Aldatmak ya da Aldatmamak

İlişki türü ne olursa olsun, ister iş ortaklığı olsun, ister yakın arkadaşlık, ister sevgili, nişanlı ya da evli fark etmez, birinin diğerini yalanla dolanla, gizli saklı işler çevirip kandırması, aldatması o ilişkiyi zehirler. Hemen olmasa bile önünde sonunda öldürür.


Tabi ki zaman içinde kişilerin karşısına arzu ettikleri birileri çıkabilir. Bu gayet doğaldır. Bu durumda eşini yalanla dolanla gizli saklı şeyler yapıp kandırmak ve aldatmak yerine, doğru olanı bu durumu eşinle dürüstçe ve samimiyetle paylaşmaktır. Eşini gerçekten ama gerçekten sınırsızca seven biri, eşinin mutluluğunu en az kendi mutluluğu kadar hatta belki daha da fazla ister. Eğer bunu isteyemiyorsa sadece kendini seviyor demektir.


ALDATMAK ya da ALDATMAMAK.


Yalanın, dolanın kandırıp aldatmanın mazereti olamaz. Genellikle erkeklerden duyarız. Eşim beni yatakta mutlu edemiyor der ve sağda solda kız peşinde koşar. Olabilir. Kişilerin cinsel enerjileri farklı farklıdır. Kiminin çok yüksek, kiminin daha az, kiminin de çok azdır. Akla gelen en uygun çözüm cinsel enerjileri denk olan kişilerin çift olmasıdır diye düşünülebilir. Ama konu bu kadar basit değil. Başta enerjileri denk olsa bile kiminin zaman içinde enerjisi yükselirken kiminin enerjisi azalır.


Ama bütün bunlar aldatmak için bahane olamaz. Oturur eşinle samimi bir şekilde açık açık konuşursun. Sevgiyle, sınırsız ve gerçek sevgiyle halledilemeyecek bir şey değil. Benim canım seks istemiyor diyen eşi seks yapmaya zorlamak ne kadar haksızlıksa, benim canım seks istemiyor o zaman sen de seks yapma demek de o kadar haksızlıktır. Birbirlerini gerçekten seven eşler, birbirlerinin mutluluğunu isterler. Eşinin ara sıra birkaç saat başka biriyle seks yaparak mutlu olmasını engellemeye kalkmak sevgiyle açıklanabilir mi? Hani nerde evlenirken edilen yeminler? “İyi günde, kötü günde, hastalıkta ve sağlıkta, ölene kadar el ele….” Diye verilen sözler?.


Bir başka klişe laf da şu: İnsan sevdiğini paylaşır mı?. Tabi ki paylaşır. Asıl sevdiğini paylaşır. Mesela sevdiğimiz bir resmi duvarımıza asarız, başkalarıyla paylaşmak için. Sevdiğimiz bir kitabı, hikâyeyi, filmi dostlarımızla paylaşırız. Sevdiğimiz müziği başkaları da duysun dinlesin isteriz.


Aldatmak ya da Aldatmamak


Mutluluklar paylaştıkça azalmaz aksine çoğalır. Kına geceleri, düğünler bunun için değil midir? Mutluluğunu sevdiklerinle paylaşmak. İşinde ya da okulunda başarılı olduğunda bunu da sevdiklerinle kutlarsın. Mutluluğunu paylaşmak istersin. Çünkü mutluluklar paylaştıkça çoğalır.


Acılar üzüntüler de paylaştıkça hafifler. Derdini dostunla paylaşırsın. Cenazelerde üzüntüler paylaşılır ki hafiflesin.


Kısacası insan demek paylaşmak demektir. Dertlerini, tasalarını, mutluluklarını, gerektiğinde bir lokma ekmeğini paylaşmaktır insan olmak. Ve aslolan sevgidir, sınırsız gerçek sevgi.

Aldatmak ya da Aldatmamak
Cevapla