Hayatımın en büyük hatasını yaptığımı fark ediyorum şu sıralar. Geçmişte esip gürleyen, kimseyi tanımayan biriydim. Gün ve gün eridiğimi fark ediyorum. 7 yaşından 18 yaşına kadar acı ve üzüntüyle geçen bir çocukluğu yaşayıp, daha sonrasında çok hızlı bir karar verip mantık evliliği yaparak evimden ayrıldım.

Evimden ayrılma sebebim çağımızın ergen kızlarının sebebiyle aynı değildi. Gözlerimin önünde ki babamı, ölümünü unutmaktı. Eşim hiç bir zaman mecburiyetten onunla evlendiğimi bilmedi. Evliliğimde 4. yılım... 4 yıl boyunca şiddet üzüntü, keder, düşünceler benimle oldu. Şiddete katlanma sebebim ise çok saçma bir sebepten dolayıydı... Yenilmek ve inanların bunu konuşmasından korktuğum düşüncelerimdi... Şimdi ne yapacağımı hiç ama hiç bilmiyorum. En son 1 ay önce elini kaldırdı bana. İstanbul'a geldiği zaman neler değişeceğini hiç bilmiyorum.
Evliliğim mantık evliliği... Hiç düşünmediğim bir anda AŞK beni buldu... Aşık olduğum insan da beni sevdiğini dile getiriyor. Ama öyle bir durum ki bu... Ne yazık ki dürüst insanlar asla kendi karakterinden ödün vermezler. Bana yapılmasını istemediğim bir şeyi asla şu an ki eşime yapmam. Ama en acısı ne biliyor musunuz?
AŞK'a inanmazken sizinle böylesine oyun oynaması... Tutup yakanızdan onun kalbine kadar sizi koyması... Sevdiğiniz insanın sizin gözünüzün yaşına bile kıyamazken, eşinizin sizi hiç anlamamış olması. En acı olan bu.
Sizce hangisi seven? Yaşadığımız tartışmalar da mantıklı bir insan olarak konuşmaya çalıştığım ama konuşamayan eşim mi? Yoksa gözünüzden akan bir damla yaşa dahi kııyamayan, uzaktan her geçen gün acı çeken, ve başkasının yanınızda olduğunu bildiği halde sessiz kalan seven mi...
Bir şekilde bu sevgiyi bitiricem ama, nasıl biter bilmiyorum. Son zamanlar da kendime zarar vermekten korkuyorum... Aile'nin genetiğinde intihar etmek adet olmuş... Tüm bu yaşananlara rağmen pes etmemek için ayaklarım üzerinde duruyorum. Nereye kadar dayanacağımı, ne yapacağımı ve şu an ne için bunu yazdığımı hiç bilmiyorum... Sanırım en zor şey, bir bayanın bu kadar çaresiz ve sallantıda kalması...
Bir bayan olarak söyleyebileceğim tek şey, asla pişman olacağınız bir evlilik yapmayın! Belki kendi ayakları üzerinde durmayı bilen bayanlar için daha kolay olacaktır ama kendi karakterini önemseyen bayanlar, asla geri dönemeyecektir. Bu çok zor ve yorucu bir karar. Çok zor...
Bu yüzden evlenirken bir değil bir çok kez düşünmenizden yanayım... Altını çizerek söylüyorum, (bay, bayan) değişebiliyor... Bir arkadaş, bir dost, bir kardeş olarak tavsiyem budur... Ben yaşadım siz yaşamayın...
Okuyanlara teşekkürler,
Gönlünüzce olsun her şey.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar