." deyip de sonradan giden, hem de hiçbir şey olmamış, hiç sevmemiş gibi gidenleri olanları görüyordum.



"Hatırlıyor musun," diyorlardı terk edenlerine... "Bana 'senin için ölürüm', 'seni çoook seviyorum' dediğin, beni sevdiğini iliklerime kadar hissettirdiğin; iyi günümde, kötü günümde yanımda olup da bana destek çıktığın günleri hatırlıyor musun?"... Bu tür yazıları okuduğumda hep sen geliyordun aklıma... O yazılardaki "o kişi", her zaman sendin benim için... Ama... ama o yazıları okuyup, seni düşününce bir duraksıyordum. "Dur lan," diyordum. "Ne diyorsun sen?" ! .. "O seni biraz olsun sevdi mi ki, o senin iyi gününde, kötü gününde yanında olup da destek çıktı mı sana herhangi bir konuda? Seni seviyorum dediği anlar oldu tabii, ama yalan olduğunu anlamamış mıydın sonradan bu sözünün? Hiç iliklerine kadar hissettirdi mi sana seni sevdiğini? Senin için, sana özel tek bir şey yaptı mı?..."


Terk Edilmiş Kırık Kalpler Adına


Yapmadı! Sevmedi! Yanımda olmadı! Yanımda olmadın...


En acısı da buydu işte... O yazıları okurken, en çok bunun için yanıyordu içim... O zamanlar işte... O zamanlar daha dün gibi aklımda ama geçmişte yaşamıyorum artık. "Geçmişte yaşamak başka, geçmişle yaşamak başka..." demiş Kahraman Tazeoğlu. İtiraf etmeliyim ki uzun süre geçmişte yaşadım. Geçmişimde... Geçemeyen geçmişimde... Sonra... Sonra geçti işte; her şeyin geçtiği gibi... Bu da geçti.


Terk Edilmiş Kırık Kalpler Adına


Kapatıyorum defterimi; anıları, geçmişi tekrardan o sayfalarda bırakarak...


Eskisi gibi değil; defterimi kapattığımda; içinde yaşadığım hatıraları, anları yanıma alarak değil... Yenisi farklı, yenisi iyi, yenisi en yeni; en sağlıklısı... Her türlü geçemeyen geçmişimin geçtiğini fark ederek, geçmişimi unutmayıp, o yaşadıklarımın her birini tecrübelerime ekleyerek, kendime çeki düzen verdiğimi fark edip de buna sevinerek kapatıyorum.


Terk Edilmiş Kırık Kalpler Adına


Ha unutmadan, sende olmak için delice çırpınıp hiç olamayan geçmişindeki bende;
geçmişimde bende hep olan ama geleceğimde asla olamayacak bir sen var. Hem de ne biliyor musun? Bu saatten sonra, geleceğimde olmak için delice çırpınıp, istesen de, asla olamayacak bir sen!


Terk Edilmiş Kırık Kalpler Adına


Söyleyeceklerim bu kadardı, içimde kalsın istemedim. Senin de içimde kalmanı istemedim aslına bakarsan, yanımda kalmanı istedim. "İstemiştim".
Ama yoktun. Ama yoksun. Daha iyiyim, en azından eskiye bakılırsa; o zamana göre daha iyiyim. İyi ki yoktun diyemiyorum ama; İyi ki yoksun! Ah, anılar! Zihnimde yaşayıp, hayallerini kurup da gerçeğini bir türlü yaşayamadığım anılar! Anlar! Beni bir siz anlamadınız... (Bir de o.)...
Ama... Ama üzülmüyorum. Sizin de bir bildiğiniz vardır. Hadi, kalkayım ben... Biraz hasret, biraz kırgınlık, biraz da; sevgi koyuyorum avuçlarınıza. Gözlerinizden öperek, gidiyorum.
Giderken, susuyorum. Susarken, vazgeçtiğimi anlıyorum... Geri dönüşü olmaksızın, ardımda pişmanlık, dert, tasa bırakmaksızın, gidiyorum.


Terk edilmiş, kırılmış, dökülmüş tüm kalplere,


Sonsuz sevgilerimle...


11.02.16

Terk Edilmiş Kırık Kalpler Adına
Cevapla