Sevgi ve aşk...
Bu duygular birilerini ağlattı, birilerini mutlu etti, birilerinin hayallerini yıktı, birilerinin masalı oldu, birileri hep aradı ve birileri de vazgeçti. Yani; herkesin hayatına bir şekilde dahil oldu.
Peki biz bu duygularımızın karşısında gerçekten güçsüz müyüz? Yoksa, güçsüz olmayı mı tercih ediyoruz?
Biz insanları diğer canlılardan ayıran temel özelliğimiz akıl ve irademizdir.
Kalp, düşünme organımız değildir.

Bence bir çoğumuz güçsüz olmayı bile bile tercih ediyoruz.
Binlerce insan annesini, babasını, sevdiğini, eşini hatta evladını toprağa veriyor. Belki tamamen unutulmuyor ama yaşamaya devam ediyor.
Sohbet ediyor, geziyor, yeni insanlarla tanışıyor, gülüyor ve herşeye rağmen hayat devam ediyor.
Peki sizin yasak aşklarınızı unutmanız bunlardan daha mı zor?
Aşk adı altında sevgilisini/eşini aldatmalar, evli kadin/erkeklerle ilişki kurmalar, çarpık gönül işleri, kirli beyinlerin paravanı aşk!..
"Seviyorum ne yapayım, O olmadan nefes alamam. Duygularımızı biz yönetmiyoruz." Gibi zırvalıkların ardına sığınmak kolay geliyor. Herkesin ağzında aynı sözcükler dolanıyor.
Ancak bütün günahlarınızı, ayıplarınızı aşk dediğiniz o duygu örtmez, örtemez. Kaldı ki aşk bu kadar çirkin olamaz. Her yaptığınızı aşk diye kakalamak, kendinizi kandırmaktır.

Teşekkürler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar