Güz denizini ayıran halatlar ve her aynı yaz denizinden geçiş melankolisi. "EYLÜL"

Dünyanın en güzel cümlelerinin "Lütfen" ile başlayan ve "Teşekkür ederim" ile bitenler olduğunu düşünürüm hep. "Seni Seviyorum" un dışında. Daha güzelini bulamadım henüz. Emir kiplerinden de nefret ettim hep.


Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşama, daha fazla seyahat ederdim. Daha çok güneş doğuşunu izler, daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. Görmediğim pek çok yere giderdim. Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. Karanlığın aydınlığa kavuştuğu anlar.Hani şafak vakti. Rüyaların gerçeğe dönüşünün yakınlığı.Bambaşka bir sabaha uyanmak, bambaşka bir güzelliğin sarıverdiği zamanı.


Güz denizini ayıran halatlar ve her aynı yaz denizinden geçiş melankolisi.


Solgun gül yapraklarının hüzün dolu renklerine benzettim hep Eylülü. Kimbilir; sessiz sedasız bitimidir aşklarımın bir yerlerde. Bahardan daha fazla heyecanlandırdığımdır kimi zaman. Eski aşkları hatırlatır, eski sevgilileri anımsatır sanki eskimişler gibi. Sansürsüz bir boşvermişliktir özgürlük damarlarımda. Kendimi daha bir başıboş hissederim. Güneş daha bir soluk, kumsal daha bir durgun, yakamozlar daha bir sönüktür. Uzaklar daha da uzaklaşır.Havası kokusu farklıdır hep bir öncekinden. Hüzün kokar, ayrılık kokar belki ondan. Ama misler gibi kokar yağmura karışan kokusu. Serseriliklerimin yerine şair ruhumun ortaya salıverişidir kendini. Asilce ve aldırışsız. Hem asil hem aldırışsız, nasıl oluyorsa öyle işte. Hüzünlenmek, hüzünlü türküler söylemek gelir içimden.Geçmişi hüzünle anmak isterim garip bir şekilde. Bir önceki aşkın bitimi, yeni bir aşkın başlangıcıdır bazen.


Gökyüzünü kaplasa da kara bulutlar, hiç kapanmayan bir mavilik kalır. İşte onun adı umuttur. Umut ederek sürdürürüz yaşantımızı. Yaşadıkça umut ediyoruz aslında. Umuttur Eylül zamanın şarhoşluğunda.


"Carmina Burana" dinletiyor Eylül bana. Beethoven 'ın "Moonligt Sonata" sını. Bach' ın "D minör Toccata" sını. Bazen "Boléro", sararmış yaprakların sevişme sahnelerini izlerken rüzgarla. Yelkenlerini fora etmiş bir teknenin süzülüşünü mai de yarı yatık. Vivaldi' nn "Dört Mevsimi" ni bazen. En çok da "Sonbaharı" nı.


Güz denizini ayıran halatlar ve her aynı yaz denizinden geçiş melankolisi. Yaz denizini güz denizinden ayırandır Eylül. Yaz aşklarından usandıran, uslandırandır aslında kimi zaman. Mevsimlerin nöbet değişimi. Yeni başlangıçlara, yeniden başlamalara ilk adım, yeni telaşeler, yinelemelerden sıkılmayacağımız planlar, umutlar..... vs........ vs........


Asla kendinizden kaçamadığınızdır eylül. Siz, omzunuzda bir şal ile bahçede gri renge bürünmüş ince bulutlar arasına girip çıkan mehtabı izlerken, arkanızdan sarılıveren bir kucak, saçınızı ensenizden ayırıp yanak altınıza dokunan bir öpücük oluverir. Çenesini yavaşça başınızın üzerine bırakıp, kulaklarınıza sevgi sözcükleri sıralaması, Boléro ile aşkı fısıldamasıdır eylül.


Siz Juliet olup "İyi geceler" dilerken, "Bin kez beter olur gece eğer ışığın yoksa" diyen Romeo oluverir sevgiliniz.


Bir kadeh buz gibi beyaz şarabın tutkusu, kırmızı şarabın ateşidir. Her bir yudumda ağzınızda bıraktığı yumuşacık sıcaklık. Napoleon konyak yakıcığında blues akşamlarının sohbetleridir. Rémi Martin' in boğazınızı yakarak süzülüşüdür bir John Lee Hooker bir Pink Floyd dinleyerek.kendinizden geçerken. Rakının fasl-ı alem gecesi, vodkanın Kalinka' sı, Baileys in o yumuşacık aromasında tatlı dost sohbetleridir. Bourbonun sertliğinde Rolling Stons, Led Zeppelin, Deep Peorple oluverir bazen. Çılgınca bir rum meyhanesinde tabakları artarda kırarken birkaç yudum Metaxa ile Sırtakidir eylül geceleri.


"Stairway to heaven" dinleyesim geldi birden.


"Cennete Uzanan Merdiven
Bir kadın var tüm parıltıların altın olduguna inanan
Ve bir merdiven satın alıyor cennete uzanan
Ve vardıgı zaman oraya biliyor ki
Dükkanlar kapalı olsa bile
Tek bir kelime ile geldiği şeyi elde edebilir


Bir isaret var duvarda


Yine de emin olmak istiyor
Cünkü bilirsiniz bazen iki anlamı vardır kelimelerin
Orda,dere kenarındaki ağaçta
Bir kuş var şöyle diyor şarkısında;
‘bazen kuşkuyla dolar tüm düşüncelerimiz........"’


Hayatım boyunca çok önemli anlarım oldu eylül gecelerinde, eylül sabahlarında, akşamlarında ve tüm zamanlarında. Bilinmez bir şekilde ben önemsedim belkide. Bu yüzden kızımın adı Eylül. Zaman zaman başka başka sayfalara, başka başka satırlara, bazen bir dergi, bazen bir gazete bazen de bir peçete parçasına gizlediğim, okudukça yeniden andığım, andıkça heyecanlandığım, yaşattıkça gülümsediğim yaşanmışlıklarımı bir araya getirmeyi planladığım kitabın adı da. Kim bilir........


Kitaro açacağım şimdi. "Agreement" dinleyeceğim. Siz de dinleyin.


"Kendi penceremizden dünyayı izlerken, gerçek olanı, doğruyu görebilir miyiz orada olan her şeyi. hem de bizim daha fazlasını isteyip, daha az görmemizi sağlayan, kendi doğrularımızdan bu denli uzakken..........." diyor sözlerinde. Hadi siz de dinleyin.

Güz denizini ayıran halatlar ve her aynı yaz denizinden geçiş melankolisi. "EYLÜL"
Cevapla